aslında ile cümle
aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Aslında, onlar bize ödemek istiyorlar.Actually, they want to pay us.
Aslında onu istemiyorsun, değil mi?You don't really want that, do you?
Aslında , herhangi bir şey bilmek istemiyorum.In fact, I don't want to know anything.
Aslında, sana bir şey sormak istedim.Actually, I did want to ask you one thing.
Aslında sana bir şey sormak istemedim.Actually, I didn't want to ask you anything.
Aslında onu yapmak istemiyordun, değil mi?You didn't actually want to do that, did you?
Aslında, Tom, Biraz meşgulüm.Actually, Tom, I'm a little busy.
Öğretmenlik yapıyor ama aslında bir vampir.He works as a teacher, but actually he's a vampire.
Aslında, okumak için Yeni Zelanda'ya gidiyorum.Actually, I'm going to New Zealand to study.
Aslında ben Boston'da doğdum.In fact, I was born in Boston.
Aslında onunla yatmadım.I haven't actually slept with him.
Aslında onlar bizden daha zenginler.Actually they're richer than us.
Aslında hiç yalnız kalmadım.I've never actually been alone.
Sen aslında erken geldin.You're actually early.
Ben aslında Çinliyim.I'm originally from China.
Aslında birinin tam bu sabah bu ifadeyi kullandığını duydum.I actually heard someone use this expression just this morning.
O burada çalışır ama aslında bürosu ikinci katta.She works here, but her office is actually on the second floor.
Aslında o hikayeye inanmıyor musun?You don't actually believe that story?
Aslında o ikna edildi.As a matter of fact, he was convinced.
Aslında şu anda bırakmak gibi bir niyetim yok.Actually, I have no intention of quitting right now.
Aslında bilmiyorum.I actually don't know.
Aslında, Tom'un sigortası yok.Actually, Tom doesn't have insurance.
Sen aslında hiçbir şey görmedin, değil mi?You didn't actually see anything, did you?
Aslında koşmak zorundayım.I actually have to run.
Aslında bankada o kadar param olduğuna inanamıyorum.I can't believe I actually have that much money in the bank.
Aslında bunu yaptığım için hapishaneye gidebilirim.I could actually go to jail for doing this.
Aslında bir bacak kırabilirdim.I could actually have broken a leg.
Aslında benzer bir durum yaşadım.I've actually been through a similar situation.
Henüz bir ev yapmak için aslında karar vermedim.I haven't actually decided to build a house yet.
Aslında onu Tom'la tartıştım.I've actually discussed that with Tom.
Ben aslında bunu duydum.I've actually heard of this.
Aslında henüz ona bakmadım.I haven't actually looked at it yet.
Aslında Tom'la henüz görüşmedim.I haven't actually met Tom yet.
Aslında henüz hayır demedim.I haven't actually said no yet.
Aslında onu hiç hatırlamıyorum.I don't actually remember that at all.
Aslında o gerçek.That’s actually the truth.
Ben onun aslında öyle olmadığını bilirim.I know that's not how it really is.
Aslında Tom'u hiç görmedim.I never actually saw Tom.
Aslında hiç Fransızca eğitimi almadım.I never actually studied French.
Aslında, kahveyi sevmem.Actually, I don't like coffee.
Aslında ben de gitmek istiyorum.Honestly, I would also like to go.
Aslında, o buna hiç inanmadı.Originally, he didn't believe it at all.
O aslında Savaş ve Barış'ı hiç okumadı.I've never actually read War and Peace.
Aslında şimdi ne yapıyor olmam gerektiğinden emin değilim.I'm actually not sure what I should be doing now.
Aslında başka iş için buradayım.I'm actually here on other business.
Ben senin aslında onu yapabileceğini düşündüm.I thought you might actually do it.
Aslında Tom'un onu yapabileceğini düşündüm.I thought Tom might actually do it.
Aslında onu yapmayacağız.We won't actually be doing that.
Ben aslında bir toplantıya geç kaldım.I'm actually late for a meeting.
Tom aslında onu yapmazdı.Tom wouldn't actually do that.
Aslında Tom'u arıyorum.I'm actually looking for Tom.
Sanki aslında bu kitabı sen yazdın!As if you actually wrote this book!
Sanıyorum aslında düşündüğümden çok daha fazlasına ihtiyacımız var.I think we need a lot more than I originally thought.
Tom aslında Mary için kapıyı açık tuttu.Tom actually held the door open for Mary.
Onlar aslında kimler?Who are they really?
O aslında o kadar büyük bir sorun değil.It's actually not that big a problem.
Aslında o yer buradan uzakta gibi görünüyor.Indeed, that place does appear to be far from here.
Aslında, onu bilmiyordum.Actually, I didn't know that.
Aslında oraya gitmeyeceğiz, değil mi?We're not actually going to go there, are we?
Tom aslında çok özel.Tom is actually very particular.