artırma ile cümle

artırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve tabiî ki mümkündür etrafımızdaki toplulukların yoğunluklarını artırma.And it is possible, of course, to increase the density of the communities around us.
NutriSky® fiziksel aktivitelerini artırmak isteyenler için ideal meyve suyu karışımıIntroducing NutriSky® a juice premix ideally for those who want to promote their physical activities
Otobüs şoförleri, bir bisikletliyi geçerken hızınızı sabitleyin, asla artırmayın.- BUS OPERATORS, WHEN PASSlNG A BlCYCLlST ON THE ROAD, MAlNTAlN STEADY SPEED AND DO NOT ACCELERATE.
Fiyat artırmaya çalışan pazarlarla da uğraşılabilir bu sayede.Again, opportunity to tackle markets to get that higher price.
Amerika'da bir sermaye çıkıntısı vardır ve anahtarı da gelişmeyi artırmaktır.There's an overhang of capital in the U.S., and the key is yield pickup.
Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir.This is people expanding debt, drawing down their savings, just to stay in the game.
O yüzden amaç insanların diğer ırklarla olan etkileşimlerini artırmak.So if you want to address it, the goal is to facilitate interaction with people of other races.
Protein arıtımını basitleştirme, verim ve iş hacmini artırma, maliyeti düşürme vb.So simplify protein purification, increase yield, increase throughput, decrease cost.
Sizin bana, ziyanımı artırmaktan başka bir katkınız olamaz!You will only add to my ruin.
Benim da'vetim, onlara kaçışlarını artırmaktan başka bir katkıda bulunmadı.But the more I called, they only ran the farther away.
Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma.So do not give the evil-doers increase but in error.
Hala daha da artırmama göz dikiyor.Yet he wants that I should give him more.
Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz (kabre girinceye kadar mal artırmağa çalıştınız).Till you reach the grave.
Allah'a karşılığını çok artırma ile kat kat artıracağı güzel bir borcu verecek olan kimdir?Who will give a goodly loan to God which He might double many times?
Ancak onlara bir uyarıcı-korkutucu geldiğinde (bu,) nefretlerinden başkasını artırmadı.But when the admonisher came to them their aversion for the truth increased,
Kim ahiret ekinini isterse, Biz ona kendi ekininde artırmalar yaparız.Whoever desires the fruits of the Hereafter, We shall add to his fruit.
Bana zararımı artırmaktan başka birşey yapamazsınız" dedi.You will only add to my ruin.
Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;Yet he wants that I should give him more.
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."So taste (the fruit of what you sowed), for We shall add nothing but torment,
Haram ayları ertelemek, küfürde bir artırmadır ki, onunla inkâr edenler saptırılır.Intercalating a month is adding to unbelief.
Sizin bana, yıkım ve hüsranı artırmak dışında bir katkınız olamaz."You will only add to my ruin.
Biz onları korkutuyoruz ama bu onların kudurganlığını artırmaktan başka bir katkı sağlamıyor.Thus do We (instil) fear in them; but they only transgress the more.
Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artırma da yapacaktır.So that He may reward them in full, and give them a greater increase by His grace.
"Fakat çağrım, onların kaçışlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı."But the more I called, they only ran the farther away.
Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."So do not give the evil-doers increase but in error.
Tüm bunlardan sonra hırs ile daha da artırmamı istiyor.Yet he wants that I should give him more.
"Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."So taste (the fruit of what you sowed), for We shall add nothing but torment,
Hâlâ da açgözlülükle imkânlarını daha da artırmama hevesleniyor.Yet he wants that I should give him more.
Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."We shall increase you not save in chastisement.'
Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.And it only increased them in faith and surrender.
Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız" (denir).We shall increase you not save in chastisement.'
Fakat korkutmamız onların azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir katkı yapmıyorAnd We frighten them, but it only increaseth them in exorbitance great.
Kâfirlerin küfrü, Rableri katında öfkeden başka bir şey artırmaz.And for the infidels their infidelity increaseth with their Lord naught save abhorence.
Kâfirlerin küfrü hüsran ve yıkımdan başka bir şey artırmaz.And for the infidels their infidelity increastth naught save loss.
Kâfirlerin inkârı, Rab’leri nezdinde kendilerine gazaptan başka bir şey artırmaz.And for the infidels their infidelity increaseth with their Lord naught save abhorence.
İnkarcıların inkarı, Rab'leri katında nefretten başka bir şey artırmaz.And for the infidels their infidelity increaseth with their Lord naught save abhorence.
İnkarcıların inkarı kayıptan başka birşey artırmazAnd for the infidels their infidelity increastth naught save loss.
Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.We fear lest he should hasten to punish us or lest he should transgress (all bounds against us)."
İnananların, imanlarını kat kat artırmaları için, kalblerine güven indiren O'dur.It is He who sent down tranquility into the hearts of the believers, to add faith to their faith.
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
Hatta onların ziyanlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.In fact, they added only to their ruin.
Değeri artırmak için kısayolPropertyNameShortcut to increase the value
Y artırmaincreasing Y
Artırma Derinliği (% 1 değerine)Increment Depth (to %1)
Artırma FiltresiCommentEnhancement Filters
Açık artırma bitiyorCommentAuction ending
Açık artırma yakında bitiyorNameAn auction is ending soon
açık artırma sona erdiauction ended
Açık ArtırmalarAuctions
Açık artırma bitiş zamanını yerel zamana çevir (gerisayım daima çevrilir)Translate auction-end times to local time (countdown is always translated)
Açık Artırmayı SilRemove Auction
Tanrı korusun, ülkelerinizdeki mülteci krizini artırmak istemiyorum.Nor do I want to add to the refugee crisis in your countries, God forbid.
Bu taktik mevzubahis konularda halkın farkındalığını artırmak adına çıkarıldı.This tactic bought democrats time to raise public awareness of the issues at stake.
Makedonya bilgisayar bilgisini artırmaya çalışıyorMacedonia strives to boost IT literacy
Liderler, iki ülke arasındaki ticareti artırmanın yollarını da görüşecekler.Ways to boost trade between the two countries will also be discussed.
Sivil toplum örgütleri katılımı artırmak için kampanyalar düzenliyor.NGOs are running campaigns aimed at boosting turnout.
Bulgaristan Başbakanı: Balkanlar Bölgesel Güvenliği ArtırmalıBulgarian President Says Balkans Must Boost Regional Security
Ülke bu sayıyı artırmaya çalışıyor.It is seeking to add to that number.
Karadağ IPR'yi artırmayı umuyorMontenegro hopes to increase IPR
Bosna-Hersek (BH) Gıda Güvenlik Dairesi gıda güvenlik tedbirlerini artırma kararı aldı.Bosnia and Herzegovina's (BiH) Food Safety Agency has decided to tighten food safety measures.
İlgili Sayfalar