arkasında ile cümle

arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom uzun süredir demir parmaklıkların arkasında.Tom has been behind bars for a very long time.
Perdenin arkasındaki adamsın sen.You are the man behind the curtain.
Bunun arkasındaki kişi sendin.You were the one behind this.
Öyleyse bunun arkasındaki kişi sendin.So, you were the one behind this!
Tom Mary'nin kapının arkasında saklandığını gördü.Tom saw Mary hiding behind the door.
Tom başının arkasından vuruldu.Tom was shot in the back of the head.
Her harika bir erkeğin arkasında harika bir kadın vardır.Behind every great man there's a great woman.
Tom masasının arkasından çıktı.Tom stepped out from behind his desk.
İspiyoncu öğrenci Tom'un spor salonunun arkasında sigara içtiğini müdüre söyledi.The school telltale reported Tom to the principal for smoking behind the gym.
Evin arkasında bir bahçe var.There is a garden behind the house.
Bu işin arkasında Tom'un olduğuna emin misin?Are you sure that Tom is behind this?
Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı kapattı.Tom entered the room and shut the door behind him.
Tom'un elleri arkasında bağlı.Tom's hands are tied behind his back.
Tom onun arkasından kapıyı çarparak kapattı.Tom slammed the door shut behind him.
Tiyatroda çok uzun bir kişinin arkasında oturdum.I sat behind a very tall person at the theater.
İtfaiyeciler, yangını binanın arkasında kontrol altına alabildiler.Firefighters were able to contain the fire to the rear of the building.
Tom masanın arkasından yavaşça kalktı.Tom rose slowly from behind his desk.
Ansızın kapı Tom'un arkasından çarptı.All of a sudden, the door slammed behind Tom.
Bütün bunların arkasında senin olduğunu bilmeliydim.I should've known you were behind all this.
Tom Mary'yi hemen arkasından izledi.Tom followed closely behind Mary.
Bütün bunların arkasında mısın?Are you behind all of this?
Onun arkasında ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what's behind it.
O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.He began to abase the man behind his back.
Özel bisiklet bölgesi çoğunlukla trenin arkasındadır.The dedicated bike zone is most often at the rear of the train.
Canavarın gerçekten kafasının arkasında gözleri vardı. Bu gerçekten ürperticiydi!The monster literally had eyes in the back of its head. It was really creepy!
Sanırım aradığın şey dolabın arkasında.I think what you're looking for is in the back of the closet.
Karım ve Mary uçağın arkasındaydılar.My wife and Mary were in the rear of the aircraft.
Onların arkasında biri var.There's someone behind them.
Onun arkasında biri var.There's someone behind him.
Ben onun hemen arkasındaydım.I was right behind him.
Onun tam arkasındaydım.I was right behind her.
Hükümet olayın arkasında bir terör örgütünün olduğuna inanıyordu.The government believed that a terrorist group was behind the incident.
Dan'ın evinin arkasında büyük bir garajı vardı.Dan had a huge garage in the back of his house.
Dan kafasının arkasından vuruldu.Dan was shot in the back of the head.
Tom arkasında bir şey bıraktı mı?Did Tom leave anything behind?
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.The kidnappers tied Tom's hands behind his back.
Tom Fransızca dersinde Mary'nin arkasında oturur.Tom sits behind Mary in French class.
Paramı yatak odamdaki bir tablonun arkasındaki bir delikte saklıyorum.I keep my money in a hole behind a painting in my bedroom.
Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.The calf muscle is located on the back of the lower leg.
Onun başının arkasında gözleri vardır.He has eyes in the back of his head.
Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.A bunch of children ran after the rabbit.
Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci sessizce güldüler.Several students in the back of the classroom laughed quietly.
Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci uyuyorlardı.Several students in the back of the classroom were sleeping.
Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci, cep telefonundan mesaj atıyorlardı.Several students in the back of the classroom were texting.
Evimin arkasındaki sokak, dağıtım kamyonları için çok dar.The street behind my house is too narrow for delivery trucks.
O, geçmişin sorunlarını arkasında bıraktı.She left the troubles of the past behind her.
O korkunç günü arkasında bırakmaya çalıştı.She tried to put that awful day behind her.
Bunun arkasında kimin olabileceği ile ilgili bir fikrin var mı?Do you have any idea who could be behind this?
Onların arkasındaki adam piyano çalıyor.The man behind them plays the piano.
Konserdeki her dakikanın arkasında bir saatlik sıkı çalışma var.Behind every minute of concert time there is one hour of hard practice.
Tom eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to leave the old ways behind him.
Arkadaşlarının hakkında onların arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about your friends behind their backs.
Ölünün arkasından konuşmak istemiyorum.I don't want to speak ill of the dead.
Tom olayı arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to put the incident behind him.
Tom restoranın arkasındaki sokakta ölü bulundu.Tom was found dead in the alley behind the restaurant.
Tom'un evinin arkasında bir sebze bahçesi var.Tom has a vegetable garden behind his house.
Tom aradığını dolabın arkasında buldu.Tom found what he was looking for in the back of the closet.
Bunun arkasında kim olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who's behind this?
Çelik binanın arkasında güller var.There are roses behind the steel building.
Çelik binanın arkasında laleler var.There are tulips behind the steel building.

İlgili Sayfalar