Ana içeriğe geç
Sözlük

arta ile cümle

arta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birden tekrar kızgısı artar.Spet se mu vse ponesreči.
2010 yılında, HTC’nin sattığı telefon sayısı 2009 yılına göre %111 artarak 24,6 milyon adedin üzerine çıktı.Leta 2010 je HTC prodal več kot 24,6 milijona mobilnih telefonov, kar je za 111% več kot leta 2009.
Su tüketim miktarları son yıllarda artarak devam etmektedir.Količina pridelane soli se je v naslednjih obdobjih večala.
Kış aylarında yolun stabilize kısmı artan kar yağışına bağlı olarak birkaç kez kapanabilmektedir.Prelaz je lahko del leta zaprt zaradi snega.
Artabasdos bu savaşta yenik düştü.Domestik ekskubitorjev je v bitki padel.
Bundan dolayı gerçekte pompa için gereken güç ihtiyacı artar ve türbinden elde edilen iş azalır.To hkrati pomeni, da mora biti moč črpalk večja, koristna moč turbine pa je manjša.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Artan misketlerde üçgenin içerisine gelişigüzel koyulur.Za pravokotni trikotnik ga je dokazal Evklid v Elementih.
Günlük olarak 100.000 araç köprüyü kullanır ve bu sayı yılda %10 civarında artar.Dnevno prevozi most okoli 120.000 vozil, vsako leto je približno 10 odstotkov več.
O zamandan beri spor sayısı artarak 2000-2008 arası dönemde 28'e ulaştı.Nuo to laiko sporto šakų skaičius nuolat augo, o 2008 m. pasiekė 28.
Artan kitaplarla birlikte kütüphanenin yeni bir binaya geçme ihtiyacı büyüdü.Jame turėjo išdygti naujas Bibliotekos pastatas.
Yazar, küreselleşme sürecinde Batı ve diğerleri arasındaki çatışmaların artacağı öngörüsünde bulunmaktadır.S. P. Huntingtonas teigė, jog ateityje pagrindiniai konfliktai kils tarp Vakarų ir likusių civilizacijų.
Büyüklüğü bir insanda, üç yaşına kadar artar.Generacijos trukmė nuo vienerių iki trejų metų.
G noktasının cinsellikteki önemi son 10 yılda artan bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır.Prasidėjo arši polemika trukusi bene dešimt metų.
Artabanus bu sefer yine 224'te kendisi saldırdı.Šįkart pats Artabanas išžygiavo prieš Ardaširą.
Bu, onun yarattığı her şeyin kanından arta kalan kısımdır.Ši jam grodavo jo sukurtus kūrinius.
1955 ve 1959 seçimlerinde artan çoğunluk elde etti.1971, 1975 ir 1979 m. rinkimuose jis gavo absoliučią daugumą.
Kitabın sonunda İsrail halkından arta kalanların kurtulacağı sözü verilmektedir.Knygoje rašoma apie tai, kas laukia kitų tautų, Izraelio.
11 ^ Artam, Nurettin.Kruoja Pakruojis 11.
Yavrunun en iyi gelişebileceği mevsimlerde bu davranışlar artar.Su tretiniais alkoholiais tokia reakcija vyksta geriausiai.
Kuyruk, posteriore doğru kalınlaşır ve yüksekliği artar.Uodega riesta virš nugaros, išaugusi aukštai.
Darbenin enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artar.Biodujų energinė vertė tiesiogiai susijusi su metano koncentracija.
Artan miktarda fon, ekonomik ve ticari amaçlar için bankalar aracılığıyla kullanılabilir hale getirilir.Jais galima naudotis daugybę kartų komerciniais ir nekomerciniais tikslais.
Ağrı ve kanamalar artar.Minta vėžiais ir dvigeldžiais.
Artan dünya nüfusu suyun önemini bu noktada daha da arttırmaktadır.Tokia vidinė migracija didina reikšmingo vandens kiekio buvimo tikimybę šiuose pasauliuose.
1996 yılında Artaşat Belediye Başkanı oldu ve 1998 yılında Ararat İdari Bölgesi valisi oldu.2009 m. jis tapo tėvo, kuris tuo metu buvo Rijado valdytoju, patarėju.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.Kita vertus, infliacijos sąlygomis darbo užmokestis visada auga.
Halil Hâlit Beyin bir süredir müptela olduğu zatürre hastalığı vefatından bir yıl kadar önce iyice artar.Patelės žmogaus organizme pilnai suauga praėjus metams po užsikrėtimo.
Son yıllarda artan oranda arıcılık da yapılmaktadır.Koplyčia pastaraisiais metais jau buvo avarinės būklės.
Merkez bankası faiz oranlarını gittikçe artan yüksek fiyatlara göre belirler.Cayman serija pasižymi šiek tiek aukštesnėmis kainomis.
Sayıları artan kanallar birçok yeni programın yanı sıra eski filmleri de yayına soktular.Lažua taip pat sukūrė ir pratęsimus kai kuriems savo video.
İkinci aşamada konseyler ve sendikaların rolü daha da artacaktır.Teisel etapil suurendatakse ametiühingute rolli.
Günümüzde methan gazı önemi artan bir hidrojen kaynağıdır.Tänapäeval on Luleälven tähtis hüdroenergia allikas.
Gebelikte demir ihtiyacı artar.Rauda raiutud aabitsakukk kohustab.
Dokuz yıllık hapsi süresince Artaud'nun sırdaşı ve en yakın dostu idi.Ta oli järgnevatel aastakümnetel Wojtyła erasekretär ja sõber.
Merkezkaç kuvveti merkezden uzaklaştıkça artar.Iga vöönd areneb keskusest eemale.
Türkiye yıldan yıla artan bir ekonomik gelişme göstermiştir.Viimases annab turism aasta-aastalt aina suuremaid sissetulekuid.
Sualtı petrol ve gaz boru hatları potansiyeli artan çevresel tehditleri ileri sürülmüştür.Läbipaistvad gaasi/auru läbilaskvuse barjäärid.
Mikrofonların bazen hassasiyeti ses yansımasıyla artar.Nukud keerutavad end aeg-ajalt, tekitades kuuldavat heli.
Bu klasik deneyler artan hassasiyetle birçok kez tekrarlandı.Sarnaseid eksperimente on korduvalt läbi viidud suurema täpsusega.
Bu noktaların sayısı kurbağa yaşlandıkça artar.Vanusega muutub karvkate hõredamaks.
1996 yılında Artaşat Belediye Başkanı oldu ve 1998 yılında Ararat İdari Bölgesi valisi oldu.Aastal 1996 sai temast Artašati linnapea ja 1998. aastal Ararati maakonna kuberner.
Bu, sosyal sağlığın insan sağlığı ve refahı kavramının bütününde artan öneminden kaynaklanmaktadır.Neile on tähtis inimkonna kui terviku heaolu.
Sahil bölgesinde kısmen mevsimine göre balıkçılık faaliyetleri artar.Tänu oma asukohale rannikul elatuvad amid peamiselt kalapüügist.
Bunun anlamı; eğer iletkendeki akım 2 katına çıkarsa güç kaybı 4 kat artacaktır.Lõikekiiruse suurenemisel 2 korda väheneb tera püsivusaeg 4 korda.
Ayrıca takyonların hızı enerjileri azaldıkça artar.Erinevalt tavalistest osakestest suureneb tahhüoni kiirus, kui selle energia väheneb.
Eğitimli yeniçeriler karşısında 3. Ştefan'ın kaybı daha artar.Märkused †Meistrite Liiga kolmas kvalifikatsiooniringi kaotajad.
Ancak 1980’lerin başından bu yana gittikçe artan sayıda yapılar keşfedilmeye devam etmektedir.1980. aastast hakkas tööstusrobotite hulk järjest kiiremini kasvama .
Kuraklık koşullarında, yaprak ABA konsantrasyonlarının 40 kat kadar artabileceği belirlenmiştir.Sel juhul võib ABA kontsentratsioon lehtedes tõusta kuni 40 korda.
Gönüllü işçilik için yapılan propaganda çalışması artarak sürer.Vabatahtlike töö tulemuste hindamine on endiselt väljakutse.
Substrat inhibisyonunda enzim aktivitesi artan substrat konsantrasyonlarında giderek azalır.Substraadi inhibeerimise puhul esineb kõrgel substraadi kontsentratsiooni juures aktiivsuse langus.
Modülasyon şiddeti arttırıldığında bu oran daha da artar.Abortide levikuga on see praktika rohkem levinud.
Su tüketim miktarları son yıllarda artarak devam etmektedir.Esinemissagedus on püsinud stabiilsena viimate aastate jooksul.
Bu sayede İngiltere sarayında artan şekilde Norman etkisi hissedilir.See annab tunnistust inglise-normanni stiili mõjust.
Kulüp ülkesinde devamlı olarak artan bir ilgi uyandırdı.Ta kaebas juba lennujaamas halba enesetunnet.
Hamile ve emzikli kadınların piridoksin ihtiyacı artar.Rasedatel ja rinnaga toitvatele naistele on leeder vastunäidustatud.
"10 emir," ve onlar zorluk derecesi artar şeklinde sıralandılar."10 přikázání", a ty byly, podle vzestupné obtížnosti:
"10 emir," ve onlar zorluk derecesi artar şeklinde sıralandılar."10 Божи заповеди," и те бяха по възходящ ред на трудност:
"10 emir," ve onlar zorluk derecesi artar şeklinde sıralandılar.Cái: "10 yêu cầu" và chúng đây, được sắp xếp theo độ khó tăng dần:
"10 emir," ve onlar zorluk derecesi artar şeklinde sıralandılar.Dan nubuat ini adalah, dengan tingkat kesulitan yang meningkat
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arta ile cümle - Sayfa 30 - arta kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App