Askerler tehlikeye alışıktırlar.Soldiers are used to danger.
Askerlere asla teslim olmamaları söylendi.The soldiers were told never to surrender.
Askerler ülkeleri için ölmeye hazırdı.The soldiers were ready to die for their country.
Askerler pozisyonlarından geri çekildiler.The soldiers retreated from their positions.
Askerler savaşa hazır.The soldiers are ready for battle.
Askerler şafaktan önce tepenin eteklerine geldi.The soldiers got to the foot of the hill before dawn.
Bir asker sık sık tehlikeyle yüzleşmek zorundadır.A soldier often has to confront danger.
Asker silahını adama doğrulttu.The soldier aimed his gun at the man.
Bütün askerler cesurdu.All the soldiers were gallant.
Asker acı ile inledi.The soldier groaned with pain.
Asker sipere sığındı.The soldier took shelter in the foxhole.
Asker kendi hayatı pahasına arkadaşını kurtardı.The soldier saved his friend at the cost of his own life.
Askerlere bir saldırı yapması emredildi.The soldiers were ordered to make an attack.
Askerler şehre doğru ilerledi.The soldiers advanced toward the town.
Askerler onların emirlerini uygulamak zorundadır.Soldiers must carry out their orders.
Askerler ölümden kıl payı kurtuldular.The soldiers narrowly escaped death.
Askerler alarmdaydılar.The soldiers were on the alert.
Askerler savaşma cesaretini yitirdi.The soldiers lost the courage to fight.
Askerler bir barış anıtı diktiler.The soldiers have erected a peace monument.
Askerler köprüyü koruyorlardı.The soldiers were guarding the bridge.
Askermiş gibi davranalım.Let's pretend that we're soldiers.
O, 5,000 askeri olan büyük bir güç.That is a large force with 5,000 soldiers.
Savaşlar gelir ve gider, ancak askerler baki kalırlar.Wars come and go, but soldiers stay eternal.
Yaşlı bir askeri adamda bir görüş değişikliği neredeyse bilinmiyor.A change of opinions is almost unknown in an elderly military man.
Napolyon, askerlerini Rusya'ya yönlendirdi.Napoleon guided his troops to Russia.
Birçok asker savaşta kötü yaralardan acı çekti.Many soldiers suffered terrible wounds in the battle.
Diplomatik ve askeri stratejimiz açıkça çelişki içindeydi.Our diplomacy and our military strategy were clearly in contradiction.
Geri dönen askerler savaştaki cesaretleri nedeniyle övüldüler.The returning soldiers were commended for their bravery in battle.
Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.Myanmar is ruled by a military dictatorship.
Yarın askerler gönderiliyor.The soldiers are shipping off tomorrow.
O, görevden kaçtığı için askeri mahkemede yargılandı.He was court-martialed for dereliction of duty.
Askerler saldırısına başladı.The soldiers started their attack.
Asker uzaklaşıyor.The soldier is going away.
Askerler kamufle üniformalarla yürüdüler.The soldiers march in camouflaged uniforms.
Askerler komutanlarına itaat etmeliler.Soldiers must obey their commanders.
Askerler binayı işgal etti.The soldiers occupied the building.
Saldırıda birkaç asker yaralandı.Several soldiers were injured in the offensive.
Asker ayrılmak için resmi izin aldı.The soldier received official permission to leave.
Askerler emirleri izlemeliler.Soldiers must follow orders.
Askeri sırları ülkenin düşmanlarına satmak vatan hainliğidir.It is an act of treason to sell military secrets to your country's enemies.
Askerler askeri bir araçta devriye giderler.Soldiers go on patrol in a military vehicle.
Askerler silahları kullanmak için eğitilirler.Soldiers are trained to use weapons.
Yaralı asker acı içinde kıvranıyordu.The wounded soldier writhed in pain.
Bu makale hem askeri harcamaları azaltmanın sakıncalarını hem de faydalarını analiz eder.This article analyzes both the benefits and the drawbacks of reducing military spending.
Onlar askere alınmayı reddettiler.They refused to be drafted.
Onlar onları tutuklamak için gönderilen askerlere saldırdılar.They attacked soldiers who were sent to arrest them.
Büyük bir askeri lider olmak istiyordu.He wanted to be a great military leader.
İç savaşın askeri kahramanıydı.He was the military hero of the Civil War.
Bazen askerlerle konuşurdu.He would sometimes talk with the soldiers.
O, askeri gücün gerekli olmayacağını söyledi.He said military force would not be needed.
Aralık 1989'da, askerleri Panama'ya gönderdi.In December 1989, he sent troops to Panama.
Asker talebi reddedemediğine karar verdi.The soldier decided he could not refuse the request.
İngiliz askerleri dinlendi.The British soldiers rested.
İngiliz askerleri iki hafta boyunca beklediler.For two weeks, the British soldiers waited.
Boston halkı, Britanyalı askerlerden nefret ediyorlardı.The people of Boston hated the British soldiers.
Beş yüz İngiliz askeri esir edildi.Five hundred British soldiers had been captured.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere saldırdı.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere hücum etti.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
İngilizlerin New York'un Hudson Nehri boyunca askeri üsleri vardı.The British had military bases along New York's Hudson River.
Yeni askerler kısa sürede savaşta kaybedenlerin yerini alacaklardı.New soldiers would soon take the place of those lost in battle.