Tom asık suratlı.Tom is glum.
Neden bu kadar asık suratlı görünüyorsun?Why do you look so glum?
O bugün asık suratlı.He is morose today.
Neden bu kadar asık suratlısın?Why are you so morose?
Oteldeki resepsiyonist asık suratlıydı ve hiç de arkadaş canlısı değildi.The receptionist at the hotel was surly and not at all friendly.
"Neden bu kadar asık suratlısın?" "Köpeğimiz hasta.""Why are you so glum?" "Our dog is sick."
Bayan Chicarelli : Kick'in asık suratlı kapı komşusudur.Mr. Vickle: Kick's next door neighbor.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.''I couldn't help it,' said Five, in a sulky tone; 'Seven jogged my elbow.'
Pekala, bir grup çizmek istedim fakat asık suratlı bir yüz oldu.Well, I meant to draw that as a set but I turned it into a frowny face.
"Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimiz'den korkuyoruz."We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Çünkü biz, asık suratlı, sert bir gün yüzünden Rabbimizden korkarız." derler.We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız.”We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Bayan Chicarelli : Kick'in asık suratlı kapı komşusudur.Signorina Chiccarelli: altra vicina di casa di Kick.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.De vader van Rembrandt was slechtziend, mogelijk blind.
Ben asık suratlı değilim.Ik ben niet chagrijnig.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.Ojciec Chateaubrianda był człowiekiem twardym, bezwzględnym i ponurym.
Bayan Chicarelli : Kick'in asık suratlı kapı komşusudur.'Doamna Cicarelli:Este vecina lui Kick.Ea urǎște copiii.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Aku tidak bisa menahannya," kata Lima, dengan nada mendongkol; 'Tujuh berlari siku saya. "
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"En voinut auttaa sitä," sanoi Five vuonna kärry sävy; "Seitsemän jogged minun kyynärpää."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.''Eu não poderia ajudá-la ", disse Cinco, em um tom aborrecido;' Sete jogged meu cotovelo."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Ich konnte mir nicht helfen", sagte Fünf, in eine mürrische Ton, "Seven joggte meinem Ellbogen."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.''Ik kon het niet helpen,' zei Vijf, in een sulky toon, 'Seven holde mijn elleboog.'
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Jag kunde inte hjälpa det, sa Fem i en sulky ton," Sju jogged min armbåge. "
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Jeg kunne ikke lade være," sagde Fem, i en mut tone; "Syv jogged min albue."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Je ne pouvais pas l'aider, dit Cinq, d'un ton maussade;" Sept jogging mon coude. "
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.''난 어쩔 수 없었'음산한 목소리로 다섯 말했다; '세븐 내 팔꿈치를 달렸어요.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Nemohl jsem si pomoct," řekl pět, v rozmrzelý tón, "Sedm běžel můj loket."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Nemohol som si pomôcť," povedal päť, v mrzutý tón, "Sedem bežal môj lakeť."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Nem tudtam segíteni," mondta Öt, egy durcás hangon, "Seven jogged a könyököm."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Nisem si mogel pomagati," je dejal pet, v SULKY tone; "Seven jogged moj komolec."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.''Non potevo farne a meno,' rispose Cinque in tono burbero, 'Sette urtato il mio gomito.'
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"No pude evitarlo-dijo Cinco, en tono malhumorado," Siete corrió el codo.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Nu am putut ajuta", a spus cinci, pe un ton ursuz; "Şapte alergat cotul meu."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Tôi không thể giúp nó", Năm, trong một giai điệu buồn rầu; Bảy jogged khuỷu tay của tôi. "
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Δεν μπορούσα να το βοηθήσει", είπε Πέντε, σε σκυθρωπός τόνο? "Επτά jogged αγκώνα μου".
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Я не міг з собою вдіяти, сказав Five, в похмурий тон," Сім штовхнув ліктем.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"Я не мог с собой поделать, сказал Five, в угрюмый тон," Семь толкнул локтем.
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"לא יכולתי להתאפק," אמר חמש בנימה קודרת: "שבעה רץ המרפק שלי."
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'"لم أتمكن من مساعدتها ، وقال خمسة ، في لهجة عابس ؛' سبعة مهرول مرفقي ".
'Elimde değil,' Beş, asık suratlı bir ses tonuyla söyledi; 'Yedi dirsek koştu.'これを7つには、見上げると、五右だと"、言った!
Pekala, bir grup çizmek istedim fakat asık suratlı bir yüz oldu.Chodziło mi o to, żeby narysować to jako zespół, ale zrezygnowałem.
Pekala, bir grup çizmek istedim fakat asık suratlı bir yüz oldu.Chtěl jsem se namalovat smutný, ale vyšel mi z toho zamračený obličej.
Pekala, bir grup çizmek istedim fakat asık suratlı bir yüz oldu.No, tarkoitukseni oli piirtää tämä ryhmäksi, mutta siitä tulikin kasvot kulmat rypyssä.
Pekala, bir grup çizmek istedim fakat asık suratlı bir yüz oldu.Добре, я мав на увазі, що я став похмурим.