asla ile cümle

asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu tekrar yaparken asla seni yakalamama izin verme.Don't ever let me catch you doing this again.
Onu tekrar yaparken asla seni yakalamama izin verdi.Don't ever let me catch you doing that again.
Biraz sabun ve su asla hiç kimseyi öldürmedi.A little soap and water never killed anybody.
Tom savaşın dehşetini asla unutamadı.Tom could never forget the horror of the war.
Hayır, onu asla söylemedim.No, I never said that.
Dan asla ölmeyecek.Dan will never die.
Dan asla pes etmez.Dan will never quit.
Daha önce asla bir tane görmedin, değil mi?You've never seen one before, have you?
Tom dün bir aslan gördüğünü söyledi.Tom said he saw a lion yesterday.
Biz Tom'u otuz dakika kütüphanede bekledik ama o asla gelmedi.We waited for Tom at the library for thirty minutes, but he never showed up.
Bunu asla yapamayacağımızı düşünmeye başlıyorum.I'm starting to think we'll never be able to do this.
Tom'un yazdığı kitap asla yayınlanmadı.The book Tom wrote was never published.
Tom ve ben asla birbirimizi gerçekten çok sevmiyorduk.Tom and I never really liked each other much.
Tom asla beni gerçekten çok sevmiyordu.Tom never really liked me much.
Bu anı asla unutmayacağım.I'll never forget this moment.
Önce Tom'a sormadan asla bir şey yapmam.I never do anything without asking Tom first.
Annem beni asla sarhoş görmedi.My mother has never seen me drunk.
Bir sarhoşla asla tartışma.Never argue with a drunk.
Tom Mary'nin yapacağını söylediği şeyi asla yapmayacağını biliyordu.Tom knew that Mary would never do what she said she'd do.
Asla seni yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone.
Onu asla geri yapma.Don't do that ever again.
Dan asla bu okulu bırakmayacak.Dan will never leave this school.
Tom asla hız limitinin üzerinde sürmez.Tom never drives above the speed limit.
Tom'la asla Fransızca konuşmadım.I've never spoken with Tom in French.
Onları asla kullanmayacağız.We will never use those.
Bunu sana asla vermeyeceğim.I'll never give this to you.
Mary, muhtemelen asla bir yerde yerleşip kalmayacak uslanmaz bir seyyahın çocuğudur.Mary is the kind of inveterate traveller who will probably never settle down in one place.
Asla bir kadın oyuncu olmayacaksın.You'll never be an actress.
Tom özür dilemek için Mary'yi asla aramadı.Tom never called Mary to apologize.
Tom asla para konusunda endişe etmek zorunda kalmayacak.Tom will never have to worry about money.
Onlar asla yalnız değildi.They were never alone.
O bana baba olduğumu asla söylemedi.She never told me that I was the father.
Burada eski bir gerçeğin teyidini görüyoruz: savaş asla faydalı değildir.Here we see confirmation of an old truth: war is never useful.
Tom asla Mary'yi dinlemeyecek.Tom will never listen to Mary.
Bütün gün bekledim fakat Tom asla gelmedi.I waited all day, but Tom never showed up.
Tom asla domuz yemez.Tom never eats pork.
Öğle yemeğinden önce asla bira içmem.I never drink beer before lunch.
Geleceğin ne getireceğini asla bilmezsin.You never know what the future will bring.
Asla sörf yapmıyordum.I've never been surfing.
Bütün gün bekledim ama Tom asla gelmedi.I waited all day, but Tom never came.
Beni öpmenize asla izin vermezdim.I'd never let you kiss me.
Tom onun tüfeğine asla dokunmamamı söyledi.Tom told me never to touch his rifle.
Tom asla değişmeyecek.Tom will never change.
Benden asla bir Sherlock Holmes yapmayacaksın.You'll never make a Sherlock Holmes out of me.
Asla diğer bir Sherlock Holmes olmayacağım.I'll never be another Sherlock Holmes.
Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.His long and untidy hair was similar to a lion's mane.
Ne zaman olacağını asla bilmiyorsun.You never know when it's going to happen.
Aslanlar Afrika'da yaşar.Lions dwell in Africa.
Asla yalnız yürümeyeceksin.You'll never walk alone.
Bir defa başlayınca, asla durmayacaksın.Once you start, you will never stop.
Ben asla hiç kimseye ödünç kitap ya da CD vermem.I never lend books or CDs to anyone.
Ben her zaman sekizden önce uyanırım ama asla hemen kalkmam.I always wake up before eight o'clock, but I never get up immediately.
Bir daha asla gerçeği bilmeyeceğim.I will never ever know the truth.
Hayatını değiştirmek için asla geç değil.It's never too late to change your life.
Tom'u üç saat bekledim ama o asla ortaya çıkmadı.I waited for Tom for three hours, but he never showed up.
Tom'u üç saat bekledim ama o asla gelmedi.I waited for Tom for three hours, but he never came.
Bunu benim için yaparsan, asla başka bir şey yapmanı istemeyeceğim.If you do this for me, I'll never ask you to do anything else.
Bir şeyin değerini onu kaybedinceye kadar asla fark etmezsin.You never realize the value of something till you lose it.
Bir beyefendi öyle bir şeyi asla yapmazdı.A gentleman would never do something like that.
Seni asla affetmeyeceğim, Tom.I'll never forgive you, Tom.

İlgili Sayfalar