asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Böyle bir şeyi asla söylemezdim.I would never say such a thing.
Kaplanlar cangılda, aslanlar savanada yaşar.Tigers live in the jungle, lions in the savanna.
Asla gerçek aşkı bulamayacağım.I'll never find true love.
Aslan et yiyor.The lion is eating meat.
Benim kedi evi terk etti ve asla geri dönmedi.My cat left the house and never returned.
Asla geriye bakma.Never look back.
Ben asla seni aramadım.I never looked for you.
O asla bana yardım etmez.He never helps me out.
Bir daha asla ders sırasında konuşmayacağım.I'll never talk during class again.
Aslan ve kaplanlara büyük kediler denir.Lions and tigers are called big cats.
Ben istesem bile orada ne olduğunu asla açıklayamadım.Even if I wanted to, I could never explain what happened in there.
O asla sözünden dönmez.He never breaks promises.
Aslan kükrediğinde, zebralar titrer.When the lion roars, the zebras tremble.
O asla gizli arzularından kimseye bahsetmedi.She never told anyone about her secret longings.
Ben onu asla istemedim.I never asked for it.
Onu bir arabada asla yapmadım.I've never done that in a car.
Gitarım bana asla ihanet etmez.My guitar will never betray me.
Gerçek bir kalpten asla şüphe edilmemeli.A true heart should never be doubted.
Acele etmezsen, asla köye ulaşmazsın.If you don't hurry up, you'll never get to the village.
Asla bir şeyi ücretsiz çevirmeyeceğim.I will never translate something for free.
Kaderi idare etmek isteyen asla barış bulamaz.He who seeks to control fate shall never find peace.
Sen asla böyle bir şey yapmazsın.You would never do such a thing.
İlk deneyimimi asla unutmayacağım.I'll never forget my first experience.
Öğretmen öğrencilerin hatalarıyla asla alay etmedi.The teacher has never made fun of the students' mistakes.
Açık saçık fıkralar bilirim ama asla onları anlatmam.I know dirty jokes, but I never tell them.
Asla açık saçık fıkralar dinlemem.I never listen to dirty jokes.
Aslan gürlüyor.The lion is roaring.
Aslan kükrüyor.The lion is roaring.
Ben bir aslan gibi kükrüyorum.I am roaring like a lion.
Asla yeniden aşık olmayacağız.We will never fall in love again.
Seni asla affetmeyeceğim.I will never forgive you.
Asla ona 'Yanıtlayamam' deme.Never tell him 'I can't answer'.
Cevabı bilmediğimi asla ona söyleme.Never tell him 'I don't know the answer'.
Bunu bir daha asla yapmamalıyız.We must never do this again.
Tom asla bir ödül almadı.Tom never got an award.
Ben bir aslan gibi kükreyemem. Ben bir çakalım.I cannot roar like a lion. I'm a jackal.
Ona gerçeği söylersem beni asla affetmez.If I tell her the truth, she will never forgive me.
Gelecek nesil ırkçılığı asla bilmeyecek.The next generation will never know racism.
İlk hafıza kaybını asla unutmayız.We never forget the first amnesia.
Hiç aslan öldürdün mü?Have you ever killed a lion?
Ama Berberi asla ölmeyecek.But Berber will never die.
İyi eylemler asla boşuna değildirler.Good actions are never in vain.
Ben asla bir hediye kabul etmedim.I have never accepted a gift.
Silahımla bir ayıya asla nişan almadım.I have never aimed at a bear with my rifle.
Ben asla evliliği kastetmedim.I have never alluded to marriage.
Asla hiçbir şeyden şüphelenmedim.I never suspected anything.
Hiçbir şeyden asla kuşkulanmadım.I never suspected anything.
Yatmaya giderken kapıyı kilitlemeyi asla unutma.Never forget to lock up when you go to bed.
Kitle iletişim araçlarına asla inanma.Never believe the mass media.
Kitlesel medyaya asla inanma.Never believe the mass media.
Kitle iletişim araçlarına asla güvenme.Never trust the mass media.
Almanya'yı asla unutmayacağım.I will never forget Germany.
Kadınların asla anlamayacağı şeyler vardır.There are things that women will never understand...
Aileleri ile ilgili asla bir şey söylemiyorlar.They never say anything about their family.
Mary'ye asla mektup yazmayacağım.I will never write a letter to Mary.
Bunu asla unutmayacağım.I will never forget this.
Ben çayı asla sütle içmem.I never drink tea with milk.
Erkekler asla ağlamaz.Men never cry.
Onunla asla tekrar konuştum.I never talked to him again.
Tom asla çiğ at eti yemedi.Tom has never eaten raw horse meat.