asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Aşırı derecede yorgun değildim.I wasn't overly tired.
Bu viski aşırı sert.This whiskey is too strong.
Tom aşırı derecede yorgun olduğunu söyledi.Tom said he was extremely tired.
Buradaki su aşırı derecede tehlikeli.The water is extremely dangerous around here.
Aşırıiletkenlik fiziksel bir özelliktir.Superconductivity is a physical property.
O, aşırı derecede rekabetçi.She is overly competitive.
Araba hareket etmeye başlar başlamaz kedim aşırı heyecanlandı.My cat became frantic as soon as the car began to move.
Beynim aşırı ısınıyor.My brain is overheating.
Beynim aşırı yüklenmiş.My brain is overloaded.
Tom aşırı endişeli görünmüyordu.Tom didn't seem overly concerned.
Tom aşırı derecede heyecanlı görünüyor.Tom seems extremely excited.
Tom beni aşırı heyecanlandırıyor.Tom freaks me out.
Belki de sorunu aşırı basitleştiriyorsun.Maybe you're oversimplifying the problem.
Ebeveynlerim bir haftadır deniz aşırı ülkelerde seyahat ediyorlar.My parents are travelling overseas for a week.
Lütfen aşırı içki içmekten kaçın.Please refrain from excessive drinking.
Tom bir aşırı.Tom is an extremist.
Tom bize aşırı hırçın bir sesle bağırdı.Tom shouted at us in a gruff voice.
Alaska'nın aşırı soğuğundan hoşlanıyorum.I like the extreme cold of Alaska.
Alaska'nın aşırı soğuğunu severim.I like the extreme cold of Alaska.
Alaska'nın aşırı soğuğunu seviyorsun, değil mi?You like the extreme cold of Alaska, don't you?
O, Alaska'nın aşırı soğuğunu sever.He likes the extreme cold of Alaska.
O, Alaska'nın aşırı soğuğunu seviyor.She likes the extreme cold of Alaska.
Mary Alaska'nın aşırı soğuğunu seviyor.Mary likes the extreme cold of Alaska.
Biz Alaska'nın aşırı soğuğundan hoşlanıyoruz.We like the extreme cold of Alaska.
Onlar Alaska'nın aşırı soğuğundan hoşlanıyorlar.They like the extreme cold of Alaska.
Tom her zaman aşırı kilolu muydu?Has Tom always been overweight?
Tom aşırı derecede sıskaydı.Tom was painfully thin.
"Awesome" aşırı kullanılan bir sözcüktür."Awesome" is an overused word.
Aşırı dozda uyuşturucudan öldü.He died of a drug overdose.
Onun diş ağrısının nedeni aşırı tatlı yemekti.The cause of his toothache was overeating of sweets.
Onun aşırı sömürge zihniyeti var. O, İspanyol kültürü için deli oluyor.She has an extreme colonial mentality. She is crazy for Spanish culture.
Çorba berbat. Aşırı tuzlu olmuş.The soup is very bad. It's too salty.
Tom'un hastalığının nedeni aşırı yemekti.The cause of Tom's illness was overeating.
O aşırı dramatik olma eğiliminde.She tends to be over-dramatic.
Biraz aşırı dramatik olduğunu düşünüyorum.I think you're being a bit over-dramatic.
Tom, o biraz aşırı dramatik değil mi?Isn't that a little overdramatic, Tom?
Biraz aşırı dramatik olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think you're being a little overdramatic?
Gün aşırı kütüphaneye giderim.I go to the library every other day.
Tom hastanede aşırı dozda uyuşturucudan iyileşiyor.Tom is in the hospital, recovering from a drug overdose.
Tom aşırı acı içinde.Tom is in extreme pain.
Tom aşırı samimi değil.Tom is not overly friendly.
Ben şişman bir aşırı vejetaryen görmedim.I've never seen a fat vegan.
Biraz aşırı tepki gösterdiğini düşünmüyor musun?Don't you think you're overreacting just a little bit?
Biraz aşırı tepki verdiğini düşünmüyor musun?Don't you think you're overreacting just a little bit?
Biz Tom'un önerisini çok aşırı olarak reddettik.We rejected Tom's suggestion as too extreme.
Aşırı tepki göstermiyorum.I'm not overreacting.
O soru aşırı zor.That question is extremely difficult.
O bana aşırı sıkıntı veriyor.That gives me the heebie jeebies.
İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being overemotional?
Sanırım Tom aşırı duygusal.I think Tom is overemotional.
Umarım aşırı şık giyinmemişimdir.I hope I'm not overdressed.
Polis, göstericileri tutuklarken aşırı güç kullandığı gerekçesiyle suçlandı.The police were accused of having used excessive force when arresting the demonstrators.
Pazar aşırı doymuş.The market is over-saturated.
Aşırı duygusal olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm overemotional.
Çok aşırı uğraşıyorsun.You try too hard.
Yaşam yalnızca basit kimyanın aşırı ifadesidir.Life is just the extreme expression of common chemistry.
Zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır.There's one law for the rich, and another for the poor.
Tom aşırı derecede ikna edicidir.Tom is extremely persuasive.
Tom aşırı duygusal görünüyor.Tom seems overemotional.
Tom aşırı bir kumarbaz, değil mi?Tom is a compulsive gambler, isn't he?
İlgili Sayfalar