art ile cümle
art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bana Tom'un artık Boston'da yaşadığı söylendi.I was told that Tom now lives in Boston.
Tom artık Boston'u nadiren ziyaret ediyor.Tom seldom visits Boston anymore.
Artık uygun bir eylem gerekli.Appropriate action is needed now.
Girişler artık kabul edilmektedir.Entries are now being accepted.
Biz artık bunu göze alamayız.We can't afford that anymore.
Buna artık kimin gücü yetebilir?Who can afford this anymore?
Ben artık oyuncu değilim.I'm not an actor anymore.
Artık aktör değilim.I'm not an actor anymore.
Bu maliyeti artırabilir.That could add to costs.
Tom artık harekete geçmek zorunda.Tom has to act now.
Geceleyin artık müzik dinleyemiyorum çünkü kulaklığım bozuldu.I can't listen to music at night anymore because my headphones broke.
Artık görünmeyen daha kolay unutulur.That which is no longer visible is easily forgotten.
Bunun yanında işşizlik artıyor.Besides that, unemployment is increasing.
Art niyetli uyarılarından usandım.I've had enough of your snide remarks.
Boston'a geri dönüyorum. Chicago sıktı artık.I'm going back to Boston. I've had enough of Chicago.
Bu saçmalıktan usanmadık mı artık?Haven't we had enough of that nonsense already?
İnternet artık onsuz yaşayamayacağımız bir şey.The Internet is now something we can't live without.
Dünya nüfusu hızla arttı.World population has rapidly increased.
Bunu artık yapmak istemediğinde bırakmakta özgürsün.You are free to leave when you don't like this anymore.
Artık yalnız olmak istemiyorum.I don't want to be alone anymore.
Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!Stop acting like this Tom! I'm tired of this nonsense! Just have done with it already!
Artık pirincimiz yok.We have no more rice.
Tom Mary'nin artık onu sevmediğine ikna oldu.Tom became convinced that Mary no longer loved him.
Tom artık evli olmak istemiyordu.Tom no longer wished to be married.
Artık bir çocuk değilsin, kendine bakabilirsin.You're not a kid anymore, you can take care of yourself.
Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salınımını arttırır.All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain.
Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain.
Bilgisayarım artık açılmıyor.My computer no longer boots up.
Ay'da kolonileşmeye inanıyorum artık.Now, I believe in lunar colonization.
Artık kimseye güvenemiyorum.I can't believe anyone anymore.
Tom eğer istemiyorsa artık sorulara cevap vermesine gerek yokTom doesn't need to answer any more questions if he doesn't want to.
Sekiz saat araba sürdükten sonra Tom sadece artık süremedi.After driving for eight hours, Tom just couldn't drive any longer.
Tom'un artık o tür şeyler için endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about that kind of thing anymore.
Kafein kan basıncını geçici olarak artırabilir.Caffeine can temporarily increase your blood pressure.
Polis artık Tom'un Mary'yi öldürdüğüne inanmıyor.The police no longer believe that Tom murdered Mary.
İnşallah Tom'un artık sorunları olmayacak.Tom hopefully won't have any more problems.
Artık Tom'un benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry about me anymore.
Tom'un artık benim hakkımda endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't have to worry about me anymore.
Tom'un artık okula gitmesine gerek yok.Tom doesn't have to go to school anymore.
Tom artık okula gitmek zorunda değil.Tom doesn't have to go to school anymore.
Tom artık bir çocuğa benzemiyor.Tom doesn't look like a child anymore.
Tom'un artık beklemesi gerekmiyor.Tom doesn't need to wait any longer.
Tom artık bunu yapmak zorunda değil.Tom doesn't have to do this anymore.
Tom'un artık beni sevmediğini düşünüyorum.I think Tom doesn't love me anymore.
Artık Tom'u tanıyamazsın.You wouldn't recognize Tom anymore.
Biz artık oraya dönmeyeceğiz.We're not going back there anymore.
Tom artık beni görmek istemiyor.Tom doesn't want to see me anymore.
Tom'un artık endişelenmesine gerek yok.Tom doesn't need to worry anymore.
Gürültü giderek arttı.The noise gradually became louder.
Tom'un artık yardımıma ihtiyacı yok.Tom doesn't need my help anymore.
Tom'un yardımı artık gerekli değil.Tom's help isn't needed anymore.
Ben kişisel olarak ilgilenmiyorum artık.I personally don't care anymore.
Artık biri gerçekten önemsiyor mu?Does anyone really care anymore?
Artık değişiklik yapmamız gerekiyor.We need to make the change now.
Tom artık cezai kovuşturmayla yüz yüze.Tom now faces criminal charges.
Tom artık buraya hoş gelmiyor.Tom isn't welcome here anymore.
Tom artık burada kalamaz.Tom can't stay here any longer.
Tom artık çok konuşmuyor.Tom doesn't talk much anymore.
Çocuklar artık kitap okumuyorlar.Kids don't read books anymore.
Bunu artık göz ardı edemeyiz.We can't ignore this anymore.