asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Birlikte geçirdiğimiz zamanı asla unutmayacağım.I'll never forget the time we spent together.
Asla içki içmem.I never drink.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü ona asla ulaşamazsın.No matter how fast you walk, you won't be able to catch up with him.
Benim Playstation'ımı asla atmam.I will never throw away my Playstation.
Asla daha iyi olmadım.I've never been better.
Bu bir aslandır.This is a lion.
Asla bilmezsin.You never know.
Asla sürekli bir işim olmadı.I never had a steady job.
Bir aslan güçlüdür.A lion is strong.
Bir öğretmen olmayı planladım ama asla olmadım.I planned to become a teacher, but I never did.
Ona merhaba dediğimde asla yanıtlamaz; yalnızca başını eğer.When I say hello to him, he never replies; he only inclines his head.
Asla bir arabam olmadı.I never had a car.
Ben asla bir eşofman giymem.I'd never wear a shell suit.
Ona yardım ettiğim için asla pişman olmadım.I never regretted having helped him.
Böyle çocukça bir soru asla sormazdım.I'd never ask such a childish question.
Biz gerçek arkadaşlarımızı asla unutmayız.We never forget our true friends.
Seni asla unutmayacağız.We will never forget about you.
Sanırım o asla geri gelmeyecek.I think he will never come back.
Ona güvenebilirsin. Sana asla ihanet etmeyecektir.You can trust him. He'll never betray you.
Ne olacağını asla bilemezsiniz.You never know what'll happen.
Tom hatalı olduğunu bildiği zaman bile hatalı olduğunu asla kabul etmez.Tom never admits he's wrong even when he knows he is.
Yarı yolda asla taktik değiştirme.Don't change horses in midstream.
Amcam 1983 yılında Meksika'ya gitti ve asla geri dönmedi.My uncle went to Mexico in 1983 and never came back.
Onlar asla ülkelerine geri dönmediler.They never returned to their country.
Aslanlar kurtlardan daha güçlüdür.Lions are stronger than wolves.
Hatta yabancı topraklara asla ayak basmadı.He has never even set foot on foreign soil.
Görüntüyü asla unutmayacağım.I'll never forget the sight.
Onu orada göreceğimi asla düşünmedim.I never thought I'd see her there.
Seni burada görmeyi asla beklemiyordum.I never expected to see you here.
Onu asla tekrar görmedim.I never saw him again.
Bilge sözler asla konuşulmadı.Wiser words were never spoken.
Bay Yoshida sözünden asla dönmez.Mr. Yoshida never breaks his promise.
O asla olmadı.It never happened.
Bu asla olmadı.This never happened.
Tom daha önce bu tür bir şey asla yapmadı.Tom had never done that kind of thing before.
Alkol - bir daha asla!Alcohol - never again!
Arkadaşı onu asla terk etmeyeceğine dair söz verdi.His friend promised never to abandon him.
Pazartesileri asla aynı olmayacak.Mondays will never be the same again.
Kedinize asla köpek maması yedirmeyin.Never feed dog food to your cat.
Yabancılarla asla konuşma.Never talk to strangers.
İnan bana, asla yanlış bir şey yapmadım.Believe me, I never did anything wrong.
ABD asla Hitler'e savaş ilan etmedi. O başka bir yoldu.The USA never declared war on Hitler. It was the other way.
O asla var olmadı.It never existed.
O asla onu tartışmaz.She never discusses that.
Ben asla konuşmaktan yorulmam.I never get tired of talking.
Tom randevuyu asla unutmayacak.Tom will never forget the date.
Onun bencilliği asla tatmin olmaz.His selfishness is never satisfied.
Bu asla bana olmaz.It never happens to me.
Bana asla saygısızlık etmedi.She was never disrespectful to me.
Gençlik kaçar ve asla geri dönmez.Youth runs away and never comes back.
Sen ne olacağını asla bilmiyorsun.You never know what's going to happen.
Tom onu bir daha asla görmedi.Tom never saw him again.
Tom onu asla tekrar görmedi.Tom never saw her again.
Asla birinin duygularını incitme.Never hurt someone's feelings.
Bir daha asla onun hakkında konuşmayalım.Let us never speak of it again.
Bazı yaralar asla iyileşmez.Some wounds time never heals.
Restoranda buluşmamız gerekiyordu ama o asla gelmedi.We were supposed to meet at the restaurant, but Tom never showed up.
Tom asla geri gelmeyebileceğini söyledi.Tom said that he might never come back.
Seni bir daha asla görmek istemiyorum.I don't want to see you again.
Oraya asla dönmemeye yeltendi.She dared to never go back there.