Ana içeriğe geç
Sözlük

asist ile cümle

asist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk başta, Arizona Bölgesi'ndeki Apaçi Ulusal Ormanı'nda orman asistanıydı.At first, he was a forest assistant at the Apache National Forest in the Arizona Territory.
1862 yılında Urbain Le Verrier, ona Paris Gözlemevinde asistan olarak bir görev teklif etti.In 1862, Urbain Le Verrier offered him a post as assistant at the Paris Observatory.
Ertesi gün Virchow ve asistanı tarafından otopsi yapıldı.The next day a post-mortem examination was performed by Virchow and his assistant.
Meigen, Berger'in asistanı oldu ve onunla Mülheim'a gitti.Meigen became Berger's assistant, going to Mülheim with him.
Glaser, 1877'den itibaren üç yıl boyunca Viyana'daki gözlemevinde asistan olarak görev yaptı.From 1877 Glaser, served as an assistant in the observatory in Vienna for a period of three years.
Asistanlarımdan bana özel bir kaset yapmalarını istiyorum.I ask my assistants to make a special cassette tape for me.
2002-2007 yıllarında milletvekili Yves Cochet'nin asistanı olarak görev yaptı.Von 2002 bis 2007 arbeitete sie als parlamentarische Assistentin von Yves Cochet.
Şu sıralar ise sunucu ve gazeteci Sör Michael Parkinson'un asistanı olarak çalışıyor.2008 arbeitete sie als Assistentin für den Moderator und Journalisten Sir Michael Parkinson.
Elliot Park Elliot, Josh'ın kişisel asistanı ve reklamcısıdır.Elliot Park Elliot ist der persönliche Assistent von Josh.
1988'de Konstanz Üniversitesi'nde bilimsel asistan oldu ve 1993'e kadar orada kaldı.1988 wurde er an der Universität Konstanz wissenschaftlicher Assistent und blieb dies bis 1993.
10 Temmuz 1999'da prodüksiyon asistanı olan Karyn Fields'le evlendi.Silver ist seit dem 10. Juli 1999 mit der Produktionsassistentin Karyn Fields verheiratet.
Öğrenimini tamamladıktan sonra, oda tiyatrosunda, Kortner'in asistanı olarak işe başladı.Nach Beendigung seines Studiums begann er bei den Kammerspielen als Kortners Assistent.
1969 yılından itibaren Viyana Üniversitesi Tarih Enstitüsü bölümünde Heinrich Lutz'un asistanlığını yapmıştır.Seit 1969 war er Universitätsassistent bei Heinrich Lutz am Institut für Geschichte der Universität Wien.
Öğretmen rolünü Spears'ın asistani Felicia Culotta oynamıştır.Ihre Assistentin Felicia Culotta spielte die Rolle von Spears Lehrerin.
Polis Merkezinden 2 çatı katı odası ve 2 asistan istemişti.Im Polizeidepartement wurden ihm zwei Zimmer im Dachgeschoss und zwei Assistenten zur Verfügung gestellt.
2677 asist elde etti.Hat er Produkt 7263 gekauft?
Ailton sadece golleriyle değil, 10 asistle de takımının en çok asist yapan ismiydi.Damit war er nicht nur Topscorer des Turniers, sondern mit zehn Assists auch noch bester Vorlagengeber.
1995-2002 yılları arasında Joerg Immendorff'un asistanı olarak çalıştı.Von 1995 bis 2002 war John Assistent von Jörg Immendorff.
Nitrus Brio: Dr.Neo Cortex'in asistanıdır.Dr. N. Gin ist die rechte Hand von Dr. Cortex.
1852 yılında Encke'nin ikinci asistanı, 1854 yılında da birinci asistanı oldu.Encke stellte ihn 1852 als zweiten Assistent ein.
Daha sonra gök bilimci Tycho Brahe’in asistan oldu.Darüber hinaus förderte er den Astronomen Tycho Brahe.
Rodin’in sevgilisi ve asistanı oldu.Sie wird Hanks Partnerin und Geliebte.
Aynı fakültede asistan oldu.An der gleichen Fakultät wurde er zum Assistenten.
Güvenlik AsistanıSanitätswachdienst
Kupada 1 gol 2 asist yaptı.Hand zwei Asse erhält.
1927 yılında Caltech'te teorik kimya dalında profesör asistanlığı görevine başladı.1927 übernahm er eine Assistenzprofessur am Caltech für Theoretische Chemie.
Born’u yarı resmi asistan pozisyonuna getirdi.Für Übersetzungsaufgaben erhielt Aubin eine halbe Assistentenstelle.
2006 yılından beri Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası'nın asistan şeflerindendir.Seit 1993 ist sie eine der wenigen weiblichen Pannenhelfer des ADAC.
Aserinsky ve asistanı ses getiren bilimsel çalışmalarını 1953’te Science’ta yayımladılar.Kleitman und Aserinsky veröffentlichten darüber 1953 in der Zeitschrift Science.
Margaret Fuller burada bir süre asistanlığını yaptı.Christian Adolf Hasert wirkte hier eine Zeitlang als sein Assistent.
Almanya'da Münih Teknik Üniversitesi'nde araştırma asistanı olarak calıştı.In Deutschland forschte er an der Technischen Universität München.
(6 gol 1 asist) performans sergiledi.Schritt 6 liefert {\displaystyle \left} .
1929-34 Marie Curie'nin kişisel asistanı, Institut du Radium.Er wurde 1925 Assistent von Marie Curie am Institut du Radium.
Onun özel ve kişisel asistanı Jean Bouckley oldu.Sein stetiger Begleiter und Assistent war Thomas Binggeli.
USA Today. ^ asistanlarıTalk Today-Serie von USA Today
Parker'ın takımın oyun kurucusu rolü 49 müsabakada takımın en çok asist yapan oyuncusu olmasını sağladı.Zudem machte die Offense der 49ers die Mannschaft zum erfolgreichsten Team dieser Ära.
Aynı yıl asistan oldu.Er wurde im gleichen Jahr Assessor.
Bu sıralarda Semih Sergen'in asistanlığı yaptı.Unterstützt wurde er diesmal von Zeynep Dörtkardeşler.
Asistanlık ve doktorasını aynı bölümde yapmıştır.Sie wurde für ihn Wohnung und Arztpraxis zugleich.
Antrenörlük kariyerine, önce ZSKA Kiev sonrasında Dinamo Kiev olmak üzere asistan antrenör olarak başlar.Seine Trainer-Karriere begann Kusnezow als Assistenztrainer, zunächst bei ZSKA Kiew, dann bei Dynamo Kiew.
Asist yapmaya çalışıyordum.Er war aber beratend tätig.
Ayrıca bir de asist yaptı.Hier war er ebenfalls Assistenztrainer.
Mezun olduktan sonra aynı üniversitesi asistan olarak kaldı.Nach dem Studium verblieb er der Universität als Assistenztrainer.
Bu onu Premier League tarihindeki en çok asist yapan üç oyuncudan biri yaptı.Damit ist er, mit 131 Vorlagen, der Spieler mit den meisten Assists in der Premier League.
Asuman Baytop onun üniversitedeki asistanıydı.Danach wirkte Koeppe als Assistenzarzt der Universitätsklinik.
Sonra hocasının izini takip ederek bir yıl Henry Moore'un asistanlığını üstlenmiştir.Er arbeitete ein Jahr als Assistent bei Henry Moore und folgte damit dem Beispiel seines Lehrers Caro.
Mezun olduğu fakültede 1965 yılında Ortaçağ Tarihi Kürsüsü'ne asistan olarak atandı.1955 war er hier Teaching Assistant für Mittelalterliche Geschichte.
1965-1971 yılları arasında Erzurum'daki Atatürk Üniversitesi'nde asistanlık yaptı.Von 1965 bis 1971 arbeitete er an der Atatürk-Universität in Erzurum als Assistent.
1906 yılında, Sommerfeld Debye'nin kendi yanına asistan olarak Münih'e tayin edilmesini sağladı.En 1906, il accompagne Sommerfeld à Munich comme assistant.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Contrairement à Google Now, l'Assistant Google peut se livrer à des conversations bidirectionnelles.
Yzma'nın asistanıdır.Kronk : assistant d'Yzma.
1931-1932'de Fuad Köprülü'nün asistanlığını yaptı.Il est l'assistant de Fuad Köprülü en 1931-1932.
1880 ve 1881de Humperdinck orada Parsifal operasının yapımlanması için Wagner'e asistanlık yaptı.Pendant les années 1880-1881, Humperdinck participe à la production de Parsifal.
Tokyo Tech Kimya Kaynakları Laboratuvarı asistanı olarak işe başladı.Il a ensuite obtenu un poste d'assistant au Laboratoire des ressources chimiques de Tokyo Tech.
1911 ile 1913 tarihleri arasında Stuttgart Üniversitesi’nde Paul Bonatz’ın altında asistan olarak çalıştı.De 1911 à 1913 il fut l'assistant du professeur Paul Bonatz à l'université technique de Stuttgart.
Birinci Kamera Asistanı (first assistant camera -1st AC) Çekim esnasında kameranın focus ayarından sorumludur.Pointeur le premier assistant-opérateur chargé de faire le point de la caméra.
1913 yılında Groningen Üniversitesi astronomik laboratuvarında, Jacobus Cornelius Kapteyn'in asistanı oldu.En 1913, il devint assistant de Jacobus Kapteyn au laboratoire d'astronomie de l'université de Groningue.
Yapım Asistanları yapım ofisindeki genel işlere de yardımcı olurlar.Les travailleurs de l'usine lui demande de les aider à résoudre leurs problèmes avec les responsables d'usine.
Güvenlik AsistanıSecrétaire assistant.
Beatles İngiltere'de ünlenince konser turlarında Beatles'a asistanlık yapmaya başladı.I Feel Fine est enregistrée alors que les Beatles viennent d'entamer une tournée de concerts au Royaume-Uni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod