Sonunda 0'a ulaşıyor ve şimdi eğim tekrar artmaya başlıyor.Mas ela vai a zero e, então, a inclinação aumenta de novo
Sonunda 0'a ulaşıyor ve şimdi eğim tekrar artmaya başlıyor.ואז השיפוע מקבל את הערך 0 בנקודה השטוחה ביותר ואז הוא מתחיל לגדול בחזרה.
Sonunda 0'a ulaşıyor ve şimdi eğim tekrar artmaya başlıyor.ولكنه يصبح مساويا لصفر والان الميل يزداد مرة أخرى
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Ahora seguimos limitados por los tramos, pero nuestra meta es incrementar esos tramos con el tiempo.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Chúng tôi vẫn còn nhiều hạn chế về khoảng cách nhưng mục tiêu đặt ra là làm sao để tăng các khoảng cách đó
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.În momentul de faţă suntem limitaţi de distanţe dar ţelul nostru în timp este să le mărim.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.현재로서는 재생 범위가 제한적입니다. 우리의 목표는 그 범위를 점차 늘려가는 것입니다.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Vi är just nu avståndsmässigt begränsade, men vårt mål är att öka avstånden över tid.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Vi er begrænset af afstande lige nu, men vores mål er faktisk at forøge disse afstande med tiden.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.V tuto chvíli jsme limitováni vzdálenostmi, ale naším cílem je časem tyto vzdálenosti zvětšit.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.We worden nu beperkt door afstanden, maar ons doel is die afstanden te gaan vergroten.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Έχουμε περιορισμένες βλέψεις αυτή τη στιγμή, αλλά ο στόχος μας είναι να τις αυξήσουμε με τον καιρό.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.В момента сме ограничени с разстоянията, но целта ни е всъщност с времето да увеличаваме тези разстояния.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Ми зараз обмежені щодо відстаней, але наша мета - з часом збільшити ці відстані.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.Мы ограничены расстоянием сейчас, но нашей целью является увеличение этого расстояния со временем.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.نحن الان محددين في أطوال المواد وهدفنا الحالي هو زيادة تلك الاطوال مع الوقت.
Şu an mesafeler konusunda kısıtlıyız, ama hedefimiz zaman içinde bu mesafelerin artmasını sağlayabilmek.目標は その大きさを広げていくことです 高性能な生体材料の使用がだめなら
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaAz elmúlt 17 évben egyre nőtt a vízszükséglet, és ma már évente több
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaDopyt po vode sa v priebehu posledných 17 rokov zvýšil a činí viac
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaEfterspørgslen efter vand har været stigende i de seneste 17 år og ligger
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaPe deasupra, apa de mare a început să se infiltreze, poluând şi proviziile care mai există.
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaPotreba po vodi se zadnjih 17 let povečuje in znaša več kot 100 milijonov
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaVattenbehovet har ökat under de senaste 17 åren och är nu över 100 miljoner kubikmeter sötvatten per år.
Su talebi son 17 yıldır artmakta olup, tatlı su talebi yıldaТърсенето на вода
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.A ak toto číslo narastie, bude to úžasné.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.A bude skvělé, když toto číslo poroste.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Dan sangat baik bila angka ini bisa naik.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Dus is het geweldig als dit getal stijgt.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Ed è una cosa positiva che questo numero aumenti.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.És ez nagyszerű, másrészt emeli számot.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Es ist toll, dass diese Nummer steigt.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Et c'est une bonne chose que ce chiffre augmente.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Jest więc bardzo ważne aby ta liczba się zwiększyła.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.이 수치를 늘리는 것은 멋진 일이죠.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Será ótimo que este número aumente.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Și este un lucru grozav ca acest număr să crească.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Và quả là một điều tuyệt vời nếu con số này tăng lên.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Y es una gran cosa que este número aumente.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Και είναι καλό να αυξάνει αυτός ο αριθμός.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.И если эта цифра растёт - так это же прекрасно!
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.И това би било чудесно.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.Намагатися, щоб це число зростало - дуже благородна справа.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.וזה דבר מעולה שהמספרים האלה עולים.
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.وإنه لشئ عظيم أن يرتفع هذا الرقم .
Tabi bu bileşenin artması için de harika bir ortam.豊かな国 おそらく上位の10億人については
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.Bien sûr, cela aide que la peur d'un échec public diminue quand le nombre d'idées ayant raté augmente.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.Desigur ajuta faptul ca teama de esec public scade pe masura ce numarul de idei care au esuat creste.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.실패한 아이디어가 늘어날수록 실패에 대한 대중의 두려움도 줄어들겠죠.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.Naturalmente, il fatto che la paura del fallimento diminuisca all'aumentare del numero di idee fallite aiuta.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.Natürlich hilft es, dass die Angst vor öffentlich Fehlschlägen abnimmt, je mehr Ideen fehlschlagen.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.Конечно помогает то, что боязнь публичной неудачи тем меньше, чем больше количество провалившихся идей.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.Разбира се, помага, че страхът от публичен провал намалява с увеличаването на броя провалени идеи.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.ברור שעוזר שהפחד מפני כשלון ציבורי קטן כשמספר הרעיונות שנכשלו עולה.
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.وبالطبع هذا يحد من مخاوف الفشل العام حيث أن العديد من الأفكار التي فشلت في إزدياد
Tabii ki işe yaramayan fikirlerin artmasıyla, halk önüne işe yaramayan fikir koyma korkusu azalıyor.社会に対する不安を 減らしたいと思います。 私は事業を興すのに夢中になっていました。
Taşımacılık, özellikle de karayolu taşımacılığı için olan talep artmaktadır.As necessidades de transporte, especialmente o rodoviário, estão a aumentar rapidamente.
Taşımacılık, özellikle de karayolu taşımacılığı için olan talep artmaktadır.A szállítás, különösen a közúti szállítás iránti igény gyorsan növekszik.
Taşımacılık, özellikle de karayolu taşımacılığı için olan talep artmaktadır.Der Bedarf an Transportmi eln, insbesondere Straßentransport, steigt schnell an.
Taşımacılık, özellikle de karayolu taşımacılığı için olan talep artmaktadır.De vraag naar vervoer, met name naar vervoer over de weg, groeit snel.
Taşımacılık, özellikle de karayolu taşımacılığı için olan talep artmaktadır.Dopyt po doprave, predovšetkým cestnej doprave, prudko rastie.