askının ile cümle
askının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu onun ailesine olan aşkının derinliğini gösterir.It shows the depth of his love for his family.
O sevimli bebek onların aşkının meyvesidir.That cute baby is the fruit of their love.
Hiçbir şey onun aşkının yerini doldurmadı.Nothing replaced his love.
Bu arada Angel, Buffy'nin kendisine olan aşkının ileride kötü sonuçlar doğuracağını düşünmektedir.Meanwhile, Angel becomes convinced that Buffy's love for him will be bad for her in the long run.
Ancak bir gün çocukluk aşkının gizemli bir şekilde hayatını kaybettiğini öğrenir.One day, a local girl mysteriously disappears.
Marv (Mickey Rourke) onun tek aşkının ölümünün intikamını almak niyetindedir.Firstly, Goryunov wants to avenge the death of his father.
Aşkınla kızışarak kaynayan ıztırabımı, aşkının ateşi tüketiyor,Pain like a boil about to burst with my love for you, consumed by fire with my love for you.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.The exchange of thy love's faithful vows for mine.
Hem kim hayatının aşkının aynı zamanda ağzını sulandırmasını istemez ki?And who wouldn't want the love of their life drooling over them?
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyorThe scars of your love, remind me of us.
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorThe scars of your love, they leave me breathless
2011, Batı medyasının Türkiye'nin iktidardaki AKP partisiyle 'aşkının sona erdiği' yıl olabilir.2011 may go down as the year when the Western media ‘fell out of love’ with Turkey’s ruling AKP.
Kadının aşkının adam üzerinde dönüştürücü bir etkisi olur.Nur der Kuss einer Frau kann sie zurückverwandeln.
Müzik aşkının geliştiği yer Amerika oldu.Une histoire d'amour avec l'Amérique est née.
Ayrıca romanda Humbert Humbert'ın ilk aşkının adı "Annabel Leigh" idi.Dans le roman Lolita de Vladimir Nabokov, l'amour de jeunesse de Humbert Humbert s'appelle « Annabel Leigh ».
Bu arada Angel, Buffy'nin kendisine olan aşkının ileride kötü sonuçlar doğuracağını düşünmektedir.Nel frattempo, il nonno sembra eliminare la costante sfortuna che ha Barry nella vita.
Kadının aşkının adam üzerinde dönüştürücü bir etkisi olur.Viene dunque reso appieno l'amore di una donna verso il proprio uomo.
Maisie Williams verdiği bir röportajda "ilk aşkının" dans olduğunu belirtmiştir.Williams uvedla, že její „první láskou“ je tanec.
Askinin reddedildiği için çok kizgindir ama yine de Rinaldo'ya karşı askından vazgecmez.Își celebrează triumful chiar dacă nu i-a supus pe deplin pe dardani.
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )(At elske sig selv er begyndelsen til en livslang kærlighedsaffære.)
1836 civarında Prešeren sonunda Julija'ya olan aşkının geri dönmeyeceğini kabul etmiştir.1836年頃、プレシェーレンはユリヤへの愛が成就しないことを悟る。
Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e Barahir’in Yüzüğü'nü verdi.婚約の印として、アラゴルンは家宝のバラヒアの指輪をアルウェンに渡した。
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Aber, wie ein misbehav'd und mürrisch Weibsbild, Du pout'st auf dein Glück und deine Liebe: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ale ako misbehav'd a mrzutým dievča, Ty pout'st na tvoje šťastie a svoju lásku -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ale, jak dziewucha misbehav'd i posępny, Ty pout'st na twoje szczęście i miłość swego: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ale jako misbehav'd a mrzutým děvče, Ty pout'st na tvé štěstí a svou lásku -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ampak, kot misbehav'd in mračna wench, Thou pout'st na tvoje sreče in tvoje ljubezni: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Dar, ca o târfă misbehav'd şi ursuz, Tu pout'st pe averea ta şi iubirea ta: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -De, mint egy misbehav'd és mogorva leányzó, te pout'st a te és a te szerencse szeretet: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Maar, net als een misbehav'd en sombere deern, Gij pout'st over uw geluk en uw liefde: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Mais, comme une donzelle misbehav'd et renfrogné, tu pout'st sur ta fortune et ton amour: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Mas, como uma rapariga misbehav'd e mal-humorada, Tu pout'st sobre a tua fortuna e amam a tua: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ma, una femmina misbehav'd e scontroso, tu pout'st sulla tua fortuna e il tuo amore: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Men, som en misbehav'd och trumpen jänta, du pout'st på din lycka och din kärlek: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Men, som en misbehav'd og tvær tøs, Du pout'st paa din formue og din kærlighed: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -그러나 misbehav'd와 육중한 처녀처럼, 너는 너의 행운과 그대의 사랑시 pout'st : -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Mutta kuten misbehav'd ja juro piika, Sinä pout'st kun sinun onni ja sinun rakkautta: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Pero, al igual que una moza misbehav'd y hosco, Tú pout'st sobre tu fortuna y tu amor: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Tapi, seperti dara misbehav'd dan cemberut, Engkau pout'st pada keberuntungan Mu dan cinta-Mu: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Tuy nhiên, giống như một thiếu nư misbehav'd và buồn Chúa pout'st khi tài sản của Chúa và tình yêu của Chúa:
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Αλλά, όπως ένα misbehav'd και βλοσυρή υπηρέτρια, Εσύ pout'st κατά τύχη σου και σου αρέσει: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Но, как и misbehav'd и угрюмый девка, Ты pout'st на твое счастье и любовь твоя: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Но като misbehav'd и мрачна момиче, Ти pout'st върху щастието ти и твоята любов: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -אבל, כמו חתיכה misbehav'd וזועף, אתה pout'st על המזל שלך והאהבה שלך: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -ولكن ، مثل فتاة misbehav'd ومتجهمة ، انت pout'st على الحظ والحب خاصتك خاصتك : --
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -用心する、悲惨な、ダイのために、留意してください。として定められた、汝の愛に、なたを取得、移動、
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.A troca dos teus votos de amor fiel por mim.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık."Die Auswechslung des Gelübdes deiner treuen Liebe gegen das meinige."
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.Đó là ta trao nhau lời thề chung thuỷ trong tình yêu
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.El intercambio de vuestros votos leales de amor por mí.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.L'échange de tes vœux d'amour fidèle pour moi.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.Schimbul jurămintelor tale de dragoste credinciosă pentru mine.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.Zamiany twoich zapewnień na moje.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık."Я клятву дал. Теперь клянись и ты."
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyorJizvy po tvé lásce mi připomínají nás
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyorJizvy po tvé lásce mi připomínají nás.
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyorLas cicatrices de tu amor, me recuerdan a nosotros
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyorLas cicatrices de tu amos¡r me recuerdan a nosotros
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyorLes cicatrices de ton amour me rappellent notre histoire
Aşkının izleri bana bizi hatırlatıyor Neredeyse sahip olduklarımızı düşünmemi sağlıyorΤα σημάδια της αγάπης σου, μου θυμίζουν εμάς. με κάνουν να σκέφτομαι πως σχεδόν τ είχαμε όλα