Ana içeriğe geç
Sözlük

arkeolojik ile cümle

arkeolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Археологические исследования не проводились.
Günümüzde kalıntılar süregiden bir arkeolojik projenin parçasıdır.В наши дни эти земли являются составной частью промзоны Очакова.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Нет археологических находок, подтверждающих эту версию.
19. yüzyılın sonunda, Ortadoğu’da arkeolojik keşif ve kazı faaliyetleri hızlanmıştı.В середине прошлого века на территории городища производились раскопки и археологические изыскания.
İstasyonun inşaatı sırasında bulunan bazı arkeolojik kalıntılar istasyonun içerisinde sergilenmektedir.При строительстве станции сделан ряд археологических находок.
Arkeolojik Haber.НОВОСТИ АРХЕОЛОГИИ.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Район богат археологическими памятниками.
Arkeolojik kazılarda degişik dönemlere ait kalıntılar bulunmuştur.На каникулах проводил археологические раскопки.
Bahçe sadece botanik alanda değil de tarihi, sanatsal ve arkeolojik öneme de sahiptir.В Арагацотнской области много не только естественных, но также исторических и архитектурных памятников.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.В настоящее время на его территории ведутся археологические раскопки.
9 Mayıs 2004'te arkeolojik kazılar başladı.5 сентября 2008 года археологические раскопки завершились.
Bu eşyaların, arkeolojik kazılarda elde edildiği belirtiliyor.Все эти предметы находят в археологических раскопах.
Ancak kalede, özellikle Roma dönemine odaklanan arkeolojik kazılar sürmektedir.Другие археологические раскопки проводятся в крепости, уделяя особое внимание римским временам.
Son arkeolojik buluntulara göre Copper Nehri havzası 5.000-7.000 yıldır insan yerleşimindedir.Атабаскский народ атна проживает в бассейне реки Коппер уже на протяжении последних 5000—7000 лет.
Enstitü de her sene İç Anadolu'da genel arkeolojik arşatırmalar yürütmektedir.Каждый год эта территория дает новые археологические находки.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.تبين الأدلة الأثرية أن المايا قد بدأوا بتشييد الأبنية الاحتفالية منذ 3000 سنة مضت.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.وتظهر الدلائل الأثرية أن عمر هذه الحضارة يبلغ 2500 عامًا على الأقل.
Arkeolojik çalışmaların gösterdiğine göre Kediri, 11. yüzyılda Kediri Krallığının merkezinde bulunmaktadır.وتفيد الدراسات الأثرية ان هذه البوابة كانت موجودة في القرن 10 بنفس الشكل الذي هي عليه حاليا.
İlde birçok arkeolojik alan vardır.ويوجد بها الكثير من المواقع الأثرية.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.حيث أن الماكينات العتيقة ما زالت متداولة هناك.
1999 yılında arkeolojik ve doğal sit alanı kabul edilmiştir.وتم في عام 1995 تثبيت المرافق الميكانيكية والكهربائية.
Rome: An Oxford Archaeological Guide (Roma: Bir Oxford Arkeolojik Rehberi).Rome — An Oxford Archaeological Guide (em inglês).
Bugün Schokland, popüler bir arkeolojik alandır ve Schokland Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır.Hoje em dia, Schokland é um conhecido lugar arqueológico e abriga o Museu Schockland.
Fakat bu köklü tarihin ortaya çıkarılması ancak yapılacak arkeolojik kazılarla mümkün olabilecektir.A resolução deste debate deverá surgir apenas com descobertas arqueológicas suplementares.
Bu kayıp eserlerin bazı parçaları Herkulaneum'daki arkeolojik kazılarda bulunmuştur.Alguns fragmentos dessas obras perdidas foram encontrados em Herculano.
Bugüne kadar Babil’de asma bahçeleri hakkında hiçbir arkeolojik kanıt bulunamamıştır.Até o momento, nenhuma evidência arqueológica dos jardins foi encontrado na Babilônia.
El-Mağtas iki ana arkeolojik alanı kapsamaktadır.Al-Maghtas inclui duas áreas arqueológicas principais.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Em 1953 foram realizadas escavações arqueológicas.
1980'lerin en önemli arkeolojik keşiflerinden birisi diye tanımlanan buluş bir sansasyona neden oldu.Foi apontado como um dos melhores achados arqueológicos da década de 1980.
Ancak bu tezi savunacak hiçbir arkeolojik kanıt yoktur.Não obstante, não há vestígios arqueológicos que confirmem esta teoria.
Ancak bir parçası Memfis'teki arkeolojik kazı alanında bulunmuştur.Somente uma vintena foram descobertos num contexto arqueológico fiável.
Arkeolojik buluntular tarih öncesi insanların burada 50.000 yıl önce yaşadığını göstermekte.Alguns achados arqueológicos mostram que os habitantes pré-históricos viveram na zona há 50 milhares de anos.
Sangiran, Endonezya'daki Cava'da arkeolojik bir kazı alanıdır.Sangiran é um sítio arqueológico na ilha de Java, na Indonésia.
Alacahöyük arkeolojik kazı sitesi.Monte Mozinho Sítio Arqueológico.
Arkeolojik kanıtlar, ilk insanların Papau Yeni Gine’ye yaklasik 47.000 yıl önce ulastıklarını göstermektedir.Os primeiros habitantes do arquipélago terão chegado por mar, desde a actual Papua-Nova Guiné, há 33000 anos.
Yapılan arkeolojik kazılar bunu doğrulamaktadır.Evidências arqueológicas atestam essas funções.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Pesquisas arqueológicas indicam que humanos já viviam nas ilhas japonesas no período Paleolítico Superior.
Restorasyon ve arkeolojik çalışmalar 1970'lerde başladı ve günümüze kadar devam etmektedir.O formato de jornalismo e prestação de serviços começou na década de 1970 e perdura até hoje.
Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır.As ruínas da cidade são o sítio arqueológico mais visitado do México.
Cumhuriyet döneminde arkeolojik kazılar yoğunluk kazanmaya başladı.No começo do Arqueano, a Terra esfriara significativamente.
Schleswig-Holstein'ın en önemli arkeolojik alanıdır.O castelo é um dos pontos turísticos mais famosos de Schleswig-Holstein.
İlde birçok arkeolojik alan vardır.Possui vários sítios arqueológicos.
Adada önemli arkeolojik sitlerden bazıları bulunur.Existem muitos sítios arqueológicos em volta da ilha.
Arkeolojik kazılara göre Uetliberg tunç devrinde askeri amaçla kullanılmıştır.Esse tipo de projétil teve seu uso proibido para fins militares pela Convenção de Genebra.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Het stroomgebied is ook belangrijk in geologisch en archeologisch opzicht.
1986 yılından bu yana, doğal ve arkeolojik çevrenin kırılgan doğası nedeniyle park turizme kapalıdır.Sinds 1986 is het park niet meer open voor toerisme vanwege de kwetsbare natuur.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Sinds 1954 worden er archeologische opgravingen gedaan.
1986'da bütçe eksikliğinden durdurulan arkeolojik kazılara tekrar başlanmıştır.Archeologische opgravingen op de vindplaats werden in 1986 gestopt wegens gebrek aan fondsen.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi aracılığıyla 1992 kazılar tekrar başlatılmıştır.Opgravingen werden hervat in 1992 door Turkse archeologen van het TAY-project.
Yapılan arkeolojik kazılar bunu doğrulamaktadır.Archeologische vondsten bewijzen dit.
Fakat diğer arkeolojik ve belgesel bulgular bu duruma yeni açılar getirmiştir.Andere historische en archeologische bronnen geven weer een ander beeld.
Arkeolojik sit alanlanı bulunmaktadır.De site is van hoog archeologisch belang.
Fransa'ya döndükten sonra kendini arkeolojik araştırmalara adadı.Waddington keerde na zijn afstuderen terug naar Frankrijk en hield zich bezig met archeologisch onderzoek.
Arkeolojik çalışmalar sonucu Tunç Devri ve Cilalı Taş Devri'nden kalan kalıntılar bulunmuştur.Archeologische expedities hebben de overblijfselen van aardverschuivingen en lavastromen gevonden.
Arkeolojik bulgular bölgenin Orta Tunç Çağında (MÖ y.Archeologische opgravingen hebben aan het licht gebracht dat er in de Middenbronstijd (ca.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Er is geen archeologisch onderzoek gedaan.
Arkeolojik buluntular da tespit edilmiştir.Dit wordt ook archeologisch bevestigd.
Bu sebeple C 14 ten arkeolojik tarihlendirmede yararlanılmaktadır.Dit 14C wordt gebruikt bij de koolstofdatering.
İlçenin değişik kesimlerinde de arkeolojik buluntulara rastlanmaktadır.Wat wel in redelijke mate voorhanden is, zijn archeologische resten.
Arkeolojik çalışmalarda CBS nin farklı süreçleri ve işlevleri kullanılmaktadır.Voor het verzamelen van gegevens gebruikt het CBS verschillende methoden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod