arpa ile cümle

arpa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece onu on beş şekel gümüş, bir homer bir letek arpa karşılığında satın aldım kendime.我 便 用 銀 子 十 五 舍 客 勒 、 大 麥 一 賀 梅 珥 半 、 買 他 歸 我
Böylece onu on beş şekel gümüş, bir homer bir letek arpa karşılığında satın aldım kendime.我 便 用 銀子 十五 舍 客勒 、 大麥一賀梅珥半 、 買他歸我
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Assim ela respigou naquele campo até a tarde; e debulhou o que havia apanhado e foi quase uma efa de cevada.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.A tak sbierala na poli až do večera. A keď vymlátila to, čo nasbierala, bolo toho tak asi efa jačmeňa.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.A tak zbierała na onem polu aż do wieczora; i wymłóciła to, co zebrała, i miała jakoby z efę jęczmienia.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Ea a cules spice de pe cîmp pînă seara, şi a bătut ce culesese. A ieşit aproape o efă de orz.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.És õ szedegete a mezõn mind estiglen, és kicsépelé, a mit szedegetett, és lett abból szinte egy efa árpa.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.룻이 밭에서 저녁까지 줍고 그 주운 것을 떠니 보리가 한 에바쯤 되는지라
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Sbírala tedy na poli tom až do večera, a což sebrala, to vymlátila; i byla téměř míra efi ječmene.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Tako je pobirala na polju do večera; in iztolkla je, kar je nabrala, in bilo je okoli efe ječmena.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Vậy , Ru-tơ mót trong ruộng cho_đến chiều_tối , đập lúa mình đã mót , hứng được chừng một ê - pha lúa_mạch .
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Vậy, Ru-tơ mót trong ruộng cho đến chiều tối, đập lúa mình đã mót, hứng được chừng một ê-pha lúa mạch.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Zo werkte zij daar de hele dag. Toen zij 's avonds de aren uitklopte, bleek zij 22 liter gerst te hebben!
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Και εσταχυολογησεν εν τω αγρω εως εσπερας και εκοπανισεν οσον εσταχυολογησε και ητο εως εν εφα κριθης.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Така тя береше класове в нивата до вечерта; па очука събраното, и то беше около една ефа ечемик.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Так подбирала она на поле до вечера и вымолотила собранное, ивышло около ефы ячменя.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.ותלקט בשדה עד הערב ותחבט את אשר לקטה ויהי כאיפה שערים׃
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.فالتقطت في الحقل الى المساء وخبطت ما التقطته فكان نحو ايفة شعير.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.這 樣 、 路 得 在 田 間 拾 取 麥 穗 、 直 到 晚 上 、 將 所 拾 取 的 打 了 約 有 一 伊 法 大 麥
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.這樣 、 路 得 在 田 間 拾取 麥穗 、 直 到 晚上 、 將所 拾取 的 打了 約 有 一 伊 法 大麥
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.계약은 이랬죠. 아르파(ARPA)는 이 프로젝트를 시작하기위해 첫 백만 달러를 지급했습니다.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.Era primul proiect finanţat de ARPA.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.Ez a szerződés, amiben az ARPA adja az első dollár milliókat, hogy elinduljanak a dolgok.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.Ini adalah kontraknya, saat ARPA memberikan satu juta dolar pertama untuk memulai rencana ini.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme."Le projet vaisseau spatial a officiellement commencé.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.To kontrakt, w którym ARPA wyłożyła pierwszy milion dolarów, żeby wszystko zacząć.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme."Проектът за космическия кораб започна официално.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.Это контракт, в котором ARPA предоставила первый миллион долларов для начала проекта.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.זה החוזה, שבו ARPA נתנו את מיליון הדולר הראשונים כדי להתחיל את זה.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.هذا العقد كان هو الذي منح لوكالة المشاريع البحثية المتقدمة المليون دولار الأول لها. لبدء العمل بهذا الشيء.
Bu, ARPA 'nın işi başlatmak için verdiği ilk milyon dolarlık sözleşme.出資をしました 「宇宙船計画開始 求人 ダイソン」
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.do zeme pšenice, jačmeňa, viníc, fíkov a granátových jabĺk, do zeme olejových olív a medu,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et Land med Hvede og Byg, med Vinstokke, Figentræer og Granatæbletræer, et Land med Oliventræer og Honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.et land med hvete og bygg og vintrær og fikentrær og granatepletrær, et land med oljetrær og honning,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ett land med vete och korn, med vinträd, fikonträd och granatträd, ett land med ädla olivträd och med honung,
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.밀과 보리의 소산지요 포도와 무화과와 석류와 감람들의 나무와 꿀의 소산지라
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.Negeri itu menghasilkan macam-macam gandum, anggur, buah ara, buah delima, pohon zaitun dan madu
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.paese di frumento, di orzo, di viti, di fichi e di melograni; paese di ulivi, di olio e di miele
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.pays de froment, d`orge, de vignes, de figuiers et de grenadiers; pays d`oliviers et de miel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ţară cu grîu, cu orz, cu vii, cu smochini şi cu rodii; ţară cu măslini şi cu miere;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.terra de trigo e cevada; de vides, figueiras e romeiras; terra de oliveiras, de azeite e de mel;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.tierra de trigo, de cebada, de vides, de higueras y de granados; tierra de olivos ricos en aceite y de miel
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa mì, lúa mạch, dây nho, cây vả, cây lựu; dầu ô-li-ve và mật;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.xứ có lúa_mì , lúa_mạch , dây nho , cây vả , cây lựu ; dầu ô - li-ve và mật ;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.za-, árpa-, szõlõtõ- fige- és gránátalma-[termõ] földre, faolaj- és méz-[termõ] földre.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.γην σιτου και κριθης και αμπελων και συκων και ροδιων γην ελαιων και μελιτος
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.в земя богата с жито, ечемик, лозя, смокини и нарове; в земя богата с маслини и мед;
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ארץ חטה ושערה וגפן ותאנה ורמון ארץ זית שמן ודבש׃
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.ارض حنطة وشعير وكرم وتين ورمان. ارض زيتون زيت وعسل.
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小 麥 、 大 麥 、 葡 萄 樹 、 無 花 果 樹 、 石 榴 樹 、 橄 欖 樹 、 和 蜜
buğdayı, arpası, üzümü, inciri, narı, zeytinyağı, balı vardır.那 地 有 小麥 、 大麥 、 葡萄樹 、 無花果樹 、 石榴樹 、 橄欖樹 、 和蜜
Bugün hafif oluşturan harcanmış tohum kullandık -- hafif bira -- ısıtılmış buğday ve arpa.Het komt van een of andere soort lager - een licht lager of een ale - dus tarwe en gerst die geroosterd zijn.
Bugün hafif oluşturan harcanmış tohum kullandık -- hafif bira -- ısıtılmış buğday ve arpa.이것은 어떤 라거 맥주 제조에서 나온 것입니다. 가벼운 라거 맥주나 에일 맥주든 밀과 보리를 볶아서 만듭니다.
Bugün hafif oluşturan harcanmış tohum kullandık -- hafif bira -- ısıtılmış buğday ve arpa.lager ligero o un ale, esto es trigo y cebada tostados.
Bugün hafif oluşturan harcanmış tohum kullandık -- hafif bira -- ısıtılmış buğday ve arpa.שמקורה למעשה הוא בסוג כלשהו של בירת לאגר - בירת לאגר קלה או שיכר מחיטה ושעורה קלויים.
Bugün hafif oluşturan harcanmış tohum kullandık -- hafif bira -- ısıtılmış buğday ve arpa.وهذه هي شاكلة .. تشبه خلطة كبيرة من حبوب قمح ونخالة تم تحميصها
Bugün hafif oluşturan harcanmış tohum kullandık -- hafif bira -- ısıtılmış buğday ve arpa.ライトラガーかエールビール つまりトーストされた小麦と大麦です つまりビール職人も穀物からおいしさを引き出す方法を 知っているということです
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Acum, domnul meu să trimeată slujitorilor tăi grîul, orzul, untdelemnul şi vinul de care a vorbit.
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Agora mande meu senhor para os seus servos o trigo, a cevada, o azeite, e o vinho, de que falou;
‹‹Efendim, sözünü ettiğin buğday, arpa, zeytinyağı ve şarabı kullarına gönder.Ahora pues, envíe mi señor a sus siervos el trigo, la cebada, el aceite y el vino que ha prometido

İlgili Sayfalar