Ana içeriğe geç
Sözlük

artık ile cümle

artık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Artık it gibi sürünmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Artık mutsuz bir hayat sürmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Artık bira içemem.I can't drink the beer any more.
Artık sessiz kalamam.I can no longer remain silent.
Ben artık istemiyorum.I don't want any more.
Artık beni dövemezsin.You can't kick me around any more.
Artık onsuz yaşayamam.I can't live any longer without him.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Tom artık başıboş bir çocuk değil.Tom is not an idle boy any longer.
Artık yürüyemeyecek kadar çok yorgunum.I am too tired to walk any more.
Artık civarda çok fazla çevirmeli telefon görmezsin.You don't see many dial phones around anymore.
Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.Such a ridiculous superstition no longer exists.
İnsanlar artık onu söylemiyorlar.People don't say that anymore.
İnsanlar onu artık söylemiyor.People don't say that anymore.
Çift için ​​artık birlikte yaşamak zordur.It is hard for the couple to live together any longer.
Uçak artık kullanıma hazırdır.The plane is now operational.
Mecazi anlam artık kullanımda değildir.The figurative meaning is no longer in current use.
Bu ilçe yaşamak için güvenli bir yer değil artık.That district is no longer a safe place to live in.
O semt, yaşanılacak güvenli bir yer değil artık.That district is no longer a safe place to live in.
Köy artık on yıl önce olduğundan çok farklı.The village is now very different from what it was ten years ago.
Antlaşma artık ölü bir evrak.The treaty is now a dead letter.
Binanın iskeleti artık tamamlandı.The frame of the building is now complete.
Yöntem artık zamanın gerisinde.The method is behind the times now.
Artık ona katlanamıyorum.I can't put up with it any longer.
John bu günlerde çok içiyor. Biz onu artık içmemesi için durdurmak zorundayız.John drinks too much these days. We have to stop him from drinking any more.
Artık parti için her şey hazır.Everything is ready now for the party.
Artık onu beklemenin faydası yok.There is no use waiting for her any longer.
Artık onu beklemenin hiçbir faydası yok.There is no use waiting for her any longer.
Artık onlarla konuşmanın faydası yok.It is no use talking with them any longer.
Artık peşimden koşma.Don't run after me any more.
Artık yalan söylemek istemiyorum.I don't want to lie anymore.
Gürültüye artık katlanamıyorum.I can't bear the noise any longer.
Artık sana itaat etmeyi reddediyorum.I refuse to obey you any longer.
Bir zamanlar best seller olan bu kitap artık baskı dışıdır.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bir zamanlar bir best seller olan bu kitabın artık baskısı kalmamış.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bu oda çalışmak için fazla sıcak. Artık buna dayanamıyorum.This room is too hot to study in. I can't stand it any more.
Ben bu acıya artık dayanamıyorum.I can't stand this pain any more.
Artık bu gürültüye dayanamam.I can't tolerate this noise any longer.
Bu nehir öylesine kirli ki, balıklar artık onun içinde yaşayamıyorlar.This river is so polluted that fish can no longer live in it.
Bu ceket artık bana uymuyor.This coat does not fit me any more.
Bu ülkenin insanları artık eski geleneklerine saygı göstermiyor.People of this country do not respect their old traditions any longer.
Artık soğuğa dayanamıyorum.I can no longer stand the cold.
Artık burada kalmasak iyi olur.We had better not remain here any longer.
Artık bir çocuk değilsin.You are no longer a child.
Bu tür kelebeklerin artık soyu tükenmiş bulunmaktadır.Butterflies of this species are now extinct.
Artık çok geç.It's too late now.
Artık kaza için onu suçlamanın bir faydası yok.It is no use blaming him for the accident now.
O mağaza artık kozmetik satmıyor.That store no longer sells cosmetics.
Bana artık kaba davranmamak için söz verdin.You promised not to be rude to me any more.
Artık bir bebek değilsin.You are no longer a baby.
Artık on sekiz yaşında olduğunu daha iyi bilmelisin.You should know better now you are eighteen.
Eh, artık gitmek zorundayım.Well, I have to go now.
Artık 18 yaşındasın, böyle bir şey yapmamalısın.Now that you are 18 years old, you should not do such a thing.
Sigara içen adam o artık buraya gelmez dedi.He doesn't come any more, the one smoking said.
"Artık dayanamıyorum!" "Sakin ol. En kısa sürede geleceğim.""I can't stand it any more!" "Calm down. I'll come over as soon as possible."
Tom, artıkları ile köpeği besledi.Tom fed his leftovers to his dog.
Aya yolculuk artık bir hayal değil.A trip to the Moon is no longer a dream.
İnsanlar artık eskisinden daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
İnsanlar artık eskiden olduklarından daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
Artık konuşacak enerjim yok.I no longer have the energy to talk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod