arttırma ile cümle
arttırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da adanın konumu ile ilgili soru işaretlerini arttırmaktadır.See hajutas nende tähelepanu Hawaii saari puudutavate sõnumite osas veelgi.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Maitse parandamiseks lisatakse sellele sageli sidrunit.
Ayrıca özsaygı, yaşam kalitesini arttırma isteği, kendine güvende motivasyonu sağlar.Ka enesearmastus kiidab voorusliku elu heaks ja motiveerib seda.
Dönüş hızını arttırmak için rulmanlı göbek sistemleri kullanılır.Mootori kiiruse muutmiseks tuleb kasutada sagedusmuundurit.
Bu surette verici gücümüzü arttırmadan alan şiddetimizi arttırmış olacağız.Sel viisil kõrvaldame iga võimaluse meie võimu vastu mässu tõsta!
İlk üye sayısı on ikiydi fakat kısa zamanda bu sayı arttırmayı başarmışlardı.Seltsi kuulus 120 tohtrit, hiljem hakkas see arv kiiresti kasvama.
Altların boyutlarını her iki taraftan arttırma miktarıØkning av størrelse på barn på hver side
Altların boyutlarını yukarı ve aşağı arttırma miktarıHvor mye barnets størrelse skal økes på topp og bunn
Ama ben bunu arttırmak istedim.Aber ich wollte ihm etwas zeigen, das ihn bereichert.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Chciałem wzbogacić jego percepcję.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Dar am vrut să încerc să-l îmbogăţesc.
Ama ben bunu arttırmak istedim.De azért megpróbálom ezzel az élménnyel gazdagabbá tenni.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Ik probeerde hem iets te leren.
Ama ben bunu arttırmak istedim.J'ai voulu essayer de le cultiver.
Ama ben bunu arttırmak istedim.저는 제 아들에게 좋은 교육의 기회를 주려고 했어요.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Ma io volevo provare a arricchirlo.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Pero quería tratar de enriquecerlo.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Tetapi saya mau mencoba dan memperkaya dirinya.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Αλλά ήθελα να προσπαθήσω και να τον μορφώσω.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Але я хотів спробувати збагатити його.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Но исках да опитам да го обогатя.
Ama ben bunu arttırmak istedim.Но я хотел, чтобы он еще и вынес что-нибудь полезное из этого.
Ama ben bunu arttırmak istedim.אבל אני רציתי לנסות ולהרחיב את השכלתו.
Ama ben bunu arttırmak istedim.إني أريد أن أغني معرفته.
Ama ben bunu arttırmak istedim.学校の数学の授業では
Ama hiçbir ilerleme yok. Tek yaptığın Prenses'in popülaritesini arttırmak.شعبيت الاميرة في تزايد مستمر
Anlaşılır değil mi? Öz ısı, bir gramın sıcaklığını bir derece arttırmak için gereken enerjidir.Měrná tepelná kapacita je množství energie na hmotnost a teplotu, které potřebujeme k ohřátí o jeden stupeň.
Arttırıyoruz. Eğer 50 arttırırsak, 200 olur, yani 25 daha arttırmamız gerekir. .Hvis elevtallet var steget med 50, ville det nye tal være 200, så det er steget med 25 mere end 50.
Arttırıyoruz. Eğer 50 arttırırsak, 200 olur, yani 25 daha arttırmamız gerekir. .Pri zvýšení o 50 dostaneme 200, takže pridáme ešte o 25 viac.
Arttırıyoruz. Eğer 50 arttırırsak, 200 olur, yani 25 daha arttırmamız gerekir. .Při zvýšení o 50 dostaneme 200, takže přidáme ještě o 25 víc.
Aslında 2'şer arttırmayalım, haydi x'i 8 olarak alalım.Na verdade, só para não aumentar em dois, faremos x = 8.
Aslında 2'şer arttırmayalım, haydi x'i 8 olarak alalım.Vlastně, abychom nepostupovali jen po dvou, uděláme, že "x" je rovno 8.
Aslında 2'şer arttırmayalım, haydi x'i 8 olarak alalım.지금까지 X의 값이 2씩 늘어났으니, X가 8일 때 Y값을
Aslında 2'şer arttırmayalım, haydi x'i 8 olarak alalım.Всъщност, само за да не отидем нагоре с 2, нека да направим x да е равно на 8.
Aslında 2'şer arttırmayalım, haydi x'i 8 olarak alalım.في الواقع، حتى لا نرتفع بمقدار 2، دعونا نقول ان x = 8
Aslında, gelecek yüzyılda bu gezegende hala varolmak istiyorsak, bu sayıyı arttırmamız gerekir bence.사실, 우리가 다음 세대에 이 행성에서 살아가려면 그 시간을 크게 늘려야 한다고 생각해요.
Aslında, gelecek yüzyılda bu gezegende hala varolmak istiyorsak, bu sayıyı arttırmamız gerekir bence.Uważam, że jeśli chcemy przetrwać kolejny wiek na tej planecie, musimy zdecydowanie poprawić ten wynik.
Aslında, gelecek yüzyılda bu gezegende hala varolmak istiyorsak, bu sayıyı arttırmamız gerekir bence.Vlastně věřím, že chceme-li přežít příští století na této planetě, musíme tento čas dramaticky navýšit.
Aslında, gelecek yüzyılda bu gezegende hala varolmak istiyorsak, bu sayıyı arttırmamız gerekir bence.למעשה, אני מאמינה שאם אנחנו רוצים לשרוד את המאה הבאה על הכוכב הזה, אנחנו צריכים להגביר דרמטית את הכמות הזו.
Aslında, gelecek yüzyılda bu gezegende hala varolmak istiyorsak, bu sayıyı arttırmamız gerekir bence.في الواقع، فأنا أؤمن بأننا لو أردنا الحياة لقرن قادم على هذا الكوكب، علينا زيادة ذلك الإجمالي بشكل كبير.
Aslında, gelecek yüzyılda bu gezegende hala varolmak istiyorsak, bu sayıyı arttırmamız gerekir bence.この量を劇的に増やす必要が あると考えています 私の計算では
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Deci ce face este, defapt-- e ca şi umflarea unui balon, face volumul plămânilor mei mai mare.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Je to ako keď nafukujeme balón, zväčšujeme ho, tak isto ako objem pľúc.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Je to vlastně jako nafouknout balónek, vytvořit prostor pro zvětšení plic.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.즉, 이것이 하는 것은 근본적으로 - 풍선을 잡아 늘리는 것과 같이, 폐의 부피를 크게 만드는 것입니다.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.To mniej więcej tak, jakby rozciągnąć balon, zwiększyć objętość płuc.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Ось що вона робить. Легені надуваються, як повітряна кулька і стають більшими в об'ємі.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.Т.е. това, което се случва е - все едно надуваме балон, обема на белите дробове се увеличава.
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.הריאות גדלות. בזמן שהסרעפת מתכווצת והיא מתיישרת ונעשית פחות קמורה, וזה יוצר
Aslında yaptığı şey, balonu şişrmesi yani akciğerlerin hacmini arttırmasıdır.فما تفعله هو تحديدا- شد البالون لمسافة أكبر لتكبير حجمه
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Creste de asemenea fixarea de dioxid de carbon, izolând câțiva dintre agențiii poluanți din aer.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Está también incrementanto el equilibrio de CO2, captando algunos de los contaminantes volátiles.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Het doet het vastzetten van CO2 toenemen, filtert wat van de luchtvervuiling.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.또 이 식물들은 이산화탄소를 고정, 흡수하고 대기중에서 발생한 오염물질을 격리시키기도 합니다.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Oazy to także kontrolowanie CO2, odizolowanie niektórych zanieczyszczeń w powietrzu.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.On augmente aussi le traitement du CO2 en emprisonnant quelques polluants aériens.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Sie binden auch CO2, indem sie einige der Schadstoffe in der Luft aufnehmen.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Sta anche aumentando il fissaggio di CO2, intercettando alcuni degli inquinanti trasmessi per via aerea.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Também aumenta a fixação do CO2, que aprisiona os poluentes que há no ar.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Ugyancsak növeli a szén-dioxid-lekötést, elkülönítve ezzel a levegőben lévő szennyeződések egy részét.