askın ile cümle
askın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çabuk, Watsler. Tanrı aşkına, çabuk ol.- Побързай, Уаслър.
Çabuk, Watsler. Tanrı aşkına, çabuk ol.После ще те принудя да ме гръмнеш.
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyöde1991年1月18日 舞台は ロスから数キロしか離れていない
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyöde살인 사건이 일어났던 건 21년이 조금 넘었습니다. 1991년 1월 18일 이었습니다. 로스엔젤레스에서
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeDer Mord passierte vor etwas über 21 Jahren, am 18. Januar 1991, in einer kleinen
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeLe meurtre a eu lieu il y a un peu plus de 21 ans,
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeTato vražda se stala něco málo před 21 lety, 18. ledna 1991, v malé předměstské komunitě
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeZabójstwa dokonano ponad 21 lat temu, 18 stycznia 1991 roku, w podmiejskim osiedlu w podmiejskim osiedlu
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeЭто убийство произошло почти 21 год назад. 18 января 1991 года в маленьком спальном районе
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeהרצח התרחש לפני קצת יותר מ-21 שנה, ב-18 לינואר 1991, בקהילת פרברים קטנה בלינווד שבקליפורניה,
Cinayet 21 yılı aşkın bir süre önce gerçekleşmişti, 18 Ocak 1991'de, küçük bir banliyödeحدثت الجريمة قبل ٢١ عام، ١٨ يناير ١٩٩١، في
Cisimler 2000 yılı aşkın süredir kendiliğinden durma eğilimindeydiler.2000여년 동안, 물체들은 스스로 멈추었고
Cisimler 2000 yılı aşkın süredir kendiliğinden durma eğilimindeydiler.Das ist eine ganz andere Denkungsweise.
Cisimler 2000 yılı aşkın süredir kendiliğinden durma eğilimindeydiler.Po více než 2000 let mají tělesa sklon zastavit se sama a pokud se mají hýbat, musíte na ně působit silou.
Cisimler 2000 yılı aşkın süredir kendiliğinden durma eğilimindeydiler.あなたが,運動を維持したいならば、ある力を加えます。
Çok büyük bir insani bedel ile. Ne insani bedeli? Yapma allah aşkına!- Dengan korban jiwa yang besar - Korban jiwa apa?
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!Dia berbakat dan pantas meraih kemenangan./ Hentikan.
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!Era un gran atleta y merecía la victoria.
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!- Han var dygtig og fortjente sejren.
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!- Stor atlet som förtjänade segern.
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!- Той е талантлив и заслужаваше победата.
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!.הוא אתלט מוכשר וראוי לניצחון ...למען השם, בחורים -
- Çok iyi bir atletti ve kazanmayı haketti. - Tanrı aşkına çocuklar!كان رياضي عظيم و إستحق الفوز - ! لأجل الرب أيها الرجال -
Çünkü çok ateşli olduğunu düşünüyorum. Hayır, değil! Tanrı aşkına dur!Pues... la da di di dum saco mi lengua... más que nadie... porque creo que se ve muy excitante.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.왜냐하면 강연이 1,000개라는 것은, 공유할 만한 아이디어들이 1,000개 이상이라는 뜻이 되기 때문이죠.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Bedenk even: 1000 TEDTalks, dat zijn meer dan 1000 ideeën die het verspreiden waard zijn.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.För om ni tänker på det, 1000 TEDTalks, det är över 1000 idéer värda att sprida.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Jeśli się zastanowić, 1000 wykładów TED, to ponad 1000 idei wartych szerzenia.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Mert ha belegondolnak, ezer TED előadás, az több mint ezer gondolat, melyeket érdemes terjeszteni.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Parce que, si vous y réfléchissez, 1000 conférences, c'est plus de mille idées qui méritent d'être diffusées.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Pentru că dacă vă gândiţi, 1000 de TEDTalks, înseamnă peste 1000 de idei ce merită răspândite.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Perché se ci pensate, 1000 TED Talk, sono più di 1000 idee che meritano di essere diffuse.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Porque se pensarem nisso, 1.000 TEDTalks, isso são mais de 1.000 ideias que valem a pena ser partilhadas.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Porque, si lo piensan, 1000 TEDTalks son más de 1000 ideas que vale la pena divulgar.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Pretože ak o tom popremýšľate, 1000 TEDTalkov, to je viac než 1000 myšlienok hodných šírenia.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Protože pokud se nad tím zamyslíte, 1000 přednášek, to je přes 1000 myšlenek, které by se měly šířit.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Vì nếu bạn nghĩ về điều này, 1000 cuộc nói chuyện trên TED, đó là hơn 1000 ý tưởng đáng được truyền bá.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Wenn Sie darüber nachdenken, 1'000 TEDTalks, das sind über 1'000 verbreitenswerte Ideen.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Γιατί εαν το σκεφτείτε, 1000 TEDTalks, είναι περισσότερο από 1000 ιδέες που αξίζει να εξαπλωθούν.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Ведь если вы задумаетесь, 1000 выступлений — это более 1000 идей, достойных распространения.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Задумайтесь: 1,000 промов TED — це понад 1,000 ідей, вартих поширення.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.Защото, ако се замислите, 1000 TEDTalks, това са над 1000 идеи заслужаващи разпространение.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.מפני שאם תחשבו על זה, 1000 הרצאות TED, זה יותר מ 1000 רעיונות ששוה להפיץ.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.لأنه إن فكرتم في الأمر، 1000 محادثة تيد ، ذلك أكثر من 1000 فكرة تستحق الإنتشار.
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.因為你諗下,一千個演講意味著 有超過一千個諗法值得我哋傳播。
Çünkü, düşünürseniz, 1000 TEDTalk, bu yayılmaya değer 1000'i aşkın fikir demek.「広める価値のあるアイデア」が1,000個以上あるのです 一体どのようにして
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Albowiem i to, co chwałę miało, nie miało chwały w tej części, co się tknie onej przewyższającej chwały.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Denn auch jenes Teil, das verklärt war, ist nicht für Klarheit zu achten gegen die überschwengliche Klarheit.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Et, sous ce rapport, ce qui a été glorieux ne l`a point été, à cause de cette gloire qui lui est supérieure.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.for det herlige har i dette stykke ingen herlighet mot hin overvettes rike herlighet.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Ja, det herlige er jo i dette Tilfælde endog uden Herlighed i Sammenligning med den endnu større Herlighed.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.영광되었던 것이 더 큰 영광을 인하여 이에 영광될 것이 없으나
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Nebo to, což oslaveno bylo, aniž oslaveno bylo v té částce, u přirovnání převýšené slávy nového přisluhování.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Pois na verdade, o que foi feito glorioso, não o é em comparação com a glória inexcedível.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Pues lo que había sido glorioso no es glorioso en comparación con esta excelente gloria
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Şi în privinţa aceasta, ce a fost slăvit nici n'a fost slăvit, din pricina slavei care o întrece cu mult.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Sõt a dicsõített nem is dicsõséges ebben a részben az õt meghaladó dicsõség miatt.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Διοτι ουδε εδοξασθη εν τουτω τω μερει το δεδοξασμενον ενεκεν της υπερβαλλουσης δοξης.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Бо й не прославилось прославлене в тій мірі, задля переважуючої слави.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.То прославленное даже не оказывается славным с сей стороны, по причине преимущественной славы последующего .