Ana içeriğe geç
Sözlük

art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Küçük araba artışı sona eriyor.The small car boom is ending.
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.I approached my father about an increase in allowance.
Çocuk suçluluğundaki artış ciddi bir sorundur.The increase in juvenile delinquency is a serious problem.
Yolcular artık trene binmeli.Passengers should board the train now.
Kalp hastalığından muzdarip insanların sayısı artmıştır.The number of people suffering from heart disease has increased.
Herkes artist olamaz.Not everybody can be an artist.
Nüfus artışı ciddi bir sorundur.The increase of the population is a serious problem.
Yoksulluğun nedeni nüfus artışıydı.It was the increase in population that caused the poverty.
Nüfus artışı, ciddi sosyal sorunlara yol açmıştır.Population growth has given rise to serious social problems.
Nüfusta sürekli bir artış vardı.There was a steady increase in population.
Nüfus artmaktadır.The population is increasing.
İnsanlar artık erkeklerin saçlarını uzatmalarına acayip olarak bakmıyorlar.People no longer consider it strange for men to let their hair grow long.
Dünya nüfusu bir yılda yaklaşık olarak 90 milyon kişi artıyor.The world population is expanding at the rate of nearly 90 million people a year.
Dünya nüfusunda hızlı bir artış var.There is a rapid increase in world population.
Sanayi devriminden beri dünya nüfusu üç kattan daha fazla arttı.Since the Industrial Revolution, the world population has more than tripled.
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.The world is changing more and more quickly.
Hükümet artık evsizlik meselesinden kaçınamaz.The government cannot avoid the issue of homelessness any longer.
Üretim oldukça arttı.Production has remarkably increased.
Artık İncil'i bilmeyen insanlarla tanışmak oldukça yaygın.It is quite common now to meet with young people who do not know the Bible.
Vergi reformu için baskı artıyor.The pressure for tax reform is growing.
Eskiden çok sigara içerdim ama artık sigara içmeyi bıraktım.I used to smoke a lot, but I have given up smoking now.
Petrol artık ucuz bir yakıt değil.Petrol is no longer a cheap fuel.
Nehir artık eskisi kadar temiz değil.The river is no longer as clean as it used to be.
Umarım artık savaşın olmadığı zaman yakında gelecektir.I hope the time will soon come when there would be no more war.
Sendika, % 5 oranında ücret artışı kazandı.The union won a 5% wage increase.
Gürültüdeki artışı fark etmediler.They didn't notice the increase in noise.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.The tax increases affected our lives greatly.
Birçok nehir o kadar çok kirlenmiş ki artık içme suyu için kullanılamıyorlar.Many rivers have been so polluted that they can no longer be used for drinking water.
Şiddetli yağış son iki ayın günlük sebze fiyatlarının artmasına sebep oldu.The heavy rainfall has caused vegetable prices to rise daily for the last two months.
Üniversite öğrencilerinin sayısı artmaktadır.The number of college students is increasing.
Artık, bu çok önemli.Now, this is really important.
Çoğu Japon, vergi artışına karşı çıktı.Most Japanese opposed a tax increase.
Ben büyük bir ücret artışı aldım.I got a big pay raise.
Depremin ardından birkaç hafif şiddetli artçı oldu.Several slight shocks followed the earthquake.
Sınıfa geç gelen öğrencilerin sayısı son zamanlarda artmaktadır.The number of students who come late to class has lately been increasing.
Niçin ücret artışı istemiyorsun?Why don't you ask for a pay raise?
Tom artık ağrıya dayanamadı.He could no longer stand the pain.
Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.Moderate exercise stimulates the circulation of blood.
Güzel gün keyfimizi artırdı.The fine day added to our pleasure.
Elektrikli otomobillerin performansı arttı.The performance of electric cars has improved.
Sigarayı bırakabileceğime artık eminim.I bet I can quit smoking from now on.
Çalışan kadın sayısı artıyor.The number of working women is increasing.
Karbondioksit miktarı %10 arttı.The amount of carbon dioxide has increased by 10 percent.
Cinayetlerin sayısı Japonya gibi bir ülkede bile artmaktadır.The number of murders is increasing even in a country like Japan.
Havaalanında güvenlik bomba patlama tehlikesinden beri artırıldı.Security at the airport has been stepped up since the bomb scare.
Suç artmakta.Crime is on the increase.
Suç oranı sürekli olarak artıyor.The crime rate is rising steadily.
Onun büyük bir artist olduğu açık.It is clear that he is a great artist.
Onun büyük bir artist olduğu belli.It is clear that he is a great artist.
Artanını ona bıraktım ve dışarı çıktım.I left the rest to him and went out.
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.The scar on his cheek hardly shows now.
Onun kibri artık katlanılır değil.His arrogance is no longer tolerable.
Onun maaşı yüzde on artırıldı.His salary was increased by ten percent.
Onun sağlığı artık bozulmaya başladı.His health has begun to decline now.
Ben artık onun zorbalığına katlanamam.I can't put up with his violence any longer.
O artık burada değil.He is no longer here.
O bir zamanlar onu tanıyordu ama onlar artık arkadaş değiller.He once knew her, but they are no longer friends.
Artık çalışmayı imkansız buldu.He found it impossible to work any longer.
O artık yürüyemiyor.He can't walk any more.
O artık burada çalışmıyor.He no longer works here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod