Ana içeriğe geç
Sözlük

arzulamak ile cümle

arzulamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Arzulamak doymaktan daha tatmin edici.Desire is more fulfilling than satiety.
Çünkü dans etmeyi arzulamaktadır.Finally, he wants to dance.
Çünkü arzulamak yardım etmiyecek'Cause wishing won't help but
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.We crave the approval of our peers.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Then again... Desire to become pretty isn't a bad thing.
Çünkü dans etmeyi arzulamaktadır.Pero ella deseaba más que bailar.
Çünkü dans etmeyi arzulamaktadır.Я хотів, щоб вони танцювали.
Çünkü dans etmeyi arzulamaktadır.댑 댄스의 유행이 지났기 때문이다.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Anhelamos la aprobación de nuestros pares.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Cerchiamo l'approvazione dei nostri simili.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Chúng ta mong chờ sự đồng tình từ bạn của mình.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Desejamos a aprovação dos nossos iguais.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.우리는 동년배의 칭찬을 갈망합니다.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Nous cherchons désespérément l'approbation de nos pairs.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Pragniemy, by nasi rówieśnicy nas akceptowali.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Prahneme po uznání našich vrstevníků.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Tânjim după acceptul colegilor.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Vi törstar efter godkännande från våra kamrater.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.We hunkeren naar de goedkeuring van onze leeftijdsgenoten.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Wir sehnen uns nach der Anerkennung Gleichaltriger.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Бажаючи схвалення однолітків і знайомих.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Мы жаждем одобрения наших сверстников.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Търсим одобрението на връстниците си.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.אנו חושקים באישור בני קבוצת הגיל שלנו.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.ونحن نتلهف على موافقة من أقراننا.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.十代にとって 見た目は 世の中に自分を発信する
Bakire Meryem. İnsanoğlu, bütün insanların özgürlüğünü arzulamak zorunda.Човешкото същество трябва да жадува за свободата на всички хора.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.la natura è una risorsa.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.La naturaleza sirve para hacer cosas que se pueden vender y comprar.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.La nature est faite de choses à utiliser et à gérer.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr."Πώς μπορούμε να σώσουμε την βιομηχανική οικονομία, και ωω, θα ήταν ωραία αν είχαμε ακόμα πλανήτη."
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.Природа - ресурс, которым нужно управлять и его использовать.
Çünkü arzulamak yardım etmiyecek"desearía tener brazos y piernas", "desearía tener brazos y piernas", porque no ayudaría para nada.
Çünkü arzulamak yardım etmiyecekDesejar não ajuda muito.
Çünkü arzulamak yardım etmiyecek'pasti ini akan membantu saya' ...
Çünkü arzulamak yardım etmiyecekProtože tohle nepomůže.
Çünkü arzulamak yardım etmiyecek"أتمنى لو كان لدي ذراعين وساقين" ، "أتمنى لو كان لدي ذراعين وساقين،" لكن هذا لن يؤدي إلى نتيجة على الإطلاق.
İnsanoğlu, bütün insanların özgürlüğünü arzulamak zorunda.- Naprawdę? - Co to znaczy bakunin?
İnsanoğlu, bütün insanların özgürlüğünü arzulamak zorunda.- Res? - Kaj bakunin pomeni?
İnsanoğlu, bütün insanların özgürlüğünü arzulamak zorunda.Svoboda všech lidí musí být touhou každého člověka.
İnsanoğlu, bütün insanların özgürlüğünü arzulamak zorunda.Ο άνθρωπος πρέπει να επιθυμεί την ελευθερία όλων των ανδρών.
Pazar daha da önemli olacaktýr. Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.är rotade i samma kulturella lĂśgn att naturen är en resurs.
Pazar daha da önemli olacaktýr. Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.Greenpeace, Sierra Club a iné -- pramení v tej istej kultúrnej lži, že príroda sú vlastne zdroje.
Pazar daha da önemli olacaktýr. Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.(마이클 베커 / '혁명의 점화' 공동저자) 자연은 관리하고 사용하는 것이라고 보는 겁니다.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Ale pragnienie bycia pięknym to nic złego
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Aunque también... Desear ser bonita no es algo malo.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Aunque también... Desear ser bonita no es algo malo.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Beh, però... il desiderio di essere belle non è un male di per sé.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Et aussi... Désirer être belle ce n'est pas une si mauvaise chose.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Lagipula Keinginan untuk cantik bukan hal yang buruk
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Mơ ước làm đẹp không phải là chuyện xấu
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.Szóval szerintem... A szépség utáni vágy nem bűn.
Yine de... ...güzel olmayı arzulamak kötü bir şey değil.الرغبة في أن تصبح جميل ليس أمر سيئ
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod