art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Artık özgürce hareket edebilirim.I can move freely now.
Ben artık Tom'la konuşmuyorum.I don't speak to Tom now.
Artık buraya gelmiyorum.I'm not coming back here anymore.
Ben artık onunla konuşmuyorum.I don't speak to her now.
Artık okula geri dönmüyorum.I am not coming back to school any more.
Artık okula geri gelmiyorum.I am not coming back to school any more.
Artık umurumda değildi.I didn't care anymore.
Artık umursamaz oldum.I didn't care anymore.
Biz artık bunu istemiyoruz.We don't want it anymore.
"Açlıktan ölüyorum." "Buzdolabında biraz yemek artığı var.""I'm starving." "There are some leftovers in the fridge."
"Açlıktan ölüyorum." "Buzdolabında bazı yemek artıkları var."I'm starving." "There are some leftovers in the fridge."
Seni uyardım; artık dilediğin gibi yap.I warned you; now do as you wish.
Tom artık şarkı söylemiyor.Tom doesn't sing anymore.
Artık daha da heyecanlıyım.I'm even more excited now.
Sanırım artık öğretmenlik yapmayacaksın.I suppose you won't be teaching anymore.
Artık onu yapmayı çok kolay bulmayacaksın.You won't find it so easy to do that anymore.
Lütfen, Tom'un artık benimle oynamasına izin vermeyeceğini söyleme.Please don't say that you won't let Tom play with me anymore.
Ona artık senin için beklememesini söyledim.I told him not to wait for you anymore.
Artık olanları inkar edemeyeceksiniz.Now you won't be able to deny what happened.
Tom'a artık onu yapmamasını söylemeli miyim?Should I tell Tom not to do that anymore?
Artık Tom hakkında şikayet etmeyeceğime kendi kendime söz verdim.I promised myself I wouldn't complain about Tom anymore.
Tom artık bir yazılım mühendisidir.Tom is now a software engineer.
Artık o konuda konuşmak istemiyorum. Bu işi bitirdim.I don't want to talk about it anymore. I'm done with this.
Önemli değil. Artık değil.It doesn't matter. Not anymore.
Artık ne düşündüğün umurumda değil.I don't care what you think anymore.
Artık onların hepsinin gittiklerine eminim.I'm sure they're all gone now.
Lütfen Tom'a artık onu yapmamasını söyleyin.Please tell Tom not to do that anymore.
Tom'a artık bunu yapmayacağıma söz verdim.I've promised Tom that I wouldn't do that anymore.
Tom artık nadiren dışarıya çıkıyor.Tom rarely goes out anymore.
Neden insanlar artık hiç otostop çekmiyor?Why don't people ever hitchhike anymore?
Tom Mary'ye artık onu yapmamasını söyledi.Tom has already told Mary not to do that anymore.
Ben artık gerçekten bir öğretmen değilim.I'm not really a teacher anymore.
Artık Tom için endişelenmiyorum.I don't worry about Tom anymore.
Tom'a artık onu yapmayacağıma söz verdim.I've promised Tom that I won't do that anymore.
Neden artık o şapkayı giymiyorsun?Why don't you wear that hat anymore?
O şarkıyı artık söylemeyeceğim.I'm not going to sing that song anymore.
Yerinde olsaydım, artık Tom'la konuşmazdım.I wouldn't talk to Tom anymore if I were you.
Başarı şansımızı nasıl artırabiliriz?How can we improve our chances of success?
Artık içki içmeyeceğim diye kendi kendime söz vermiştim.I promised myself I wouldn't drink anymore.
Bence artık onu yapmak için yeterli vaktimiz var.I think we have enough time to do that now.
Neden o şapkayı artık takmıyorsun?How come you don't wear that hat anymore?
Tom artık bizden gizleyemez.Tom can't hide from us anymore.
Artık yemek yemek için asla dışarı çıkmıyoruz.We never go out to eat anymore.
Belki de Tom'a artık onu sevmediğimi söylemeliyim.Perhaps I ought to tell Tom that I don't like him anymore.
Niye artık benden hoşlanmıyorsun?Why don't you like me anymore?
Artık dayanamıyorum.I can't hold on any longer.
Artık eskisinden daha mutluyum.I'm happier now than I used to be.
Artık onu yapmayı planlamıyorum.I'm no longer planning to do that.
Artık kalmayacağım.I won't stay any longer.
Artık nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out anymore.
Bu artık o kadar çok zarar vermiyor.It doesn't hurt that much anymore.
Nasıl oldu da benden artık hoşlanmıyorsun?How come you don't like me anymore?
Artık ihtiyaç duyduğum her şeyim var.I have everything I need now.
Onun neden meydana geldiğini artık biliyorum.I now know why that happened.
Artık bıkkın değilim.I'm no longer bored.
Bunu artık yapmayalım.Let's not do this anymore.
Artık nadiren Boston'u ziyaret ediyorum.I seldom visit Boston anymore.
Seni artık dinlemeyeceğim.I won't listen to you anymore.
Artık büyük bir oğlanım.I'm a big boy now.
Tom'la artık nadiren konuşuyorum.I seldom speak to Tom anymore.

İlgili Sayfalar