artmış ile cümle
artmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
miktarları Avrupa düzeyinde genel olarak artmıştır (90).90 σε ευρωpiαϊκό εpiίpiεδο (
miktarları Avrupa düzeyinde genel olarak artmıştır (90). Bupočty záchytů, tak i množství zabaveného kokainu (90).
miktarları Avrupa düzeyinde genel olarak artmıştır (90).markanta ökningar i Spanien och Portugal.
miktarları Avrupa düzeyinde genel olarak artmıştır (90).yleisesti (90).
Neden Seol'un sevdiği yiyeceklerin fiyatı artmış sanki?Je n'ai acheté que des choses que Seol aime.
Neden Seol'un sevdiği yiyeceklerin fiyatı artmış sanki?Miért ment fel azoknak az ára, amit Seol szeret?
Neden Seol'un sevdiği yiyeceklerin fiyatı artmış sanki?Γιατί ανέβηκαν οι τιμές σε όλα τα φαγητά που αρέσουν στη Σολ;
Neden Seol'un sevdiği yiyeceklerin fiyatı artmış sanki?لماذا ارتفع ثمن جميع مكونات الاطباق التي تحبها سول؟
Ocak ayından bu yana %25 artmış durumda.1월부터 총기 판매가 거의 25퍼센트 증가했다고 합니다.
Ocak ayından bu yana %25 artmış durumda.שעורך בדיקות רקע, עלו כמעט ב-25 אחוז מאז ינואר.
Ocak ayından bu yana %25 artmış durumda.الذي يقوم بتحريات عن الموضوع ذكر أن نسبة المتاجره بالأسلحه قد زادت 25% منذ شهر يناير.
Ocak ayından bu yana %25 artmış durumda.精管カットは 48%増えているとの報告が
Odaklanmam ve verimliliğim de artmıştı.Als Autor bin ich produktiver und kreativer, konzentrierter und effizienter.
Odaklanmam ve verimliliğim de artmıştı.הרבה יותר מרוכז וגם הרבה יותר יעיל
O doğduğunda, kendinize sadık iyi bir adam yetiştirmek için uğraştınız. Ve o öldüğünde, bağımlılık artmıştır.Όταν γεννήθηκε, αφιερωθήκατε στην ανατροφή ενός καλού ατόμου. και όταν πέθανε, η αφοσίωση αυξήθηκε.
olup, opioid bağımlılığının tedavisinde kullanımı son yıllarda artmıştır (bkz.Åtgärder för att minska narkotikans skadeverkningar
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Che sono maggiormente a rischio di infezione e di sviluppare tumori.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.De har ökad risk för infektioner, ökad risk för sjukdom.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Họ dễ bị rủi ro về nhiểm bệnh, tăng lên về tính ác tính.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Ils ont un risque accru d'infection, un risque accru de cancer.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Jsou vystaveni vyššímu riziku infekce a zhoubného bujení.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.감염의 위험과 악성 종양의 위엄이 증가하게 됩니다.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Mayor riesgo de infección, aumento del riesgo de malignidad.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Prezintă un risc ridicat de infecție, de apariție a tumorilor maligne.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Sie tragen ein erhöhtes Risiko für Infektionen und bösartige Tumore.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Um risco acrescido de infeção, um risco acrescido de malignidade.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Zij hebben een verhoogd risico op infectie en op kwaadaardigheid.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Zwiększone ryzyko infekcji, zwiększone ryzyko przerzutów nowotworów.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.В них збільшується ризик інфекції, зростає ризик онкології.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.Те имат по-висок риск към инфекции и злокачествени образувания.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.У них повышенный риск инфицирования и образования злокачественных опухолей.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.יש להם סיכון מוגבר לזיהום, סיכון מוגבר לגידולים.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.لديهم زيادة خطر العدوى ، وزيادة خطر الأمراض الخبيثة.
Onlarda artmış enfeksiyon riski ve kanser riski vardır.顔は心臓 肝臓 肺と違って
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak kullanımı 2000’le 2005 arasında % 34 artmıştır.Abfallrecycling und Abfallvermeidung sind eng verknüpft mit dem Verbrauch von Stoffen und Material.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak kullanımı 2000’le 2005 arasında % 34 artmıştır.Napríklad v
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak kullanımı 2000’le 2005 arasında % 34 artmıştır.Por ejemplo, en la UE-12 el uso de recursos aumentó un 34% entre 2000 y 2007.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak kullanımı 2000’le 2005 arasında % 34 artmıştır.Zo is tussen 2000 en 2007 het gebruik van hulpbronnen in de EU-12 lidstaten gestegen met 34 %.
Ortalama sıcaklıklar belki birazcık artmıştır, bu da hava istasyonlarının ölçtüğü gece sıcaklıklarından ötürü.평균 지구온도의 경우 아주 살짝 올랐을 뿐입니다. 야간의 온도변화 때문에
Ortalama sıcaklıklar belki birazcık artmıştır, bu da hava istasyonlarının ölçtüğü gece sıcaklıklarından ötürü.הטמפרטורה הממוצעת עלתה ממש במעט, (וגם זה) בגלל שהטמפרטורות בשעות הלילה
Ortalama sıcaklıklar belki birazcık artmıştır, bu da hava istasyonlarının ölçtüğü gece sıcaklıklarından ötürü.فقط متوسط الحرارة ارتفع قليلا، بسبب أن الحرارة في الليل
Ortalama sıcaklıklar belki birazcık artmıştır, bu da hava istasyonlarının ölçtüğü gece sıcaklıklarından ötürü.上昇していますが 観測所の夜間気温が ほんの少し上昇しているからです
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Deci, in aceasta privinta, consumerismul colectiv si-a luat cu adevarat zborul.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Donc, à cet égard, le consumérisme coopératif a réellement pris son envol.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Dus op die manier heeft coöperatief consumentisme een vlucht genomen.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.In diesem Sinne hat sich kooperatives Verbraucherverhalten wirklich durchgesetzt.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.그런 의미에서 협동적 소비주의는 정말 활성화되었죠.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Por lo tanto, en este sentido, el consumismo cooperativo ha despegado.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Quindi sotto questo punto di vista, il consumo cooperativo è veramente decollato.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Tak więc naprawdę zaczął działać zorganizowany konsumizm.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Από αυτή την οπτική, ο συλλογικός καταναλωτισμός έχει αυξηθεί.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Однако, это тот аспект, в котором совместное потребление было проигнорировано.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.Така че, в този смисъл, кооперативният консумеризъм наистина излетя.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.אז במובן זה, הצרכנות הקואופרטיבית באמת תפסה תנופה.
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.لذا وفي هذا السياق فقد بدأ الإستهلاك التعاوني حقاً
Öyleyse, bu açıdan bakarsak, işbirlikçi tüketim gerçekten de artmış.始まっていると言えます 消費者は 欲しい物を
Parası %10 artmış.이는 10%가 자랐지.
Parası %10 artmış.Částka se zvětšila o 10%.
Parası %10 artmış.Det voksede med 10 procent.
Parası %10 artmış.Ele cresceu em 10%.