Askerlerden çoğu eşlerine veda öpücüğü verdi.Many of the soldiers kissed their spouses goodbye.
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom, köpeği aç askerler tarafından yenilmekten kurtardı.Tom rescued the dog from being eaten by the hungry soldiers.
Askerlerimizin boşuna öldüğünü nasıl söyleyebilirsin?How can you say that our soldiers died in vain?
Tom askere yazılmaya karar verdi.Tom decided to enlist in the army.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Köprü askerler tarafından yapılmıştı.The bridge was to be built by the soldiers.
Türkiye'de zorunlu askerlik vardır.Compulsory military service exists in Turkey.
Bin iki yüz elli altı tane asker Alamut kalesini yıktı.One thousand two hundred and fifty-six soldiers destroyed the fortress of Alamut.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
O askerdeyken, sıkı ordu kurallarına uydu.When he was in the military, he conformed to the strict army rules.
Askerlik görevimi Ankara'da yaptım.I had my military service in Ankara.
Karargahta birkaç gönüllü asker var.There are few volunteers here at the headquarters.
O askerliğe uygun, bu yüzden o orduya katılacak.He's able-bodied, so he's gonna join the army.
Askeri polis onun için geldi.The military police came for him.
Onların güçlü bir askeri cephanelikleri var.They have a powerful military arsenal.
Askerler öldü.The soldiers are dead.
Onların yarısından daha az sağ kalanı ile beş yüz asker şehre gönderildi.Five hundred soldiers were sent to the city, with less than half of them surviving.
Beş yüz asker kente gönderildi ve onların yarısından daha azı hayatta kaldı.Five hundred soldiers were sent to the city, and less than half of them survived.
Tom bir asker kaçağı.Tom is a draft dodger.
O, cesur bir askerdi.He was a brave soldier.
Onlar savaşta ölenleri askeri geleneğe uygun olarak gömdüler.They buried those who had died in battle according to military tradition.
Askerliğimi Ankara'da yaptım.I did my military service in Ankara.
Ben bir asker değilim.I'm not a soldier.
"Bunlar kimin askerleri?" "Onlar Büyük İskender'in.""Whose soldiers are these?" "They are Alaxander the Great's."
Onların işi askerler için yemek pişirmek.Their job is to cook for the soldiers.
Askerde iken karınıza yazdnız mı?Did you write to your wife when you were in the army?
Özel kuvvetlerden çok az asker evlenirler.Very few soldiers of the special forces get married.
Özel kuvvetlerdeki askerlerin işkence için eğitildiği doğru mu?Is it true that special forces soldiers are trained to torture?
Elit askerler en özel kuvvetlerden daha fazla eğitilir.Elite soldiers are trained even harder than most special forces.
Elit askerler hemen hemen her zaman özel güçler arasından seçilir.Elite soldiers are almost always selected among the special forces.
Seçkin askerler gizli yerlerde eğitilebilir.Elite soldiers might be trained in secret locations.
O bir paraşütçü asker miydi?Was he a paratrooper?
Bizim, canavarlara değil, askerlere ihtiyacımız var.We need soldiers, not monsters.
Gerçekten bir asker olmak ister misin?Do you really want to be a soldier?
Biz asker değiliz.We're not soldiers.
Asker "umarım Noel için yurda döneceğiz", dedi."I hope we'll be home for Christmas", said the soldier.
Oğlan oyuncak askerleri ile oynuyor.The boy is playing with his toy soldiers.
Askeri tarih okudu.He studied military history.
Tom askere kaydoldu.Tom enlisted.
"O kim?" "Savaşacak bir asker.""Who is he?" "A soldier that will fight."
O adam bir asker.That man is a soldier.
Sezar askerleri teşvik etti ve onları savaşmaya adamıştı.Caesar encouraged the soldiers and committed them to battle.
Onlar askerdiler.They were soldiers.
Onlar askerler değil.They're not soldiers.
Asker koştu.The soldier ran.
Askerler güldü.The soldiers laughed.
Askerler sabahleyin atış talimi yaptı.The soldiers had target practice in the morning.
Askerler yakında kampa geri dönecek.The soldiers will soon return to camp.
Burası askeri bir kulüp.It's a military club.
Askerler ateş etti.The soldiers fired.
Askerler iki sıra halinde yürüyorlardı.The soldiers were marching two abreast.
Tom bir asker.Tom is a soldier.
Savaş çok popüler değildi, bu yüzden yeni askerlerin alımı zor oldu.The war was very unpopular, so recruitment of new soldiers became difficult.
Askerler topuklarını birlikte tıkırdattı.The soldiers clicked their heels together.
General Andrews düşman askerlerini savmak için daha fazla takviye gönderdi.General Andrews sent for more reinforcements to stave off the enemy troops.
Askerler üslerine geri gönderildi.The soldiers were sent back to their base.
Marika'yı tanıdıktan önce mi yoksa sonra mı askere gittin ?Did you meet Marika before or after you went to the army?
İkinci Dünya Savaşı'nda kaç asker öldü?How many soldiers died in World War Two?