artıyor ile cümle
artıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.Med andre ord, tilbøjeligheden til at finde disse mønstre stiger, når der er en mangel på kontrol.
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.Nói cách khác, thiên hướng tìm thấy các khuôn mẫu tăng lên khi bạn cảm thấy thiếu kiểm soát.
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.Por outras palavras, a propensão para encontrar estes padrões sobe em situações de descontrolo.
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.Toisin sanoen alttius mallien löytämiseen lisääntyy hämmennystilassa.
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.С други думи, склонността да намираме модели се увеличава, когато липсва усещане за контрол.
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.במילים אחרות, הנטייה לאתר דפוסים כאלה עולה במצבים של חוסר שליטה.
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.بعبارة اخرى، ان الميل الى البحث عن هذه الأنماط يرتفع عندما يكون هناك نقص في السيطرة
Bir başka deyişle, bu tip paternler görme eğilimi kontrol eksikliği olan durumlarda artıyor.コントロールできない状況下で上がります 例えば野球選手はバッターボックスに立つときに
Birkaç hafta önce stres artıyordu.De câteva săptămâni creşte agitaţia şi începem o nouă campanie numită:
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Enkele weken geleden liep de spanning op.
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Hace algunas semanas la tensión comenzó a aumentar, así que empezamos una nueva campaña
Birkaç hafta önce stres artıyordu.그래서 몇 주 전에, 긴장감이 올라감에 따라
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Muutama viikko sitten stressi paheni, joten aloitimme uuden kampanjan nimeltä:
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Néhány hete a feszültség megnőtt, úgyhogy elkezdtük az új kampányunkat.
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Vor einigen Wochen wurde der Stress mehr und mehr.
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Несколько недель назад, когда напряжение начало расти, мы начали новую кампанию
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Преди няколко седмици, напрежението нарасна и започнахме тази нова кампания
Birkaç hafta önce stres artıyordu.אז, לפני כמה שבועות, הלחץ עולה,
Birkaç hafta önce stres artıyordu.منذ بضعة أسابيع، اخذ الضغط بالتزايد،
Birkaç hafta önce stres artıyordu.なので新しい運動を始めました
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorEstoy tratando de dibujar una línea tangente. Y aquí es cada vez más, que se incrementó aún más.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorIch versuche, eine Tangente zu ziehen. Und hier noch die zunehmende, es ist sogar noch stärker.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorJag försöker rita en tangent. Och här ökar lutningen ännu mer, och ännu mer.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorJe suis en train de tracer une ligne tangente. Et ici il augmente encore plus, elle a augmenté encore plus.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyor접선을 그리려고 하는데요 여기선 더 크게 증가하고 있고 계속 더 크게 증가하죠
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorPokouším se nakreslit tečnu. A tady se zvětšuje ještě víc, ještě víc se zvětšila.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorPokúšam sa nakresliť dotyčnicu. A tu sa smernica zvyšuje ešte viac.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorPróbuję narysować prostą styczną. I tu nachylenie rośnie, rośnie coraz bardziej.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorSto cercando di disegnare una retta tangente. E qui sta aumentando ancor più, è aumentata ancora di più.
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorانني احاول ان ارسم خط مماس وهنا يزداد اكثر، انه يتزايد اكثر فأكثر
Bir tanjant çizmeye çalışıyorum ve burada daha artıyor ve burada daha da artıyorそして、ここではさらに上昇しています。 このように、傾きは全体的に変化しています。
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.A tým zvyšujú pravdepodobnosť počatia.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Augmentant ainsi les chances de conception.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu. Bu görüş, "emme" teorisi diye anılıyordu.A este teoría se le llamó teoría de "pro succión".
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Čímž se zvyšuje šance na početí.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Därigenom ökar oddsen för befruktning.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.En zodoende de kans op bevruchting te verhogen.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Nhờ đó tăng khả năng thụ thai lên.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Növelve ezáltal a fogamzás esélyét.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Prin asta crescând șansele de concepere.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Sehingga memperbesar kemungkinan kehamilan.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Αυξάνοντας με αυτό τον τρόπο τις πιθανότητες σύλληψης.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.По този начин повишавайки шансовете за зачеване.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.Что повышает шансы зачатия.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.כך לשפר את הסיכוי להפריית הביצה והתעברות.
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.لتزداد إحتمالية التخصيب
Böylece hamile kalma ihtimali artıyordu.これを『吸い上げ理論』と言いました
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.À medida que a canção crescesse em emoção, a máquina devia fazer o mesmo, intensificando o seu processo.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Asa incat in timp ce melodia creste in emotii, asa ar trebui sa faca si masinaria sa creasca in procesele ei.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Así, a medida que la canción iba cogiendo emoción también la máquina debía actuar de forma más espectacular.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Dus als de muziek opbouwt qua emotie, dan zou ook de machine grootser moeten worden in zijn werking.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Gdy piosenka działała na emocje, także i maszyna miała w tym brać udział.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.만약에 감정이 고조되기 시작하면 머신 또한 그 동작과정이 더욱 커져야 하는 식이었죠.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Plus la chanson capterait de l'émotion, plus la machine devrait en capter et grandir dans ce processus.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Så mens sangen samler følelser skulle maskinen gøre det samme og blive større i processen.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Takže když píseň nabírá emoce, stejně tak by měl přístroj zesílit svůj proces.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Wenn das Lied also an Emotionen zunimmt, sollte das auch die Maschine tun und dabei noch ausufernder werden.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Κι έτσι καθώς το συναίσθημα δυναμώνει θα πρέπει και η μηχανή να λειτουργεί με ανάλογη δυναμική.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.И так как эмоции в песне нарастают, нужно чтобы и машина становилась грандиознее по мере продвижения.
Böylece şarkıda duygu artıyorsa, böylece makinada süreç içinde ihtişam kazanmalıydı.Тобто, коли емоції в пісні наростають, машина повинна діяти відповідно більш урочисто.