Hatasenakatta yakusoku o idaite futari arukidasu Sadece arzularını doyurmak istiyor.Hatasenakatta yakusoku o idaite futari arukidasu
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Không. Những nhà thiết kế khao khát trở thành những nhà thiết kế vĩ đại.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.정말 감사합니다. 그 얘기는 여기서 그만.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Não. Os designers aspiram a ser ótimos designers.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Nee. Designers streven ernaar om goede designers te worden.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Nein. Designer erstreben, große Designer zu sein.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Nem. A designerek igazán nagyszerű tervezők akarnak lenni.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.No. I designer aspirano ad essere grandi designer.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.No. Los diseñadores aspiran a ser realmente grandes diseñadores.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Non. Les designers aspirent à devenir des super designers.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Όχι. Οι σχεδιαστές φιλοδοξούν να είναι σπουδαίοι σχεδιαστές.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Нет. Дизайнеры стремятся стать великими дизайнерами.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.Ні. Дизайнери прагнуть бути справді гарними дизайнерами.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.לא. מעצבים שואפים להיות מעצבים גדולים באמת.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.لا. المصممون يطمحون إلى أن يكونوا مصممين عظماء حقا.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.それは誤解で デザイナーは 良いデザイナーになりたいのです
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ale jeden každý pokoušín bývá, od svých vlastních žádostí jsa zachvacován a oklamáván.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ale każdy bywa kuszony, gdy od swoich własnych pożądliwości bywa pociągniony i przynęcony.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ale každý je pokúšaný od svojej žiadosti, vyvlačovaný a vábený,
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Cada um, porém, é tentado, quando atraído e engodado pela sua própria concupiscência;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ciascuno piuttosto è tentato dalla propria concupiscenza che lo attrae e lo seduce
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ci fiecare este ispitit, cînd este atras de pofta lui însuş şi momit.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Hanem mindenki kísértetik, a mikor vonja és édesgeti a tulajdon kívánsága.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Het zijn uw eigen slechte verlangens die u in verleiding brengen.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.오직 각 사람이 시험을 받는 것은 자기 욕심에 끌려 미혹됨이니
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Mais chacun est tenté quand il est attiré et amorcé par sa propre convoitise.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.men enhver fristes,når han drages og lokkes af sin egen Begæring;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Men hver fristes idet han drages og lokkes av sin egen lyst;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Nej, närhelst någon frestas, så är det av sin egen begärelse som han drages och lockas.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Nhưng mỗi người bị cám dỗ khi mắc tư dục xui giục mình.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Nhưng mỗi người bị cám_dỗ khi mắc tư dục xui_giục mình .
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Pero cada uno es tentado cuando es arrastrado y seducido por su propia pasión
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Sleherni pa je izkušan, ko ga lastne želje vlečejo in vabijo;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Sondern ein jeglicher wird versucht, wenn er von seiner eigenen Lust gereizt und gelockt wird.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Tetapi orang tergoda kalau ia ditarik dan dipikat oleh keinginannya sendiri yang jahat
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Vaan jokaista kiusaa hänen oma himonsa, joka häntä vetää ja houkuttelee;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Πειραζεται δε εκαστος υπο της ιδιας αυτου επιθυμιας, παρασυρομενος και δελεαζομενος.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Кожен же спокушуєть ся, надившись і лестившись похоттю своєю.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.но каждый искушается, увлекаясь и обольщаясь собственною похотью;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.כי אם ינסה כל איש בתאות נפשו אשר תסיתהו ותפתהו׃
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.ولكن كل واحد يجرّب اذا انجذب وانخدع من شهوته.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.但 各 人 被 試 探 、 乃 是 被 自 己 的 私 慾 牽 引 誘 惑 的
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.但 各 人 被 試探 、 乃是 被 自己 的 私慾牽 引誘惑的
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Geen ontwaakte zal politicus worden, omdat hij er niet naar verlangt zijn ego te vervullen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Ingen uppvaknad person kommer att bli politiker, därför han har ingen önskan att tillfredsställa sitt ego.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Kein erwachter Mensch wird ein Politiker, weil er kein Verlangen hat, sein Ego zu befriedigen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Ninguna persona despierta será un político, porque él no tiene el deseo de satisfacer su ego.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Κανένα αφυπνισμένο άτομο δεν θα γινόταν πολιτικός , επειδή δεν έχει καμία επιθυμία να εκπληρώσει το εγώ του.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.政治家にはならない なぜなら 彼には自分のエゴを 満たそうという欲がない
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Câu chuyện có thể vươn tới những tham vọng lạ lùng của ta.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Diese Geschichte kann bis in verworrene Begierden dringen.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Egy történet elér homályos vágyakat is.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.El relato puede tocar deseos recónditos.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.La storia può estendersi penetrando desideri oscuri.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.L'histoire peut atteindre des désirs obscurs.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Povestea poate atinge aspiraţii obscure.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Историята може да стигне до неясни желания.
Hile ve gözdağı bunlar arzulara ulaşmak için kullanılan yöntemler. gelecek bölümde görüşürüzArtifício e intimidação são as formas do desejo. até à próxima
Hile ve gözdağı bunlar arzulara ulaşmak için kullanılan yöntemler. gelecek bölümde görüşürüzJuonittelu ja pelottelu ovat keino saavuttaa haluamansa. NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
Hile ve gözdağı bunlar arzulara ulaşmak için kullanılan yöntemler. gelecek bölümde görüşürüzKneb og trusler - - er midler til at opfylde ens begær. Vi ses næste gang.