artıyor ile cümle
artıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra da 5'e kadar artıyor. -Nos están diciendo que la segunda derivada es mayor a cero de 0 a 5.
Sonra da 5'e kadar artıyor. -ולאחר מכן בואו להעביר המידע על השני
Sonra da 5'e kadar artıyor. -ومن ثم دعونا ننتقل الى معلومات
Sonra her bir terimde artıyor.E então cada termo, isso incrementa...
Sonra her bir terimde artıyor.E poi ogni termine si incrementa.
Sonra her bir terimde artıyor.Und dann jeden Begriff oben inkrementiert.
Sonra her bir terimde artıyor.И след това всеки следващ член постепенно се увеличава.
Sonra her bir terimde artıyor.ومن ثم تبدأ بالزيادة في كل عبارة
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.그리고 우리나라 투표자 수는 매년 2000만 명씩 늘어나기 때문에 내년엔 심지어 더 커질 것입니다.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.De volgende worden zelfs nog groter doordat onze kiespopulatie blijft groeien met 20 miljoen per jaar.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.Ed il prossimo sarà ancora maggiore, perché il nostro elettorato continua a crescere di 20 milioni ogni anno.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.És a következő még nagyobb lesz, mert a szavazó népességünk 20 millióval nő évente.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.Og den næste bliver endnu større, fordi vores stemmeberettigede befolkning vokser med 20 millioner om året.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.Và lần tiếp theo thậm chí còn lớn hơn, vì dân số biểu quyết tiếp tục tăng thêm 20 triệu người một năm.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.והבחירות הבאות תהיינה אפילו יותר גדולות, מכיוון שאוכלוסיית המצביעים עולה ב-20 מיליון כל שנה.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.والانتخابات القادمة ستكون أكبر حتى، لأن المنتخبين سيستمرون في التزايد بمعدل عشرين مليون في السنة.
Sonraki daha büyük olacak çünkü oylama nüfusumuz her yıl 20 milyon artıyor.次回の選挙は より大きなものになるでしょう しかし 事実として
Sonunda photosystem I'e gidiyorlar. Ve aktiviteleri tekrar artıyor.Ostatecznie docierają do PS I, gdzie zostają ponownie wzbudzone.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Aumenta el prejuicio de evaluación social, el miedo a esos prejuicios.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...De sociaal-evaluatieve oordelen verhogen de angst voor die sociaal-evaluatieve oordelen.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...De social-evaluative domme stiger, frygten for disse social-evaluative domme.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Die sozial einschätzenden Urteile nehmen zu, und die Angst vor diesen Urteilen.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Egyre több a szociális megítélés, és a félelem az ilyen fajta értékelő ítéletektől.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...I giudizi sociali aumentano, e anche la paura di questi giudizi.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Im więcej ocen społecznych, tym większy lęk przed nimi.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Judecata social-evaluativă crește, la fel și teama de acea judecată social-evaluativă.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...사회 평가 판단이 증가하면 할수록, 그 사회 평가 판단의 공포도 증가합니다
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...L'augmentation des jugements sociaux-évaluatifs, la crainte de ces jugements sociaux-évaluatifs.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Os juízos de avaliação social aumentam o medo desses juízos de avaliação social.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Penilaian sosial meningkat, kekhawatiran akan penilaian sosial meningkat.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Sociálně-hodnotící posouzení umocňuje strach z těchto sociálně-hodnotících posouzení.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Sociálno-hodnotiace úsudky vzrastajú, strach z týchto sociálno-hodnotiacich úsudkov.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Social utvärdering och bedömning ökar rädslan för social utvärdering och bedömning.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Sự đánh giá của xã hội làm tăng thêm nỗi lo sợ sự đánh giá đó.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Οι κρίσεις κοινωνικής αξιολόγησης αυξάνουν το φόβο του πώς θα κριθούμε.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Социално-изпитателните преценки се увеличават, страха от тези социално-изпитателни преценки.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...Чем больше общественных оценок, тем больший страх перед ними.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...השיפוטים החברתיים המעריכים גוברים, הפחד מפני השיפוטים האלה.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...ففي مجتمع ليس متوازن نجد أن النظرة التقيمية الإجتماعية تتعاظم ، ويزداد الخوف من تلك النظرة التقيمية الإجتماعية
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...増加するのです 興味深いことに
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.A zjistila jsem, že pokud zvýšíte dobu vaření, množství karcinogenů rapidně vzroste.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Descobri que, se aumentarmos o tempo de cozedura, a quantidade de carcinogéneos aumenta rapidamente.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Ho scoperto che se si aumenta il tempo di cottura, la quantità di cancerogeni aumenta rapidamente.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Ik vond dat naarmate de baktijd stijgt, de hoeveelheid kankerverwekkende stoffen snel toeneemt.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.조리 시간이 더 늘어나면 발암물질의 양이 더 빨리 증가한다는 사실을 발견했습니다.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Odkryłam, że im dłuższy czas pieczenia, tym ilość kancerogenów drastycznie rośnie.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Şi am descoperit că dacă creşti timpul de gătit, cantitatea de carcinogeni creşte rapid.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Und ich fand heraus, dass mit verlängerter Kochzeit die Anzahl der Karzinogene sich schnell erhöhte.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Và tôi thấy rằng nếu tăng thời gian nấu, thì lượng chất gây ung thư sẽ tăng lên nhanh chóng.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Y me di cuenta que si uno aumenta el tiempo de cocción rápidamente aumenta la cantidad de carcinógenos.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Открих, че ако увеличиш времето на готвене, количеството канцерогени рязко се увеличава.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.Я обнаружила, что если увеличивать время приготовления, то количество канцерогенов быстро растёт.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.וגיליתי שאם אתה מאריך את זמן הבישול כמות הקרצינוגנים גדלה במהירות.
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.,و قد وجدت أنه عندما تزيد من مدة الطهي .تزيد كمية المواد المسرطنة بشكل سريع
Şunu farkettim ki pişirme süresini uzattığınızda kanserojen madde miktarı da hızla artıyor.発癌物質の量が急速に増えたのです 実験の結果から言える最良のチキングリルの作り方は
Süreç çubuğu ilerliyor ama kalan zaman artıyor.Az állapotjelző mozog, de a hátralevő idő növekszik!
Süreç çubuğu ilerliyor ama kalan zaman artıyor.La barra de progreso se mueve, ¡pero el tiempo restante crece!
Sürekli artıyor, düşüyor, devamlı değişiyor.Algunos contenidos entran, salen, siempre cambiando.
Sürekli artıyor, düşüyor, devamlı değişiyor.Cambia sempre in ascesa o in discesa.
Sürekli artıyor, düşüyor, devamlı değişiyor.Den er altså altid stigende, faldende, altid skiftende.