artırmak ile cümle

artırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Şu fikri şahsen çok seviyorum, çünkü mimarlık sadece çözümlerle ilgili değil, bilinci artırmak ile ilgilidir.وأنا أحب هذه بوجه الخصوص, لأن الفكرة وراء الهندسة المعمارية هي ليست فقط إيجاد الحلول، بل أيضا التوعية.
Şu fikri şahsen çok seviyorum, çünkü mimarlık sadece çözümlerle ilgili değil, bilinci artırmak ile ilgilidir.このアイデアは建築とは解決法のみでなく 認識を高めることにあるからです これはケナフ製の診療所です 種を小区の土地に蒔きます
Su teminini artırmak için çırpınan yerel ve ulusal düzeydekiA vízhiány nem újdonság – Barış gyerekkorából emlékszik még rá.
Su teminini artırmak için çırpınan yerel ve ulusal düzeydekiDe reservoirs waaruit Istanbul drinkwater betrekt waren slechts voor 28 % vol.
Su teminini artırmak için çırpınan yerel ve ulusal düzeydekiDie Regierung Zyperns sah sich daher gezwungen, auf Notmaßnahmen
Su teminini artırmak için çırpınan yerel ve ulusal düzeydekiDo září 2008 dorazilo 29 lodí z Řecka. Nedostatek vody v Řecku dodávky vody zpomalil.
Su teminini artırmak için çırpınan yerel ve ulusal düzeydekiEn general, las temperaturas medias globales continuarán subiendo.
Su teminini artırmak için çırpınan yerel ve ulusal düzeydekiКато цяло глобалните температури ще продължат да се повишават.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.A chraň Bůh, nechci ani zhoršit uprchlickou krizi ve vašich zemích.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.E non voglio nemmeno aggiungermi alla crisi dei rifugiati nei vostri paesi, Dio non voglia.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Eu também não quero acrescentar ainda mais à crise de refugiados em seus países, Deus nos livre.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Evenmin wil ik bijdragen aan de vluchtelingencrisis in uw land. God bewaar me.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Je ne veux pas non plus ajouter à la crise des réfugiés dans vos pays, Dieu m'en garde.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Tampoco quiero contribuir a la crisis de refugiados en sus países, Dios no lo permita.
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Ούτε θέλω να προστεθώ στην προσφυγική κρίση στη χώρα σας, Θεός φυλάξοι.
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...Alchemia medyczna to nie moja dziedzina, ale dzięki temu Kamieniowi rozwinę swoje możliwości.
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...En hallitse lääketieteen alkemiaa- -mutta lisään kykyjäni Kiven avulla.
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...Jag kan inte använda alkemi som läkekonst- -men Stenen kan öka mina förmågor.
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...Jeg kan ikke bruge alkymi som lægekunst, - - men ved hjælp af Stenen kan jeg forbedre mine evner.
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...Sé poco acerca de la alquimia aplicada a la medicina, pero si uso esta piedra para aumentar mis habilidades...
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...Δεν είμαι ειδικός στην ιατρική αλχημεία, αλλά αυτή η Λίθος θα ενισχύσει τις ικανότητές μου.
Tıp simyası uzmanlık alanımın dışında, ama yeteneklerimi artırmak için bu taşı kullanarak...У меня нет опыта во врачебной алхимии, но если воспользоваться Камнем для усиления моих способностей...
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -A během příštích dvou měsíců očekávám, že najdeš nějaký jiný zdroj hotovosti.
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -A po dvoch mesiacoch očakávam, že si nájdeš nejaký iný zdroj hotovosti.
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -'En in de komende twee maanden, verwacht ik dat andere bron van geld vindt.'
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -E nos próximos dois meses, espero que você encontre alguns outra fonte de dinheiro.
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -Spodziewam się, że w ciągu tych dwóch miesięcy znajdziesz jakieś inne źródło gotówki.
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -وخلال هذه الشهرين أتوقع منك أن تجد مصدر آخر للدخل المادي.
Umarım ki siz de kazandığınız bu süre içinde, gelirlerinizi artırmak için başka bir çare bulursunuz. -見つける事を期待します。 たぶん、あなたは車を売ったり、
Vazokonstrüksiyon, kan damarının sıkışması, ve bunun yaptığı şey direnci artırmak, değil mi?Jadi vasokonstriksi, merapatkan pembuluh darah, dan yang terjadi adalah hal ini meningkatkan hambatan, bukan?
Vazokonstrüksiyon, kan damarının sıkışması, ve bunun yaptığı şey direnci artırmak, değil mi?Takže vasokonstrikce, zužování tepen, tedy zvyšuje odpor, že?
Vazokonstrüksiyon, kan damarının sıkışması, ve bunun yaptığı şey direnci artırmak, değil mi?Отже, вазоконстрикція, скорочення кровоносних судин підвищує опір, чи не так?
Vazokonstrüksiyon, kan damarının sıkışması, ve bunun yaptığı şey direnci artırmak, değil mi?Следовательно вазоконстрикция, сокращение кровеносных сосудов, повышает сопротивление, верно?
Vergileri artırmak, özel sektör işleri yaratmaz.Incrementando impuestos no puede crear empleo en el sector privado.
WK: Dört pervane yaptım çünkü gücünü artırmak istiyordum.Am facut-o cu patru palete deoarece vroiam să măresc puterea.
WK: Dört pervane yaptım çünkü gücünü artırmak istiyordum.CA:オーケー
WK: Dört pervane yaptım çünkü gücünü artırmak istiyordum.W: 저는 날개를 네 개 만들었습니다. 왜냐하면 큰 힘을 원해서요.
WK: Dört pervane yaptım çünkü gücünü artırmak istiyordum.ו.ק.: עשיתי ארבעה להבים, רק כי רציתי להוסיף כוח.
WK: Dört pervane yaptım çünkü gücünü artırmak istiyordum.و.ك.: صنعت أربع ريش، فقط لأنني أردت أن أزيد في الطاقة
Yani basıncı sabit tutarak sıcaklığın arttığı bir ortamda bunu yapmak için tek yol hacmi artırmaktır. -אם אתה משאיר את הלחץ קבוע, הדרך היחידה שאתה יכול לעשות את זה היא ע"י הגדלת הנפח כאשר אתה מגדיל את
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.Ce qu'on doit faire c'est augmenter notre taille d'échantillons, par un ordre de grandeur voire plus.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.우리가 더욱 샘플 사이즈를 증가 시키는 것 입니다.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.Lo que necesitamos hacer es incrementar el tamaño de la muestra al menos en un orden de magnitud o más.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.Musimy zwiększyć próbę o rząd wielkości lub więcej.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.Ora dobbiamo aumentare la dimensione del campione di un ordine di grandezza, o anche più.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.We moeten onze steekproef veel groter maken.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.Что нам нужно сделать, так это значительно увеличить количество исследуемых объектов.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.זה להגדיל את המדגם שלנו בסדר גודל או יותר.
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.نزيد حجم العينة بعدة مرات،
Yapmamız gereken örneklerimizi on kat ya da daha fazla artırmak.世界中から何十万ものDNAサンプルを 集める必要がある」
Yenilenebilir enerjilerin Pazar payını artırmak için olumlu koşullar yaratmak temel bir şarttır.A skapa gynnsamma villkor för förnybara energikällor är e grundläggande krav för a öka deras marknadsandel.
Yenilenebilir enerjilerin Pazar payını artırmak için olumlu koşullar yaratmak temel bir şarttır.Skabelse af gunstige betingelser for vedvarende energiformer er et nøglekrav for at øge deres markedsandel.
Yenilenebilir enerjilerin Pazar payını artırmak için olumlu koşullar yaratmak temel bir şarttır.Vytváření příznivých podmínek pro obnovitelné zdroje je hlavní podmínkou pro zvyšování jejich podílu na trhu.
Yenilenebilir enerjilerin Pazar payını artırmak için olumlu koşullar yaratmak temel bir şarttır.Vytvorenie vhodných podmienok pre obnoviteľné zdroje je kľúčovou podmienkou pre zvýšenie ich trhového podielu.
Z-ekseni yoldan artırmak ve bizim durumumuzda biz B0.003 B-ekseni konumuna ayarlanır, hatırlamaLevante el eje z del camino y recordar que, en nuestro caso, hemos ajustado la posición del eje B para B0.003
Z-ekseni yoldan artırmak ve bizim durumumuzda biz B0.003 B-ekseni konumuna ayarlanır, hatırlamaNostaa z-akselin pois tieltä ja muistuttaa, että tässä tapauksessa meidän mukautti B0.003 B-akseli voi
Z-ekseni yoldan artırmak ve bizim durumumuzda biz B0.003 B-ekseni konumuna ayarlanır, hatırlamaPodnoszenia osi na uboczu i przypomnieć, że w naszym przypadku, możemy dostosować do B0.003, w pozycji B-oś
Z-ekseni yoldan artırmak ve bizim durumumuzda biz B0.003 B-ekseni konumuna ayarlanır, hatırlamaRejse z-aksen af vejen og husker, at vi i vores tilfælde justeret positionen B-aksen til B0.003
Z-ekseni yoldan artırmak ve bizim durumumuzda biz B0.003 B-ekseni konumuna ayarlanır, hatırlamaRidica axa z din drum şi reamintească faptul că, în cazul nostru, ne-am adaptat poziția B-axa B0.003
Z-ekseni yoldan artırmak ve bizim durumumuzda biz B0.003 B-ekseni konumuna ayarlanır, hatırlamaZ 축 방식의 인상과 기억, 우리의 경우 우리가 B0.003 B 축 위치 조정
İlgili Sayfalar