Bölgede 220.000'i aşkın kişi yaşamaktadır.Külas elab 2208 inimest.
"Aşkın Ateşi yakacak"."Tõde ei põle tuleski.
Ek olarak tüm ticari ilişkiler de askıya alınmıştır.Nüüd saab tõestada ka kaugeid kaubandussidemeid.
Madalya, dar, yeşil yan çizgili kırmızı kurdeleyle askıya alınmıştı.Seth moondus sel ajal aga tohutu suureks punaseks jõehobuks.
100 yılı aşkın bir süredir, formulün ne olduğu hala sır gibi saklanmakta....Robert Wood adlı kişi çok geçmeden şirketin başına geçti.
100 yılı aşkın bir süredir, formulün ne olduğu hala sır gibi saklanmakta.Robert Woodruff isimli kişi şirketin yeni sahibi oldu
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.지난 10년 동안, 17개국에서 4천만 달러라.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 de milioane dolari în 10 ani, în peste 17 țări.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 milhões de dólares em 10 anos repartidos por mais de 17 países.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 milioni di dollari in 10 anni spesi in 17 paesi.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 milionów dolarów przez 10 lat rozłożone na 17 krajów.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 miljoen dollar over 10 jaar, over 17 landen.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 Millionen Dollar über 10 Jahre verteilt auf 17 Länder.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 millions de dollars sur 10 ans, répartis dans 17 pays.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 милиона долара за 10 години, раздадени на 17 страни.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 миллионов долларов за 10 лет, распределённые между 17-тими странами.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 מיליון דולר במשך 10 שנים נפרסו ל- 17 מדינות
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.40 مليون دولار على مدى 10 سنوات موزّعة على 17 بلدا.
10 yılı aşkın sürede 17'den fazla ülkede 40 milyon dolar.そこまで大きい数字ではないですよね?
16 yılı aşkın gerçekten 40 kez 1 numara oldu, ama 1 hiçbir şey değişmez.40은 16의 1배보다 크지만. 1은 아무것도 바꿀 수 없습니다
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.이것이 그가 18분 30초 동안 말하고자 했던 주된 내용입니다.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.A o tom vlastně mluví celých 18 a půl minuty.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.C'est de cela qu'il parle, au fond, pendant ces 18 minutes et demi.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Daar praat hij over in die 18,5 minuten.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Das ist, worüber er im Grunde spricht in diesen 18½ Minuten.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.De eso habla en los 18 minutos y pico.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Det är i stora drag vad han talar om i 18 och en halv minut.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Do tego sprowadza się cały wykład.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.É o que ele basicamente está a dizer nesses 18 minutos e meio.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Explică rostul." Despre asta vorbeşte de fapt în 18 ½ min.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Itulah yang dia katakan selama 18 setengah menit.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Sostanzialmente è quello di cui parla in quei 18 minuti e mezzo.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.To je to, o čom v podstate hovorí tých 18 a pol minúty.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Είναι αυτό για το οποίο ουσιαστικά μιλάει για αυτά τα 18μιση λεπτά.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Об это он говорит на протяжении 18 с половиной минут.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Приблизно про це він говорить впродовж 18 з половиною хвилин.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.Това е, което той по същество говори през тези 18 минути и половина.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.למעשה, על זה הוא מדבר ב 18 וחצי הדקות.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.إنه بالضبط ما يتحدث عنه أساسا في ال18 دقيقة والنصف.
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.また 話者自身を評価した友人もいました
18 dakikayı aşkın sürede hakkında konuştuğu şey bu.依三小句基本上就喺佢十八分半鐘講唧嘢。
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2프로그램% 1이( 가) 다음 이유로 절전 모드 진입을 중단하고 있습니다:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2A aplicação% 1 está a inibir a suspensão pela seguinte razão:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Aplicația% 1 inhibă suspendarea pentru următorul motiv:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Aplikace% 1spouští uspávací proces z následujícího důvodu:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Aplikácia% 1 potlačuje uspanie pre nasledujúci dôvod:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Aplikasi% 1 mencegah suspensi karena alasan berikut:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Die Anwendung„ %1“ verhindert den Ruhezustand aus folgendem Grund: %2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Egy alkalmazás (% 1) nem engedélyezi a felfüggesztést a következő ok miatt:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Het programma %1 verhindert het onderbreken om de volgende reden: %2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2La aplicación %1 está inhibiendo la suspensión por el motivo siguiente: %2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2L'application %1 empêche la mise en veille pour la raison suivante & #160;: %2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2L' applicazione %1 sta bloccando la sospensione per la seguente ragione: %2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Program% 1 je prekinil zaustavitev in podal sledeči razlog:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Program% 1 wstrzymuje zatrzymywanie z następującego powodu:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Programmet% 1 förhindrar viloläge av följande orsak:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Programmet% 1 hæmmer suspendering af følgende årsag:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Sovellus% 1 estää keskeytyksen seuraavasta syystä:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Η εφαρμογή% 1 εμποδίζει την αναστολή για τον παρακάτω λόγο:% 2
% 1 uygulaması şu nedenle askıya alma işlemini geciktiriyor:% 2Приложение% 1 препятствует переходу в ждущий режим по следующей причине:% 2