arkasında ile cümle

arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Leyla, annesinin cesedini evinin arkasındaki ormanda buldu.Layla discovered her mother's body in the woods behind her home.
Leyla barların arkasındaydı.Layla was behind bars.
Leyla parmaklıkların arkasındaydı.Layla was behind bars.
Sami aslında cinayetin arkasındaki fikir babasıydı.Sami was actually the mastermind behind the murder.
Ağaçların arkasında bir adam görüyorum.I see a man behind the trees.
Tom şimdi parmaklıklar arkasında.Tom is now behind bars.
Tom Mary'nin tam arkasındaydı.Tom was right behind Mary.
Sami bir bilgisayar ekranının arkasındaydı.Sami was behind a computer screen.
Sami şimdi parmaklıkların arkasında.Sami is behind bars now.
Onların arkasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.Red and blue lights flashed behind them.
Arabam bu binanın arkasındaki otoparkta.My car is in the parking lot behind this building.
Tom annesinin arkasında saklandı.Tom hid behind his mom.
Tuvalet merdivenin arkasında.The toilet is behind the staircase.
Tuvaletler merdivenlerin arkasında.The toilets are behind the stairs.
Tom ve Mary'nin ahırın arkasında birbirlerini öptüklerini gördüm.I saw Tom and Mary kissing each other behind the barn.
Ahırın arkasında Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüm.I saw Tom kissing Mary behind the barn.
Tom bunun arkasında olduğunu düşünecek.Tom will think I was behind this.
Tom, kilisenin arkasında oturuyordu.Tom sat in the back of the church.
Tom'un evinin arkasındaki ağacın elmaları çok lezzetli.The apples from the tree behind Tom's house are very delicious.
Annesi ona kilitlemesini söylediğinde o kapıyı arkasından kilitledi.He locked the door behind him as his mother had told him to do.
Tom'un arkasındayım.I'm right behind Tom.
Tom sınıfın arkasında oturdu.Tom sat in the back of the classroom.
Tom arkasında bir silah sesi duydu.Tom heard a gun click behind him.
Polis Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.The policeman handcuffed Tom's hands behind his back.
Tom garajın arkasındaki ağacı kesti.Tom chopped down the tree that was behind the garage.
Evimizin arkasında küçük bir sebze bahçesi var.We have a small vegetable garden behind our house.
Sami barın arkasındaki çöp kutusunu kontrol etti.Sami checked the dumpster behind the bar.
Sami ve Leyla arabanın arkasında seks yaptılar.Sami and Layla had sex in the back of the car.
Tom, Mary'nin yüzüğünü o kanepenin arkasında buldu.Tom found Mary's ring behind that couch.
Sami mağazanın arkasındaydı.Sami was in the back of the store.
Tom'un arkasında oturuyordum.I was sitting behind Tom.
Tom arkasında bir gürültü duydu.Tom heard a noise behind him.
Tom arabasını dükkanın arkasındaki parka park etti.Tom parked his car in the lot behind the store.
Sami masasının arkasındaydı.Sami was behind his desk.
Perdenin arkasında biri saklanıyor.Someone is hiding behind the curtain.
Birisi perdenin arkasında saklanıyor.Somebody is hiding behind the curtain.
Tom arkasındaki birini duydu ve kim olduğunu görmek için döndü.Tom heard somebody behind him and turned around to see who it was.
Bir koltuk bulamadım, o yüzden de oditoryumun arkasında durdum.I couldn't find a seat, so I stood in the back of the auditoriumn.
Polis, Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.The policeman cuffed Tom's hands behind his back.
Tom arkasından ayak sesleri duydu.Tom heard footsteps behind him.
Sami kapının arkasındaydı.Sami was behind the door.
Sami ikindi namazını Fazıl'ın arkasında kıldı.Sami performed the afternoon prayer behind Fadil.
Buzdolabının arkasında mahsur kaldım, yardım yollayın.I'm trapped behind the refrigerator. Send help.
Tom durdurmak için Mary'nin arkasından koştu.Tom ran after Mary to stop her.
Tom tezgahın arkasında duruyordu.Tom was standing behind the counter.
Başımın arkasında gözüm var.I’ve got eyes on the back of my head!
Kapının arkasında saklanıyordu.He was hiding behind the door.
Bir çalının arkasında gizleniyordu.He was hiding behind a bush.
Genelde sınıfın arkasında oturur.He usually sits in the back of the classroom.
Dizlerimin arkasından gıdıklanıyorum.I'm ticklish behind my knees.
Dizlerimin arkasından gıdık alıyorum.I'm ticklish behind my knees.
Tom arkasında birinin ayak seslerini duydu.Tom heard somebody's footsteps behind him.
Tom arkasında birinin adım seslerini işitti.Tom heard somebody's footsteps behind him.
Yanni, başının arkasından dört kez vuruldu.Yanni was shot four times in the back of the head.
Yutak, boğazın ağız ve burnun arkasında kalan kısmıdır.The pharyngeal part of the throat is behind the nose and mouth.
Babanın kararlarının arkasında sımsıkı dur.Stand strong behind your father's decisions.
William sessizce Sandra'nın arkasındaki mağazadan sıvıştı.William quietly slipped out of the store behind Sandra.
Ağacın arkasında biri ya da bir şey vardı.There was someone or something behind the tree.
Karl kapının arkasında dayanıyordu.Karl was standing behind the door.
"Ben manita arkasından ağlayacak kadın değilim, bana Etiler'de abi mi yok"."Ben manita arkasından ağlayacak kadın değilim, bana Etiler'de abi mi yok".

İlgili Sayfalar