aslında ile cümle

aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom aslında neredeyse otuz.Tom is actually almost thirty.
Biz aslında daha önce tanıştık.We've actually met before.
Biz aslında hiç tanışmadık.We never actually met.
Aslında, bir değil iki tane hata yaptın.Actually, you didn't make one, but two mistakes.
Tom'un aslında parayı nereye sakladığına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea where Tom actually hid the money.
Bu aslında bana oldu.This actually happened to me.
Aslında kendi başıma olmayı tercih ederim.I basically prefer being by myself.
Aslında bir pınar vardı, ama kurumuştu.There was a spring indeed, but it was dry.
Aslında, bu bir hata.In fact, it's a mistake.
O aslında oldukça üzgün.That's actually pretty sad.
Ben aslında hiç senin tarafında değildim.I never really was on your side.
Hayır, anne babam aslında Minas ve Sao Paulo'da oturuyorlar.No, my parents are actually residing in Minas and Sao Paulo.
Aslında, hiç kimseyi görmedim.Actually, I've never seen one.
Benim ahşap yatağım aslında oldukça ağır.My wooden bed is actually quite heavy.
Aslında yapmak çok kolay.It's actually very easy to do.
O aslında bir efsane, değil mi?He really is a legend, isn't he?
Tom Mary'den daha genç görünse bile, o aslında oldukça daha yaşlı.Even though Tom looks younger than Mary, he's actually quite a bit older.
O aslında her şeyi bilirse ne olur?What if she actually knew everything?
Peki ya aslında onun başka bir seçeneği yoksa?What if she actually had no other choice?
Aslında beni tehdit etmiyorsun, değil mi?You're not actually threatening me, are you?
Tom aslında yaptığını söylediği şeyi yapmadı.Tom actually didn't do what he said he did.
Tom aslında kazayı görmedi.Tom actually didn't see the accident.
Tom aslında geleceği tahmin edebileceğine inanıyordu.Tom believed he could actually predict the future.
Tom aslında ne olduğunu görmedi.Tom didn't actually see what happened.
Tom aslında göründüğünden daha gençtir.Tom is really younger than he looks.
Tom'un açıkladığı durum aslında Boston'da bir kez oldu.The situation Tom described actually happened once in Boston.
Çoğu kişi düşünmektense ölmeyi tercih eder; aslında, onlar böyle yaparlar.Most people would rather die than think; in fact, they do so.
Aslında eski erkek arkadaşımla geri döndüm.As a matter of fact, I've gotten back with my old boyfriend.
Cevap aslında oldukça basit.The answer is actually quite simple.
Tom aslında gitmek istemiyor.Tom doesn't really want to go.
Aslında, ben bir şey önermiyorum.Actually, I'm not suggesting anything.
Biz aslında ne olduğunu asla bilemeyiz.We may never know what really happened.
Sence aslında ne oldu?What do you think really happened?
O aslında olmadı. Onu sadece ben uydurdum.That didn't really happen. I just made it up.
Bunun aslında meydana geldiğini nasıl kanıtlayabiliriz?How can we prove it actually happened?
Tom aslında soruya cevap vermedi.Tom didn't actually answer the question.
Sen aslında başka bir kızla çıkmamı önermiyorsun, değil mi?You're not actually suggesting that I go out with another girl, are you?
Aslında biz Boston'a gidiyoruz.We're actually on our way to Boston.
Aslında, bunu almıyorum.Actually, I'm not buying it.
Aslında bir tane almak istiyorum.Actually, I'd like to buy one.
Aslında bu planlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum.Actually, I know nothing about these plans.
Aslında canım konuşmak istiyor.Actually, I feel like talking.
Tom aslında kendisi hakkında konuşuyor.Tom is actually talking about himself.
Aslında, ben bu konuda zaten Tom'la konuşmuştum.Actually, I talked with Tom about this already.
Aslında, Tom ve ben bunu zaten yaptık.Actually, Tom and I have already done that.
Aslında henüz Tom'a söylemedim.I haven't actually told Tom yet.
Aslında, Tom bana öldüğünü söyledi.In fact, Tom told me you were dead.
Aslında, Tom bana beni sevmediğini söyledi.In fact, Tom told me you didn't like me.
Aslında, Tom bana onun evine tekrar asla geri gelmememi söyledi.In fact, Tom told me never to come back to his house again.
Aslında bunun harika bir fikir olduğunu düşünüyorum.I actually think it's a great idea.
Ben aslında bunun çok iyi bir düşünce olduğunu düşünüyorum.I actually think it is a very good idea.
Ya iyi adamlar aslında kötü adamlar olsaydılar?What if the good guys were really the bad guys?
Aslında Tom'a ihtiyacımız yok.We don't really need Tom.
Aslında, ufak bir şikayetim var.Actually, I do have one small complaint.
Bu aslında bu kadar büyük bir anlaşma değil.It's actually not that big a deal.
"Kaç tane kız arkadaşın var, Tom? Kaç tane?" "Aslında, 4 tane." "Neee?""How many girlfriends do you have, Tom? How many?" "Actually, I have 4." "Whaat?"
Aslında ne olduğunu bana anlat.Tell me what really happened.
"Ne demek istediğimi biliyor musun." "Aslında, Tom, bilmiyorum.""You know what I mean." "Actually, Tom, I don't."
Aslında onun Tom olduğunu sanmıyorum.In fact, I don't think that was Tom.
Aslında ben şu anda işsizim.Actually, I'm currently unemployed.
İlgili Sayfalar