artıyor ile cümle
artıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Jag påstår inte att den totala energiförbrukningen inte ökar, för det gör den.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Je ne prétends pas que la consommation totale d'énergie n'augmente pas ; elle augmente effectivement.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.제가 지금 전체 에너지 사용량이 증가하지 않는다는것은 아닙니다. 늘고 있거든요.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Nem csinálok úgy, mintha az összes energiafelhasználásunk nem növekedne, mert növekszik.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Nie mam zamiaru udawać, że zużycie energii maleje. Wręcz przeciwnie - cały czas rośnie.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.No pretendo decir que el uso energético en su conjunto no se está incrementando, lo está.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Ora, non sto negando che l'uso totale di energia non stia aumentando, lo fa.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Saya tidak menganggap bahwa total penggunaan energi tidak meningkat, totalnya meningkat.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Τώρα, δεν υποκρίνομαι ότι η συνολική ενεργειακή κατανάλωση δεν αυξάνεται, αυξάνεται.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Не се преструвам, че употребата на енергия като цяло не се повишава - повишава се.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.Я не утверждаю, что потребление энергии в целом падает - это не так.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.אינני בא לטעון שסך כל השימוש באנרגיה איננו מתגבר. הוא כן.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.الآن، أنا أمثّل أن إستخدام الطاقة في المجموع لا يتزايد، إنها تتزايد.
Şimdi, kullanılan toplam enerjinin artışta olmadığını varsaymıyorum, artıyor.増加しないとしているのはありません それは別の話です
Şimdi, Neden bu böyle oluyor? Neden eşitsizlik artıyor?Teraz, dlaczego ta nierówność wzrasta?
Şimdi, Neden bu böyle oluyor? Neden eşitsizlik artıyor?Τώρα, γιατί μας συμβαίνει αυτό; Γιατί αυξάνεται η ανισότητα;
Şimdi, örnekte göründüğü gibi, x'ler her zaman birer birim artıyor. .Ahora, en este ejemplo, el cambio en x ¿siempre son 1, derecho?
. Şimdi, örnekte göründüğü gibi, x'ler her zaman birer birim artıyor. .lomeno změna hodnoty 'x' je vždy konstanta.
Şimdi, örnekte göründüğü gibi, x'ler her zaman birer birim artıyor. .이 예를 보면, x의 변화량은 항상 1이죠?
Şimdi, örnekte göründüğü gibi, x'ler her zaman birer birim artıyor. .الآن، في هذا المثال، التغير في x دائماً يساوي 1، صحيح؟
Şimdi, örnekte göründüğü gibi, x'ler her zaman birer birim artıyor. .これは、一定の数です。
Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.곧 상승하려는 것처럼 보이네요.
Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.Но такова она до настоящего момента: сейчас она идет вверх.
Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.עד בערך עכשיו-- נראה שזה מתחיל לעלות.
Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.حتى تصل لوقتنا هذا و تبدأ في الإرتفاع قليلاً.
Şimdiye kadar--bu artıyor gibi görünüyor.海洋の保護海域は
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor,E agora é o novo século.
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor, İngiltere, ABD.En er is nu een nieuwe eeuw, de gezondheid verbetert, het VK, de VS.
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor, İngiltere, ABD.Здравоохранение улучшается в США, в Англии.
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor,이제 새로운 세기가 시작되어 영국과 미국은
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor,ועכשיו זאת המאה החדשה. בריאות נעשת טובה יותר,
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor,و هذا هو القرن الجديد. الحصول على صحة جيدة ،
Şimdi yeni bir yüzyıl. Sağlık giderek artıyor,英国、アメリカ、
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorCresce la consapevolezza dell’importanza del dialogo con la società civile
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorGroeiend besef van het belang van een dialoog met het maatschappelijk middenveld
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorInternet und Marktinnovation: eine Herausforderung für die Drogenpolitik
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorL’importance du dialogue avec la société civile: une prise de conscience
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorReconhecimento crescente da importância do diálogo com a sociedade civil
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorRecunoaștere sporită a importanţei dialogului cu societatea civilă
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorRosnące znaczenie dialogu ze społeczeństwem obywatelskim
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorVäxande insikt om vikten av en dialog med civilsamhället
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorVedno večje priznavanje pomembnosti dialoga s civilno družbo
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorVoksende anerkendelse af betydningen af dialog med det civile samfund
Sivil toplumla diyalogun önemi artıyorVuoropuhelu kansalaisyhteiskunnan kanssa myönnetään tärkeäksi yhä laajemmin
Sizin değil. 300.000 ölü var, sayı artıyor.Luulen että sinun ei olisi pitänyt tulla tänne.
Sıcaklıklar artıyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve Venedik'in önümüzdeki yıllarda yok olacağı söyleniyor.지구 온도가 상승함에 따라 해수면이 상승하고, 몇십 년 안으로 베니스는 사라지게 된다고 합니다.
Sıcaklıklar artıyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve Venedik'in önümüzdeki yıllarda yok olacağı söyleniyor.Przez światowy wzrost temperatur podnosi się poziom mórz i Wenecja może wkrótce zniknąć.
Sıcaklıklar artıyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve Venedik'in önümüzdeki yıllarda yok olacağı söyleniyor.בגלל עליית הטמפרטורות העולמית פני הים עולה, ונטען שונציה תיעלם בעשורים הקרובים.
Sıcaklıklar artıyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve Venedik'in önümüzdeki yıllarda yok olacağı söyleniyor.海面が上昇し 今後数十年で 消滅するだろうと言われています こちらは古代都市ポンペイです
Sıcaklık ve ölüm sayısı Hindistan'da artıyor.El calor y la cantidad de víctimas fatales están aumentando en India.
Sıcaklık ve ölüm sayısı Hindistan'da artıyor.In Indien steigen die Temperaturen und die Anzahl der Toten.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.Dažďové zrážky a teplota vzduchu sa dramaticky zvýšila.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.Dramaticky vzrostly teploty a dešťové srážky.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.기온과 강우량은 급격히 상승하였습니다
Sıcaklık ve yağış artıyordu.Temperatura i wysokość opadów bardzo wzrosły.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.Temperaturas y precipitaciones se incrementó dramáticamente.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.מידות החום עלו מאוד וגשמים ירדו בכמויות מוגברות.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.زيادة درجات الحرارة وهطول الأمطار بشكل كبير.
Sıcaklık ve yağış artıyordu.そして、植物と動物がとても豊富になって、 食べ物を探しに遠くに行かなくてもいい地域もでき始めました。
Sonra da 5'e kadar artıyor. -Låt oss en gå vidare till informationen kring andra-derivatan och se vad den säger oss.