– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– dagligen betyder överskridande maximalt 35 dagar per kalenderår.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– denní průměr nesmí být překročen více než 35 dní v kalendářním roce.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– denný priemer, pričom počet povolených prekročení nie viac ako
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar— dnevno povprečje, ki ne sme biti preseženo več kot 35 dni v koledarskem letu.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– media zilnică ce nu trebuie depăşită în mai mult de 35 de zile într-un an calendaristic.
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– Tagesmittel, das an nicht mehr als 35 Tagen im Kalenderjahr
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– vuorokausikeskiarvo, joka saa ylittyä korkeintaan 35 vuorokautena kalenterivuodessa
– ortamdaki, bir takvim yılında 35 günden daha uzun süre aşılmaması gereken miktar– дневна средна не се превишава в повече от 35 дни за една календарна година.
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Conformité au traitement des eaux urbaines ; à la qualité des eaux de
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Ei ylitetä rehevöittävien aineiden kriittistä c) kuormitusta (
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Inte överskrida kritiska ý è belastningsgränser för eutrofierande ämnen (
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Maximale belasting van eutrofiërende stoffen niet
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Nepřekračovat kritické zátěže eutrofizujících
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Nieprzekroczenie krytycznych ładunków
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)No sobrepasar las cargas críticas de sustancias
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Pentru a nu depăşi încărcările critice de substanţe eutrofizante (c)
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Preprečiti preseganje kritičnih obremenitev s c
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Verhinderung einer Überschreitung der kritischen Belastungsgrenze von eutrophierenden Substanzen(c) l )
Ötrofikatör maddelerin kritik yüklenme sınırının aşılmaması (c)Πίεση που ασκείται στα οικοσυστήματα (λόγω της ατμοσφαιρικής ρύπανσης, π.χ. ευτροφισμός)
Tek kol barfiks; yapacağınız şey asılmak ve kendinizi yukarı çekmekEn gros, vous vous accrochez, et vous vous tirez en pronation.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Az űrről való diskurzus mindig homályban tartja a cél és az időzítés kérdéseit.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Discuțiile despre spațiu tot timpul par a fi legate de ambiguități de țel și oportunitate.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Gerede über das Weltall scheint immer an der Mehrdeutigkeit von Zweck und Timing zu kranken.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.I discorsi spaziali sembrano sempre essere appesi ad ambiguità di propositi e di tempi.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.우주에 관한 이야기는 대부분 목적과 시간이 애매해지는 경우가 있습니다.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Nói về vũ trụ luôn có vẻ như bị treo trên sự mập mờ của mục đích và thời điểm.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Parler de l'espace semble toujours être accroché aux ambiguïtés des objectifs et du calendrier.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Plannen voor de ruimte lijken altijd te stranden op dubbelzinnigheden van doel en timing.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Řeči o vesmíru se vždycky zadrhnou na nejasnostech ohledně smyslu na načasování.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Rozmowa o kosmosie zawsze zawsze wydaje się niejasna, jeśli chodzi o cel i czas.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Η συζήτηση περί διαστήματος πάντα φαίνεται να κολλάει σε ασάφειες σκοπού και χρόνου.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Вопрос о космосе всегда остаётся в подвешенном состоянии из-за неопределённости целей и сроков.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Разговорите за космоса винаги изглеждат свързани с неясноти за целите и планирането във времето.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.נדמה כי דיונים בנושא החלל תמיד כרוכים באי-בהירויות באשר ליעד ולתזמון.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.الحديث عن الفضاء دائما يبدو معلقا بغموض الهدف والتوقيت.
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.あいまいなままになることがあります 私はここTEDで砂に杭を打ち込んでおしまいにします
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.A gazdagnak vagyona az õ erõs városa, és mint a magas kõfal, az õ gondolatja szerint.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Averea este o cetate întărită pentru cel bogat; în închipuirea lui, ea este un zid înalt. -
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Bogatega blago je trden grad njegov in kakor zid visok v misli njegovi.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Das Gut des Reichen ist ihm eine feste Stadt und wie hohe Mauern in seinem Dünkel.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Den riges Gods er hans faste Stad, og tykkes ham en knejsende Mur.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Den rikes gods er hans festning og som en høi mur i hans egen tanke.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Den rikes skatter äro honom en fast stad, höga murar likna de, i hans inbillning.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.I beni del ricco sono la sua roccaforte, come un'alta muraglia, a suo parere
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.부자의 재물은 그의 견고한 성이라 그가 높은 성벽 같이 여기느니라
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.La fortune est pour le riche une ville forte; Dans son imagination, c`est une haute muraille.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Las riquezas del rico son su ciudad fortificada; son como un alto muro en su imaginación
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Majętność bogatego jest miastem jego mocnem, a jako mur wysoki w myśli jego.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Majetok bohatého je jeho pevným mestom a jako vysoký múr v predstave jeho mysli.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Os bens do rico são a sua cidade forte, e como um muro alto na sua imaginação.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Rikkaan tavara on hänen vahva kaupunkinsa, ja korkean muurin kaltainen hänen kuvitteluissaan.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Tài vật người giàu , ấy_là cái thành kiên_cố của người , Trong ý_tưởng người cho nó như một bức tường cao .
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Tài vật người giàu, ấy là cái thành kiên cố của người, Trong ý tưởng người cho nó như một bức tường cao.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Tetapi orang kaya menyangka hartanyalah yang melindungi dia seperti tembok tinggi dan kuat di sekeliling kota
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Zboží bohatého jest město pevné jeho, a jako zed vysoká v mysli jeho.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Τα αγαθα του πλουσιου ειναι η οχυρα αυτου πολις, και φανταζεται αυτα ως υψηλον τειχος.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Имение богатого – крепкий город его, и как высокая ограда в его воображении.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.Имотът на богатия е укрепен град за него, И той е висока стена във въображението му.
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.הון עשיר קרית עזו וכחומה נשגבה במשכיתו׃
Zengin servetini bir kale, Aşılmaz bir sur sanır.ثروة الغني مدينته الحصينة ومثل سور عال في تصوره.