askın ile cümle
askın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.כי אף הנכבד איננו נחשב לכבוד לעמת הכבוד הנעלה הזה׃
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.فان الممجد ايضا لم يمجد من هذا القبيل لسبب المجد الفائق.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.那 從 前 有 榮 光 的 、 因 這 極 大 的 榮 光 、 就 算 不 得 有 榮 光 了
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.那 從前 有 榮光 的 、 因這極 大 的 榮光 、 就算 不得有 榮光了
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı amaDetektiv willen Ich bin nicht sauer nach unten und aus meiner Blackjack, aber Kredit werde die Farm haben
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama탐정 술 난 안 미친다 아래로 내 블랙 잭 아웃하지만
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakDemi detektif Aku tidak marah turun dan keluar blackjack saya tapi kredit akan memiliki peternakan
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakDetektív saké Nie som blázon smerom dole a von môjho blackjack, ale úver bude mať farmu
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakDetektiv sake Nisem jezna navzdol in od mojega blackjack, ampak
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakla souci de détective, je ne suis pas fou vers le bas et mon blackjack, mais crédit va avoir la ferme
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakle, és az én blackjack, de hitel megy, hogy a gazdaság
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakДетектив заради я не божевільний вниз і мій блекджек, але кредитних доведеться ферми
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı ama Kredi çiftliği olacakХай Naa заедно с училището искания училище Елизабет работа и след това ъ-ъ ...
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı amaluotto menossa maatilan lincoln Nebraska
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı amaПринтеры но
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı amaלמען בלש שאני לא משוגע למטה והחוצה בלאק ג'ק שלי, אבל
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı amaأجل المخبر أنا لست مجنونا السقوط والخروج بلدي ولكن لعبة ورق
Dedektif aşkına ben deli değilim aşağı ve benim blackjack dışarı amaダウンしてからの私のブラックジャックが、 農場を持っているつもりクレジット
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.El dijo, "El buen amor vive en estado de necesidad".
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.El spunea "Zeul iubirii traieste intr-o stare de necesitate.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Er sagte: "Der Gott der Liebe lebt in einem Zustand der Bedürftigkeit.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Ezt mondta: "A szerelem istene a szükség állapotában lakik.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Han sade, "Kärleksguden lever i ett tillstånd av behov.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Hij zei: "De god van liefde leeft in een toestand van behoefte.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Ia bilang, "Dewa cinta hidup dalam kondisi membutuhkan.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Il a dit "Le dieu de l'amour vit dans un état de besoin.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."Il dio dell'amore vive in uno stato di bisogno.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."사랑의 신은 항상 무언가에 목말라하고 있습니다.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."O deus do amor vive num estado de necessidade."
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Ông nói "Các bậc thần thánh của tình yêu sống trong trạng thái của sự cần thiết.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Platon je rekel, bog ljubezni živi v stanju potrebe.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Powiedział "bożek miłości żyje w potrzebie.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Řekl, "Bůh lásky žije ve stavu potřeby.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Είπε: "Ο Θεός του έρωτα ζει σε κατάσταση ανάγκης.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."Бог кохання завжди перебуває у стані гострої потреби."
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Он сказал: "Бог любви пребывает в состоянии острой нужды.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Той казва: "Богът на любовта живее в състояние на нужда."
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.הוא אמר: "אלוהי האהבה חי במצב של הזדקקות.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.قال : "إله الحب يعيش في حالة الحاجة.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.要求であり 本能的
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Eu sou tão azarado ser preso com um meninos só escola!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız! - Hocam... bize ilk aşkınızı anlatın.Ampak ta oseba ne ve, koliko sem ji všeč.
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Ich bin so unglücklich Feststeckens mit einem Jungen nur High School!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Jeg er så uheldig at blive stukket med en drenge kun high school!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Jestem tak nieszczęśliwy tkwić z chłopców tylko liceum!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Jsem tak nešťastný trčet s chlapci jen střední školu!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Olen niin onneton on jumissa kanssa poikien vain lukion!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Som tak nešťastný trčať s chlapcami len strednú školu!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Sunt atât de ghinionist fiind blocat cu câțiva băieți doar liceu!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Tớ thật xui xẻo vì vướng phải mấy thằng nhóc trong trường!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Vagyok annyira szerencsétlen, hogy megragadt a fiú csak a középiskolát!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Είμαι τόσο άτυχος να κολλήσει με τα αγόρια μόνο το γυμνάσιο!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!Я так не щастить застрягли з хлопчиками тільки середню школу!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!אני כל כך חסר מזל להיות תקוע עם נערי תיכון בלבד!
Derse devam edelim! - İlk aşkınız!أنا سيئ الحظ جدا بالإلتصاق مع أولاد الثانوية
[Diana bir yılı aşkın süredir bu heykel üzerinde çalışıyor.][Diana ha trabajado en la escultura por más de un año.]
[Diana bir yılı aşkın süredir bu heykel üzerinde çalışıyor.][Diana 는 일년간 이 조각상을 만들고 있다]
[Diana bir yılı aşkın süredir bu heykel üzerinde çalışıyor.][Diana travaille sur cette scuplture depuis un an.]
[Diana bir yılı aşkın süredir bu heykel üzerinde çalışıyor.][Η Νταϊάνα δουλεύει σε αυτό το γλυπτό για περισσότερο από ένα χρόνο.]
Diğer bir beyinsel sistem de aşk: Aşkın başlangıcındaki sevinç, saplantı.A második e három agyrendszer közül, a szerelem: a bimbózó szerelem emelkedettsége és rögeszméje.