Bir buçuk asırlık bir karmaşadan sonra kraliyet otoritesi yeniden kuruldu.Only after a century and a half of confusion was the royal authority restored.
"Pota altında asırlık izler"."Pota altında asırlık izler".
Nikah için seçilen mekan ise Şirince'nin dağ köylerinden birinin asırlık konağı oldu.The venue for the marriage was one of the old mansions of the mountain village of Şirince.
Bir asırlık bir geçmişe sahip olan etkinlik Makedonya'nın bu türdeki tek festivali.The event has a century-long tradition and is the only festival of its kind in Macedonia.
Toscano Puro , 2 asırlık üretim mirasına sahip orijinal İtalyan purosudur.The Toscano cigar is the original Italian cigar manufactured in Tuscany, Italy.
Tarifler, asırlık baharat geleneğine ve hazırlama yöntemlerine dayanmaktadır.Recipes are based on centuries-old traditions of spicing and preparation methods.
Antalya Asırlık Okçuluk SahasıAntalya Centennial Archery Field
Maria Branyas Morera (4 Mart 1907 doğumlu), Amerika doğumlu bir İspanyol süper asırlık .Maria Branyas Morera (born 4 March 1907) is an American-born Spanish supercentenarian.
Yaklaşık beş asırlık Osmanlı döneminde bölgede camiler inşa edilmiştir.In seiner Blutezeit erstreckte es sich auf fünf große Gebäude im Innenort.
"Yarım asırlık 'Kasırga' görücüye çıkıyor".Fazit: Ein Gefühlssturm kurz vor der Schmerzgrenze“.
"Basmane'de 2 asırlık sebil..."Et sont en deux estuyz de broderie. ».
Asırlık Meşe Ağacı: 100 yaş civarında olduğu söylenmektedir.Es mencionado en la Suda, donde se señala que vivió unos 100 años.
"Yarım asırlık 'Kasırga' görücüye çıkıyor".«“Entiendo el afán por la apariencia”».
Bir asırlık Osmanlı para tarihi, 1640-1740 (Doktora).Superdotación intelectual excepcional: de 160 a 174 de CI.
Yaklaşık beş asırlık Osmanlı döneminde bölgede camiler inşa edilmiştir.In tutto, ne sono state osservate cinque rivoluzioni intorno al Sole.
Köy mezarlığında da asırlık ardıç ağaçları vardır.Nella parte alta del cimitero si trovano anche alcune cappelle.
112 yaşında bir asırlıktır da.1200 com idade muito avançada.
"Basmane'de 2 asırlık sebil..."«Dois Laranjeirenses em Paris».
"Yarım asırlık 'Kasırga' görücüye çıkıyor".«Temporal de meia hora assola a região».
"Pota altında asırlık izler".Pod stopami również czuję ból".
Asırlık çınar ağacı büyük bir yangın tehlikesi geçirmiş, ancak çok büyük bir zarar görmeden kurtarılmıştır.Gruba kora chroni drzewo przed ogniem, chyba że jest bardzo silny.
Asırlık Çınar ağaçları hala günümüzde yaşayan ender yaşam alanlarıdır.Stare zaniedbane drzewa owocowe są jedynymi żywymi pozostałościami wsi.
Köyünün yaklaşık olarak 100 asırlık tarihi vardır ve tarihi İpek yolu üzerinde kurulmuştur.У грі більше 100 будівель, відповідних певному історичному періоду.
Nikâh için seçilen mekan ise Şirince'nin dağ köylerinden birinin asırlık konağı oldu.Місцем для весілля було обрано багатовіковий особняк одного з гірських сіл Şirince .
Ama asırlık maziye sahip bölge şarabı eski günlerine dönmeyi ümit etmektedir.Je vhodná i do okrajových vinařských oblastí pro své rané zrání.
Yaklaşık üç asırlık Koç'as destanı daha çok Batı Çerkeslerinde görülür.Κάθε ζωντανό κελί με περισσότερους από τρεις ζωντανούς γείτονες πεθαίνει.
Yeni Yıl Festivali asırlık bir geçmişe sahiptir ve çeşitli mitler ve geleneklerin önem kazanmıştır.Hvert år har festivalen et nytt tema, men temaet er alltid tilknyttet internasjonale spørsmål og utfordringer.
7 Temmuz 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Yarım asırlık aşkın hikayesi sahnelerde".「本日は七月七日ですから、きっと天の織女(織姫)が地上に降りられたのでしょう。
Tam tarih olarak bilinmese de yaklaşık 400 sene yani 4 asırlık bir geçmişe sahip olduğu düşünülmektedir.生年は4200年前後と思われ、ある目的で誘拐されたことがある。
Köyde asırlık çam ağacı bulunmaktadır.U unutrašnjosti je drveni oltar.
"Yarım asırlık 'Kasırga' görücüye çıkıyor"."Kuremäe küla keskus saab uue ilme".
Yaklaşık beş asırlık Osmanlı döneminde bölgede camiler inşa edilmiştir.Osmanite ajal ehitati piirkonda koguni 75 sellist aurusauna.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Es una fuerza generadora de la mente, un cauce, un pensamiento y un ecosistema de posibilidades espirituales.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Jokainen kieli on mielessä ikuisesti kasvanut metsä, vesistö, ajatus, mielen mahdollisuuksien ekojärjestelmä.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Każdy język jest starym lasem umysłu, przełomem, myślą, ekosystemem możliwości duchowych.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.각 언어는 정신, 분수령, 생각, 영적 가능성의 생태계로 이루어진 오래된 나무숲입니다.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Minden nyelv az elme őserdeje, vízválasztója, gondolata, megannyi spirituális lehetőség ökoszisztémája.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Ogni lingua è una foresta della mente, un bacino, un pensiero, un ecosistema di possibilità spirituali.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Всеки език е стара гора в ума, речен басейн, мисъл, екосистема от душевни възможности.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.Кожна мова - це праліс розуму, вододіл, думка, екосистема духовних можливостей.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.כל שפה היא דרך עתיקה ביער הנפש, קו פרשת מים, מחשבה, מערכת אקולוגית של אפשרויות רוחניות,
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.تعتبر كل لغة هي ثمرة العقل الذي أنتجها، كما أنها خط فاصل وفكر ونظام بيئي خاص بالإمكانيات الروحية.
Her dil, ruhun asırlık ormanıdır, bir sınır, bir düşüncedir, ruhsal olanakların bir ekosistemidir.精神が持つ可能性にとっての 河や、思考や生態系のようなものです そんな6,000の言語のうち半分が 私たちがこうしてここで座っている間にも