Ana içeriğe geç
Sözlük

arta ile cümle

arta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.Αυτός μας λέει ότι η εντροπία, η οποία μετράει τη διαταραχή ενός συστήματος, θα μεγαλώνει συνεχώς.
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.Він вказує, що ентропія, що представляє собою міру безпорядку, чи хаосу, в системі, завжди зростає.
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.Он гласит, что энтропия, представляющая собой меру беспорядка, или хаоса, в системе, всегда возрастает.
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.Това казва, че ентропията, което е мярка за безредие на една система, винаги ще се увеличава.
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.הוא אומר שאנטרופיה, שהיא המידה לאי-סדר במערכת, תמיד עולה.
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.إنه يقول بأن الكون، الذي هو قياس لإضطراب النظام، سيرتفع دائما.
Bu kanun derki entropi, sistemin düzensizliğinin ölçülmesinin bir ölçütüdür ki, herzaman artar.システムの無秩序度を表すエントロピーは 常に増大しています マーケティングでも同じです
Bu kanunlar ortadan kalkmayacak, aksine artacak.Così,non ti libererai di queste leggi, al contrario,si moltiplicheranno.
Bu kanunlar ortadan kalkmayacak, aksine artacak.Y creo que si todos hicieran eso, incluso no necesitaría otros dos deseos
Bu, "kimlik hırsızlığı" Kimlik hırsızlığı, bu ülkede ve tüm dünyada en hızlı artan suçlardan biri.Questo è il furto di identità. i furti di identità sono tra i più crescenti globalmente
Bu mantığa uygun bir durum, çünkü x yönünde gittiğinizde, vektör uzunlukları da artar. -Aber, dass, auch, weil Sinn, wie Sie in gehen die X-Richtung, erhöhen die Größenordnungen der Vektoren.
Bu mantığa uygun bir durum, çünkü x yönünde gittiğinizde, vektör uzunlukları da artar. -Ale ma to sens także dlatego, że gdy idziesz w kierunku x, długości wektorów rosną.
Bu mantığa uygun bir durum, çünkü x yönünde gittiğinizde, vektör uzunlukları da artar. -Mas isso faz sentido também, porque se você seguir na direção x, a magnitude do vetor aumenta.
- Bu mantığa uygun bir durum, çünkü x yönünde gittiğinizde, vektör uzunlukları da artar. -Pero eso hace sentido, y, porque mientras vays en la direccion-x, las magnitudes de los vectores aumentan.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Avfall ses därmed allt mer som en produktionsresurs och energikälla.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Depozitate în gropi ecologice de deşeuri Compostate
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Eerst en vooral door een volledige uitvoering van de huidige regelgeving, en vervolgens
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Odloženi Kompostirani z manj š uje vplive na okolje in rabo naravnih virov
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Source : AEE, sur la base de données Eurostat
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.Λιpiασματοpiοιήθηκαν Άλλο ΕΟΠ, βάσει στοιχείων της Eurostat.
Bu nedenle atıklar giderek artan oranda, bir üretim kaynağı ve enerji kaynağı olarak da görülmektedir.По тази причина, отпадъците все повече се разглеждат като производствен ресурси източник на енергия.
Bu nedenle, pay, payda'dan çok daha hızlı artar.Licznik będzie cały czas rósł O wiele szybciej niz mianownik
Bu nedenle, pay, payda'dan çok daha hızlı artar.Takže čitatel bude růst daleko rychleji než jmenovatel.
Bunlar, zamanla artabilir ve bir süre sonra hücrelerin arıza vermesine ya da erken ölmesine sebep olabilir.Тези мутации могат да се натрупат с времето и да нарушат функциите на клетките, дори да умрат преждевременно.
Bunlar, zamanla artabilir ve bir süre sonra hücrelerin arıza vermesine ya da erken ölmesine sebep olabilir.早期の細胞死を引き起こします 身体にはこのDNA損傷に対処する機構が備わっていますが
Bunu değiştirecek, ozmolü artıracak ve sonuçta hacim de artacak.Він змінить це, збільшить число осмолів та, як результат, збільшить об'єм.
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.꽃을 찾아드는 곤충들을 보고... 사람들이 와인에 빠져드는 이야기를 우리는 듣습니다. 숙성해가면서 다양한 향기를 품게되고,
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.集まって来るのです ワインと人間との関係に似ています 成熟するに従って仲間となるのです そして香りも違ってきます
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Daarbij wordt soms gesteld dat dit komt dankzij de toegenomen detentie-aantallen.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Diese Tatsache wird oft in einen Zusammenhang mit den erhöhten Inhaftierungszahlen gestellt.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.E in parte è dovuto all'aumento del tasso di incarcerazione.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.És az egyik forgatókönyv szerint ez részben a börtönbüntetések nagyobb számának köszönhető.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Et on l'attribue en partie parfois, au fait que le taux d'incarcération a augmenté.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.그런데 그 이유는 구금율이 증가됐기 때문이라는 여론이 일부 있죠.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Można więc powiedzieć, że to przez większą liczbę osadzonych w więzieniach.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Někdy se to vysvětluje také vyšší mírou uvězňování.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Och en del av hur det här presenteras är ibland att det handlar om att man ökat antalet fängelsedomar.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.O parte din această poveste este câteodată nivelul crescut al încarcerării.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Parte da explicação para isso é, por vezes, haver uma taxa de encarceramento mais elevada.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Parte de la explicación, se dice que tiene que ver con la mayor tasa de encarcelación.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Và một phần của câu chuyện đó là đôi khi là do tăng thời gian giam giữ.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.Μέρος αυτής της αφήγησης φαίνεται να σχετίζεται μερικές φορές με τ' αυξημένα ποσοστά φυλάκισης.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.И част от тази история понякога е увеличените степени на задържане в затвора.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.И часть этого иногда относят на счёт увеличения количества заключённых.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.והנרטיב של זה בחלקו אומר לפעמים שזה בזכות שיעורי כליאה מוגברים.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.وجزءٌ من تلك الحكاية هو أحياناً ازديادٌ في معدل عدد المساجين.
Bunun bir kısmı da artan hapsetme oranları.この現象は収監率と関係しているといわれます こう信じる人にはどう説明しますか?
Bunun da ötesinde, gelecekteki genişlemelerle birlikte Tuna Nehri’nin AB için stratejikönemi artacaktır.Okrem toho sa strategický význam Dunajapre EÚ v budúcnosti zvýši s nadchádzajúcimrozšírením EÚ.
Bunun da ötesinde, gelecekteki genişlemelerle birlikte Tuna Nehri’nin AB için stratejikönemi artacaktır.Per l'Unione europea, inoltre, l'importanza strategica del Danubio aumenterà inseguito all'allargamento.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Allt fler länder har dock landstäckande nätverk av nål- och sprutprogram.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Čoraz väčší počet krajín má však celoštátne siete NSP.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Cu toate acestea, un num≤r tot mai mare de †≤ri dispun de re†ele de PAS la scar≤ na†ional≤.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Er zijn echter wel steeds meer landen met landelijke OvN-netwerken.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.In der Regel sind die Spritzenausgabestellen in spezialisierten Drogendiensten angesiedelt.
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Neulojen ja ruiskujen vaihto-ohjelmat
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Tű- és fecskendőcsere-programok
Bununla beraber, artan sayıda ülke ulusal İŞP ağlarına sahiptir.Vendar pa ima vedno več držav nacionalne mreže programov injekcijskih igel in brizg.
Bunun olumlu tarafı nedir, biliyor musunuz?' Bence her zaman bilgelik artar.Care-i partea pozitivă aici, ştiţi?" Eu cred că înţelepciunea întotdeauna crește.
Bunun olumlu tarafı nedir, biliyor musunuz?' Bence her zaman bilgelik artar.Co je ta pozitivní část tohohle?" Myslím, že moudrost jde vždycky nahoru.
Bunun olumlu tarafı nedir, biliyor musunuz?' Bence her zaman bilgelik artar.Cual es la parte positiva de esto, ¿saben?" Pienso que la sabiduría siempre aumenta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod