İdeal Gaz Yasası'na göre basınç düştükçe, gaz hacmi artar.Równanie Clapeyrona sugeruje, że wraz ze spadkiem ciśnienia objętość gazu wzrasta.
İdeal Gaz Yasası'na göre basınç düştükçe, gaz hacmi artar.Zakon idealnega plina pravi, da s padanjem tlaka narašča prostornina plina.
İdeal Gaz Yasası'na göre basınç düştükçe, gaz hacmi artar.Закон идеального газа гласит, что с уменьшением давления объём газа увеличивается.
İdeal Gaz Yasası'na göre basınç düştükçe, gaz hacmi artar.עכשיו, חוק הגז האידיאלי מראה שכשהלחץ פוחת, נפח הגז עולה,
İdeal Gaz Yasası'na göre basınç düştükçe, gaz hacmi artar.و الآن يطبق قانون الغازات المثالية أنه و بانخفاض الضغط يرتفع حجم الغاز
İdeal Gaz Yasası'na göre basınç düştükçe, gaz hacmi artar.気圧が下がるにつれ 気体の体積は増える 上昇するのが速すぎると
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.De går op eller ned lige hurtigt. De har dog forskellige y-skæringspunkter.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Elas meio que aumentam ou diminuem na mesma taxa. Mas elas tem diferentes y interceptores.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Stoupají nebo klesají ve stejném sklonu, ale mají odlišné průsečíky s osou y.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Stúpajú alebo klesajú v rovnakom sklone, no majú odlišné priesečníky s osou y.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Tipo vanno verso l'alto o verso il basso allo stesso modo. Ma hanno un'intercetta y diversa.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Wznoszą się lub opadają w takim samym tempie. Ale mają różne wyrazy wolne.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.요컨대, 똑같은 정도로 증가하거나 감소한다는 것입니다 하지만 두 선들은 다른 y 절편 값을 가지고 있습니다
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Един вид растат или намаляват с еднаква скорост, но имат различни пресечни точки с ординатата.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.Итак, сейчас у нас на плоскости находятся только две прямые, которые никогда не пересекутся.
İki doğrunun X değeri de aynı oranda artar tek farkları doğruların Y eksenini kestiği noktalar farklıdır.هما عبارة عن زيادة او نقصان بنفس النسبة لكن لهما تقاطعات y مختلفة
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.1, 2, 3, 4, となっています.
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.2 번 째 자리수입니다
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.Ale stejně, pamatujte, toto --- budu to víc probírat příště.
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.Alles an der zweiten Stelle.
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.Ezen a második számjegyen.
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.Pero vamos desde un 9, 8, 7, 6, 5, en éste dígito.
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor. Sizce de çok ilginç değil mi?Mais nous allons partir d'un neuf, huit, sept, six, cinq sur ce chiffre, sur le deuxième chiffre.
İlk basamaklar da 1,2,3,4 diye artarak gidiyor.في العدد الثاني
İngiltere Bankası'nın ardından rezerv oranı % 20, o zaman para arzı artarsaKdyž pak BoE poměr zvýší na 20 %, může celková peněžní zásoba vzrůst jen na pětinásobek hotovosti v ekonomice.
Kapkek satın almak isteyen müşteri çok, fiyatı 2 $'a yükseltebilirim, böylece karlılığım da artar.Lidé chtějí cupcaky tak moc, že bych mohl zvýšit ceny na 2 dolary. To zlepší mou návratnost aktiva.
Kapkek satın almak isteyen müşteri çok, fiyatı 2 $'a yükseltebilirim, böylece karlılığım da artar.Люди хочуть кекси,так що я міг би підняти ціни до $ 2. Це покращує моє повернення активів.
Kapkek satın almak isteyen müşteri çok, fiyatı 2 $'a yükseltebilirim, böylece karlılığım da artar.これは、私の投資リターンを上昇させます。 イムランも馬鹿ではないので、同じ事をするでしょう。2ドルに値上げします。
Karışımdaki kimyasal çeşitlilik artar, giderek yıkaması çok zor olan siyah katrana dönüşür.씻어내기 어려운 검은색의 타르 같은 훨씬 더 다양한 분자의 조합을 형성합니다
Karışımdaki kimyasal çeşitlilik artar, giderek yıkaması çok zor olan siyah katrana dönüşür.Molekülen machen, die dann dieses dicke, teerige Zeug in Ihrer Pfanne formen, ok, das schwer abzuwaschen ist.
Karışımdaki kimyasal çeşitlilik artar, giderek yıkaması çok zor olan siyah katrana dönüşür.של מולקולות שיוצרות סוג של חומר שחור ודמוי-זפת במחבת שקשה לנקות. אז כך
Karışımdaki kimyasal çeşitlilik artar, giderek yıkaması çok zor olan siyah katrana dönüşür.من الجزيئات التي تنتج هذا النوع من القطران في مقلاتك، صحيح، والذي يصعب غسله.
Karışımdaki kimyasal çeşitlilik artar, giderek yıkaması çok zor olan siyah katrana dönüşür.鍋の中に残されます これは洗い流すのも大変です 生命の起源はこんなふうだったでしょう
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.I loro conti, sia nazionali che esteri, fruttano ogni giorno, ogni minuto, ogni secondo.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Mert a pénzügyi mérlegük minden nap, minden percben, minden másodpercben ingadozik.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Parce que leurs comptes sont renfloués chaque jour, chaque minute, chaque seconde.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Saldo bank mereka selalu meningkat setiap detik di negara ini maupun diluar negeri
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.Vì trong mỗi phút mỗi giây, kim ngạch trong và ngoài nước vẫn đang biến đổi không ngừng.
Kasalarındaki para her saniye ülke çapında ve yurt dışında artar.فوائدهم فى البنك تزداد كل ثانية على المستوى المحلى كما يحدث أيضاً على المستوى الدولى
Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyorCelkom určite tak urýchľujeme mieru inovácie.
Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyorChúng ta chắc chắn sẽ đẩy nhanh tốc độ đổi mới.
Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyor우리는 분명 혁신의 속도를 빠르게 진행시키는 것입니다.
Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyorאנחנו לבטח מאיצים את קצב החידוש.
Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyorنحن سنصل بصورة أسرع من أي معدل للتطور .
Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyorありがとうございました
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Ingen vill prata om det, och ju mindre du pratar om det, ju mer har du av det.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Ingen vil tale om det, og jo mindre man taler om det, jo mere har man det.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Không ai muốn nói về điều đó, và bạn càng ít nói về nó, bạn càng có nó nhiều hơn.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.수치심에 대해 말하는 것을 좋아하는 사람은 없지만 수치심에 대해 말을 안하는 사람일수록 수치심을 더 많이 가지고 있죠.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Kukaan ei halua puhua siitä, ja mitä vähemmän puhut sitä enemmän sitä tunnet.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nadie quiere hablar de ello y cuanto menos lo hablas, más lo sientes.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nessuno ne vuole parlare, e meno ne parli, più ne hai.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Niemand möchte darüber reden, und je weniger man darüber redet, umso mehr hat man sie.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Niemand wil erover praten en hoe minder je erover praat, des te meer je er last van hebt.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nihče ne želi govoriti o njem in manj kot govorimo o njem, več ga imamo.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nikdo o tom nechce mluvit, a čím méně o tom mluvíte, tím víc to na vás sedá.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nikt nie chce o tym rozmawiać, a im mniej o tym rozmawiasz, tym więcej tego masz.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nikto o tom nechce hovoriť, a čím menej o tom hovoríte, tým viac to cítite.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Nimeni nu vrea să vorbească de ea şi cu cât vorbeşti mai puţin de ea cu atât mai mult o simţi.
Kimse bu konuda konuşmak istemez, ve ne kadar az konuşursanız, utancınız o kadar artar.Ninguém quer falar nisso, e quanto menos falamos nisso mais vergonha temos.