Ana içeriğe geç
Sözlük

arkeolog ile cümle

arkeolog kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.Zgadza się. Mogę nie być archeologiem.
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.Ναι, μπορείς να πεις πως δεν μπορώ να γίνω αρχαιολόγος.
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.Да, можете да кажете, че не мога да бъда археолог.
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.Да, можно сказать мне: "Ты не можешь быть археологом".
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.Так, кажіть, що я не можу стати археологом.
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.כן, תוכלו להגיד שאני לא יכולה להיות ארכיאולוגית.
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.نعم، قد تستطيعون القول ،أني لا أستطيع أن أكون عالمة آثار.
Evet, arkeolog olamayacağımı söyleyebilirsiniz.少年モーグリになれないなんて言わせない
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.De facto, o que os arqueólogos encontraram não foi nada disso.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.De fapt, arheologii n-au găsit nici una din acestea.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.De hecho, los arqueólogos no han encontrado nada de todo eso.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.En fait, les archéologues ne trouvèrent rien de tout cela.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.In realtà, gli archeologi non hanno trovato nulla di tutto ciò.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.In werkelijkheid hebben archeologen niets van dat alles gevonden.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Itse asiassa arkeologit eivät ole löytäneet mitään sellaista.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Kenyataannya, para arkeolog tidak menemukannya sama sekali.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.그러나 고고학자들은 그런것을 하나도 찾지 못했습니다.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Men, arkæologerne fandt intet af dette.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Men faktum är att arkeologerna inte har funnit något sådant.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Tatsächlich finden Archäologen das alles nicht.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Thực tế là những nhà khảo cổ không tìm thấy bất kì thứ gì như vậy.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.To, čo archeológovia v skutočnosti našli, nie je nič z toho.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Valójában pedig, a régészek semmi efélét nem találtak.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Ve skutečnosti archeologové našli něco zcela jiného.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.W rzeczywistości archeolodzy niczego takiego nie znaleźli.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Στην πραγματικότητα, οι αρχαιολόγοι δε βρήκαν τίποτα από αυτά.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Всъщност, откритото от археолозите няма нищо общо с това.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Насправді археологи нічого такого не знайшли.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.Однако находки археологов оказались совсем иными.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.למעשה, מה שהארכיאולוגים מצאו הוא כלום מזה.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.في الواقع ، ما وجده علماء الآثار هو لا شيء من ذلك.
İşin aslı, arkeologların buldukları bunlardan hiçbiri değildi.一切発掘されていません 発見されたのは小さなものばかり
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Acum imaginați-va arheologii săpând printre molozurile unuia dintre orașele noastre.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Agora imaginem arqueólogos a escavar por entre os escombros de uma das nossas cidades.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Ahora imaginen a los arqueólogos excavando en los escombros de una de nuestras ciudades.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.A teď si představte archeology, jak se prokopávají troskami jednoho z našich měst.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Dan zijn er archeologen die in de ruïnes van een van onze steden graven.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Forestil jer nu at arkæologerne graver i ruinerne fra vore byer.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Giờ hãy tưởng tượng về những nhà khảo cổ đào bới xuyên đống đổ vụn từ một trong những thành phố của chúng ta
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Imaginez maintenant les archéologues excavant les ruines de l'une de nos villes.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Immaginate ora degli archeologi che scavano nelle macerie delle nostre città.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Jetzt stellt euch Archäologen vor, die Trümmer unserer Städte durchsuchend.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Képzeljük most el, hogy a régészek átássák magukat egyik városunk törmelékhalmán.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.미래의 고고학자들이 폐허가 된 어떤 도시의 잔해를 파헤치는 것을 상상해보죠.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Kuvitelkaa arkeologeja kaivelemassa jonkin kaupunkimme raunioita.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Lalu bayangkan para arkeolog menggali puing-puing salah satu kota kita.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Tänk er nu arkeologer som gräver i resterna efter någon av våra städer.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Teraz si predstavte archeológov, ako sa prekopávajú troskami našich miest.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Wyobraźmy sobie teraz archeologów przekopujących gruzy jednego z naszych miast.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Τώρα φανταστείτε τους αρχαιολόγους να σκάβουν στα ερείπια μιας πόλης μας.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.А тепер уявіть археологів, що проводять розкопки на руїнах одного з наших міст.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Сега си представете археолози, които разкопават останките на някой наш град.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Теперь представьте, как археологи раскапывают руины одного из ныне существующих городов.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.כעת נדמיין שארכיאולוגים חופרים בהריסות של אחת הערים שלנו.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.تخيل الان علماء الآثار من خلال الحفر تحت الانقاض في واحد من مدننا.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.遺跡と化した都市を掘りおこした時 何が発掘されるでしょう?
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,Das ist jener Status von dem gemeinhin gedacht wird er wäre jener von ursprünglicher Harmonie.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,É assim que normalmente se imagina uma situação de harmonia primordial.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,En dit is de toestand waarvan algemeen gedacht wordt dat er fundamentele harmonie heerste.
Ve yaygın olarak ilkel uyum biçiminde düşünülen durum budur. Ama arkeolog,E starea despre care lumea crede că ar fi una a armoniei primordiale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod