Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Dit laat zien dat de groei van onze emissies aan het versnellen is.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Ez azt mutatja, hogy a károsanyag-kibocsátás növekedési üteme egyre gyorsul.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Guardate come il tasso di crescita delle nostre emissioni sta accelerando.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Hal ini menunjukkan bahwa laju pertumbuhan emisi semakin cepat.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Hier ist dargestellt, dass die Wachstumsrate unserer Emissionen sich beschleunigt.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.이 그래프는 온실가스 배출 증가율의 가속화를 보여주고 있다.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Lo que muestra es que el ritmo del incremento de nuestras emisiones se está acelerando.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Pokazuje że szybkość zwiększania się emisji wzrasta.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Данная диаграмма показывает, что уровень выбросов увеличивается.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.Тя показва, че степента на растеж на нашите емисии се повишава.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.מה שזה מראה זה שקצב הגדילה של הפליטות שלנו עולה,
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.و ذلك بدل على أن معدل زيادة الإنبعاثات يتسارع.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.最悪だと思われていた 数年前よりも
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.L’aumento della domanda di trattamento per consumo di cannabis non sembra avere una spiegazione semplice.
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.Padrões globais da procura de tratamento
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.Tuoreimpien tietojen perusteella kasvusuuntaus vaikuttaa kuitenkin olevan tasaantumassa.
Bununla beraber, artma eğilimi en yeni verilerde dengelenir gibi görünmektedir.Zdá sa však, že stúpajúci trend sa stabilizuje vo väčšine nedávnych údajov.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .E ele realmente continuou a corrida até 2006, onde subiu 80% em relação a 2000.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .En het bleef zelfs stijgen tot 2006, waar het omhoog ging met 80% vergeleken met 2000.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .I rzeczywiście kontynuowano pęd w górę aż do 2006r., gdy podskoczyło o 80% w porównaniu do roku 2000.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .Růst pokračoval do roku 2006, ...kdy to bylo vzhledem k roku 2000 o 80% více.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .Και στην πραγματικότητα συνέχισε να αυξάνεται μέχρι το 2006, όπου και είχε αυξηθεί 80% σε σχέση με το 2000.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .И продължава до 80% за периода 2000-2006 г.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .І вони продовжували рости до 2006 року, коли вони зросли до 80% порівняно з 2000 р.
Bununla da kalmadığı gibi bu oran 2006'ya kadar artmaya devam etmiş ve %80'e kadar çıkmış. .それは2000年から相対的に80%上がりました。 それは異様です。
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.De belangrijkste reden is het toegenomen maatschappelijk bewustzijn.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.Der Hauptgrund ist erhöhte Achtsamkeit.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.La principal causa es la sensibilización.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.Najważniejszą przyczyną jest zwiększona świadomość.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.O principal motivo é a maior conscientização.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Além disso, o número de espécies alóctones invasivas na região continua a aumentar.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Continua inoltre ad aumentare nella regione il numero di specie esotiche invasive.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Daar komt bij dat het aantal invasieve uitheemse soorten in de regio blijft stijgen.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Darüber hinaus nimmt die Zahl invasiver Arten in der Region weiterhin zu.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Dessutom fortsätter antalet invasiva främmande arter att öka i regionen.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Dodatkowo wzrasta w regionie liczba inwazyjnych gatunków obcych.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Ezenkívül, az invazív idegen fajok száma tovább n5 a régióban.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.În plus, num rul de specii alogene invazive din regiune creşte în permanen= .
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Lisäksi ympäristöön leviävien vierasperäisten lajien lukumäärä alueella kasvaa jatkuvasti.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Okrem toho pokračuje nárast počtu inváznych cudzích druhov v regióne.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Par ailleurs, dans cette région, le nombre d’espèces al logènes envahissantes ne cesse d’augmenter.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Poleg tega še naprej narašča število invazivnih tujih vrst v regiji.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.Por otra parte sigue creciendo el número de especies alóctonas invasoras en la región.
Bunun yanı sıra, bölgedeki istilacı yabancı türlerin sayı sı da artmaya devam etmektedir.V regionu také dále na rA s tá počet invazních, cizorodých d ru h A .
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.저에게 있어, 이 두 가지는 확실한 증거입니다. 바로 CO2가 증가할 때 이 멸종들이 일어났다는 겁니다.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Dwie rzeczy są dla mnie naprawdę oczywiste. Jedna to związek wzrostu CO2 z wymieraniem.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Er zijn twee dingen die hier heel duidelijk voor me zijn deze uitstervingen gebeuren wanneer de CO2 toeneemt.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Mielestäni kaksi asiaa selviää tästä: sukupuutot tapahtuvat, kun CO2 lisääntyy.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Og to ting, som virkelig er klart for mig, er, at disse udslettelser finder sted, når CO2 går op.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Sunt două lucruri care îmi sunt foarte evidente, anume că aceste extincții se petrec atunci când CO2 crește.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.Và đây là 2 thứ thật sự là chứng cứ cho tôi, đó là những vụ tuyệt chủng này xảy ra khi nồng độ CO2 tăng lên.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.ויש פה שני דברים שהם מבחינתי ראייתיים, שההכחדות האלה קורות כשרמות הפחמן-דו חמצני עולות.
Burada bana göre oldukça açık olan iki şey var: bu yok oluşlar karbondioksitin artmasıyla meydana geliyor.これらの絶滅は二酸化炭素が 上昇している時期に起きたこと そして二つ目は ここにはありませんが
Burada satış çok hızlı artmaya başlar.판매량이 기하급수적으로 늘어나 치솟기 시작합니다
Burada satış çok hızlı artmaya başlar.حيث تنمو المبيعات باطراد وتبدأ فعليًّا بالارتفاع المفاجئ.
Burada satış çok hızlı artmaya başlar.これは市場に存在しなかったものが 急に現れた時に起こります
Burada yatayımsı, negatif oluyor, ve daha negatif. Büküm noktasından sonra, tekrar artmaya başlıyor.انه مسطحاً هناك، ويصبح سالباً، اكثر سالبية، اكثر
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Det handlar inte bara om när du tar en tablett, din förmåga och smärta blir bättre.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Det handler ikke bare om tage en pille og så klarer man sig bedre.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.Es geht nicht nur darum, eine Pille zu nehmen und Ihre Leistungen und ihre Schmerzen werden besser.