Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.그 장막 친 밭을 세겜의 아비 하몰의 아들들의 손에서 은 일백개로 사고
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.og han købte det Stykke Jord, hvor han havde rejst sit Telt, af Sikems Pader Hamors Sønner for 100 Kesita
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.И купил часть поля, на котором раскинул шатер свой, у сынов Еммора, отца Сихемова, за сто монет.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.И от синовете на Емора, Сихемовия баща, купи за сто сребърника нивата, гдето разпъна шатрата си.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.ויקן את חלקת השדה אשר נטה שם אהלו מיד בני חמור אבי שכם במאה קשיטה׃
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.وابتاع قطعة الحقل التي نصب فيها خيمته من يد بني حمور ابي شكيم بمئة قسيطة.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.就 用 一 百 塊 銀 子 向 示 劍 的 父 親 哈 抹 的 子 孫 、 買 了 支 帳 棚 的 那 塊 地
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.就 用 一百 塊 銀子 向 示劍 的 父親哈抹 的 子孫 、 買 了 支帳 棚 的 那 塊地
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Asunto-osake ja kiinteistö
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Fastigheten utgörs vanligen av egnahemshuset och dess tomt.
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Kiinteistö on yleensä omakotitalo ja sen tontti.
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Le bien-fonds comprend généralement la maison individuelle et son terrain.
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.linkkiSosiaali- ja terveysministeriö: Asumispalvelutsuomi _ ruotsi
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Una propiedad inmobiliaria es, por lo general, una vivienda unifamiliar y su terreno correspondiente.
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Как правило, к недвижимости относится частный дом и участок, на котором он стоит.
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.ويغطي العقار عموماً مبنى الفيلا وما يشمله من قطعة الأرض.
(Gülüşmeler) Tekel bayiileri, fast food, boş arsalar.(Смех) алкомаркеты, фастфуд, пустующая земля.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi. 45mt'ye 3mt. büyüklüğündeydi.Dat was op een strook land die we een 'parkway' noemen van 45 meter bij 3 meter.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi. 45mt'ye 3mt. büyüklüğündeydi.Беше точно на зелената площ пред нас, 150 на 10 фута.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi. 45mt'ye 3mt. büyüklüğündeydi.זה היה על רצועת אדמה שנקראת "שדרת עצים".
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Bol na páse zeme, ktorý voláme parkway.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Byl to pás země, který nazýváme místo ke stání.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Det var på en liten yta som vi brukar kalla för en gräsplätt.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Egy darab földön csináltam, a járdaszegőn.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.En una franja de tierra que llamamos una jardinera.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Era su una striscia di terra che noi chiamiamo viale.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Es ist ein Stück Land, das wir Parkanlage nennen.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Foi num pedaço de terra chamado "canteiro".
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.우리가 파크웨이라고 부르는 띠 모양의 땅에다가 만들었죠.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Nó nằm trên một dải đất mà chúng tôi gọi là đường đi dạo.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.O fâșie din terenul numit șosea.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Tepatnya di sejengkal tanah di pinggir jalan di dekat parkir mobil.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.Είναι σε μία λωρίδα γης, σαν νησίδα μπροστά στο δρόμο.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.На кусочке земли, отделяющей тротуар от дороги.
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.كانت على قطاع من الأرض نسميه متنزه،
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.位置就係嗰條又長又窄嘅馬路邊草地
Kaldırım kenarı dediğimiz bir arsa şeridi üzerindeydi.長さ45m 幅3mほどです
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.캔자스와 다른 관개지형의 사진과 비슷해보인다는 점을 아시게 될 겁니다.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.lijken op de beelden van Kansas met die geïrrigeerde percelen.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.Канзаса с их системами ирригации.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.תתחיל לראות לא נראה כמו אלו שבתמונה של קנזס ומערכת התפלה.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.في رؤيتها لا تبدوا أبدا مثل تلك الصور لكنساس وتلك المخططات المروية.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.こんな理由によるのかもしれません こういう風に石油を収穫するのです
Karla kaplanmış olan Arsal, Kuzeydoğu Lübnan.Arsal, au nord-est du Liban, sous la neige .
Karla kaplanmış olan Arsal, Kuzeydoğu Lübnan.Arsal, noreste de Líbano, cubierto de nieve.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.1900년대 북미의 대다수의 지방사람들은 그들 소유의 땅이 있었습니다.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.A maior parte das pessoas, na zona rural dos EUA, possuía alguns terrenos em 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.De fleste folk i den landlige Nordamerika ejede noget jord i 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.De meeste mensen op het platteland van Noord-Amerika bezaten tegen 1900 wat grond.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Die meisten Leute im ländlichen Nord-Amerika besitzen im Jahr 1900 etwas Land.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Do roku 1900 většina lidí na severoamerickém venkově vlastnila kus půdy.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Észak-Amerikában, a legtöbb vidéki 1900-ra már földtulajdonos volt.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Hầu hết mọi người ở khu vực nông thôn Bắc Mĩ làm chủ vài mảnh đất trước 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Kebanyakan penduduk di pedesaan Amerika Utara memiliki tanah pada tahun 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.La mayoría de la gente de la parte rural de América del Norte fueron dueños de su propiedad para el año 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.La plupart des gens en Amérique du Nord rurale possédaient de la terre avant 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Majoritatea țăranilor din America de Nord dețineau ceva pământ prin 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Molte persone nel Nordamerica rurale possiedono delle terre dal 1900.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Większość rolników w Północnej Ameryce posiadała ziemię przed 1900 rokiem.
Kuzey Amerika'nin kirsal bolumundeki insanlarin cogu, 1900'de cesitli arsalara sahiplerdi.Більшість людей у сільських районах Північної Америки володіли певною ділянкою землі на початок 1900-х років.