arkasında ile cümle
arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kont buna çok sinirlenip saklandığı koltuk arkasından çıkar.הקוראן נערך ונוסח תחת חסותו.
Bağlaçlar cümle öğelerinin önünde ya da arkasında yer alırlar.המשוחררים נאלצו לשבת באחורי בית הכנסת או בחוץ.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?אבל מה הסיבה האמיתית לכך.
İncelenecek sorun şudur: "Armağanın mavi veya kırmızı kapılar arkasında bulunma olasılıkları nedir?"זאת ללא קשר אם אני יודע מה זה כחול או אדום).
Arkasındaki zombiler de bir süre bekler.יש גם הפורשים משירות קבע, וחוזרים אליו לאחר תקופה מסוימת.
Evi arkasında bırakınca bunların çözüleceğini düşündü ve evden ayrıldı.אחרי שראה שאני עומד בדעתי היה מוכרח לפנות את הבית.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.מאחורי כל עין איבר חשמלי.
Arkasından Buzz Aldrin Ay'a ayak bastı.Bu sırada Michael Collins Ay yörüngesinde tur atıyordu.ארמסטרונג יהיה המפקד, באז אולדרין ינהג בנחתת הירח ומייקל קולינס יהיה טייס תא הפיקוד.
Baudouin, arkasında 2 yaşında bir kız çocuğu ve hamile bir eş bıraktı.פרידמן הותיר אישה ובן (בנו הבכור, בן-נעם, נפטר בגיל שנה).
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.יום אחד, אביו נעלם באופן מסתורי.
Silahın dergi alanının arkasında bir stok ve ön parmak izi var.בגב המכשיר קיימת מערכת טביעת אצבע.
Soruşturmada eylemin arkasında kimin olduğu belirlenemedi.אולם עובדתית, לא הוברר מי עמד מאחורי הרצח.
Saldırılarını Güney Lübnan’dan başlatmışlar ve kendilerini İsrail sınırının 45 km arkasında bulmuşlardır.המחבלים יצאו מבסיס בראס-א-שק, מדרום לשפך הזהרני בלבנון, כארבעים קילומטרים מגבול ישראל.
Muhammed onu orduların arkasından gelip güvenliği sağlayan artçılık görevi ile görevlendirdi.אז נתן לו מוחמד את התפקיד לשמור עליה ומפניה.
Bu terim aynı zamanda bir ordu arkasında iletişim hatlarını koruyan güçleri tanımlamak için kullanılır.Терминът може също да се използва за описание на сили, отбраняващи комуникационните линии зад армията.
Daha sonra Joe, Zayn'e arkasından saldırdı.Тогава Джо атакува Зейн зад гърба.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Той е оплакан от Брут като „последния римлянин“ и е погребан на Тасос.
13 Haziran SmackDown bölümünde Ryder sahne arkasında göründü ve Rawley ile tekrar bir araya geldi.В епизода на 13 юни, Райдър се появява зад кулисите и се съюзява отново с Роули.
1212 yılında, arkasında ondan Yolande (Isabella) isimli bir kız çocuğu bırakan karısını kaybetti.През 1212 г. загубва жена си, която му оставя една дъщеря, Йоланда, наричана също Изабела.
Daha sonra arkasından Naomi göründü ve Marie'yi kovalamaya başladı.Тогава Наоми се появява и започва да преследва Мари, преминавайки през ринга.
Burası tepe arkasındadır.Тази статия е за хълма.
Sahne arkasındaki ekranlarda üzerinde grafiti olan bir metro treninin kısa videosu gösterildi.Кратко видео показва изписан с графити метро влак.
Sonra Doktor, Clara'nın arkasından dışarı çıkar.Тя прави всичко това зад гърба на Кларк.
Ertesi hafta sahne arkasında Gallows ve Anderson, Cesaro ve Sheamus'a bir merdivenle saldırdı.Зад кулисите на следващия епизод, Галоус и Андерсън атакуват Сезаро и Шеймъс със стълба.
Julia Domna, yaşamı boyunca Roma İmparatorluğu'nda tahtın arkasındaki en güçlü kadın olmuştur.Юлия Домна е една от най-важните жени, стояли зад трона в Римската империя.
Arkasında ayak izi bırakmaz.Той не оставя следи по логовете.
Ben onun arkasından gittim.Тръгнали след него.
Senato toplantılarını ziyaret edebiliyor, perdeler arkasından olan biteni görüp duyabiliyordu.Докато разговарят, той чува глас, идващ зад завесите.
Mavi Sakal tam kızı öldüreceği sırada kız kardeşleri gelir ve Mavi Sakal'ı arkasından vurarak öldürür.За щастие, тя очаква на гости братята си, които в този момент пристигат и убиват Синята брада.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Ненавижда интервентите от дъното на душата си.
Arkasında kendisinden sonra doğan biricik oğlu I. Jean, ki doğumdan sonra aynı yıl içinde öldü.Няколко месеца по-късно се ражда синът им Жак III, който също умира, преди да е навършил една година.
Kaltenbrunner yeraltı arkasında kalarak istihbarat örgütleri yeniden organize edildi.Калтенбрунер реорганизира разузнавателните си служби като подземна мрежа за престой.
Sovyetler Birliği askeri olarak savaşa dahil olmadı, ancak politik olarak Vietnam'ın arkasında durdu.Така Камбоджа е въвлечена във Виетнамската война, въпреки нейното нежелание.
Sırttan inen yavrular yaklaşık 6-7 ay kadar annelerinin arkasında dolaşırlar.Малките остават с майките около 6 – 7 месеца.
Hinterland (Şehir, liman ya da benzeri) "arkasındaki toprak parçası" anlamında Almanca bir kelime.Хинтерланд е термин от немския език, означаващ "земята отзад" (напр. град, пристанище, или нещо подобно).
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.Образува се от реките Обланица и Ябланица във Валево.
1975'ten 1990 yılına kadar Alman rock grubu Scorpions’un arkasında adeta itici bir güç olarak görev yaptı.Той е движещата сила зад немската рок група Скорпиънс, от 1975 до 1990 година.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Бък се опитва да изнасили Джули, но баща му го спира.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Филмът никога не се излъчва в кината, но е показан по кабелната телевизия, а по-късно, е издаден и на видео.
Evimin arkasında bir kilise var.Зад къщата ми има една църква.
Tom Mary'ye arkasından el salladı.Том помаха с ръка на Мери.
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Djevojka, također s određenog mjesta, počinje galopirati na konju s određene udaljenosti iza mladića.
Armağan nerede ise hiç şüphesiz olarak mavi kapı arkasında bulunmaktadır.Njegova (ili njezina) pozicija je iza obrane, a ispred vratara.
İlk sevkiyatın başarılı olması üzerine, MI6 arkasından birkaç operasyon daha yaptı.Ohrabreni uspjehom ove akcije, MI6 izveo je još nekoliko sličnih operacija.
Tom Cruise ; Les Grossman: Tropic Thunder filminin arkasındaki sert para babasıdır.Tom Cruise kao Les Grossman: prosti producent koji stoji iza Tropske grmljavine.
Yine sessiz filmlerde ama bu kez kameranın arkasındaydı.Nakon toga je nastavio odlaziti u divljinu, ali ovaj put samo kako bi snimao životinje fotoaparatom.
1945'te 14. SSCB şampiyonasında, Botvinnik'in arkasından 2. oldu.1944. zauzima 2. mjesto iza Botvinika na prvenstvu SSSR-a.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Uloga tih slivnika je da se u njih izlije voda u kojoj se pere posvećeno posuđe.
Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Iza njega je ostala žena i dva sina prema kojima se Prob kasnije vrlo dobro ponašao.
Horne, şehrin yarısından fazlasını kontrolü altında tutmaktadır ve her türlü kirli işin de arkasındadır.CalEnergy posjeduje oko polovicu njih, a ostatak su u vlasništvu raznih tvrtki.
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.Tehnologija koja to izvodi vrlo je jednostavna.
Brutus tarafından arkasından "Romalıların sonuncusu" olarak yas tutuldu ve Tasos adasına gömüldü.Brut je jadikovao za Kasijem kojeg je označio kao "Posljednjeg Rimljanina" te ga je pokopao kod Thasosa.
Her zaman ideallerinin arkasında durmuştu ve onları terk etmek gibi bir niyeti yoktu.Picard se uvijek držao svojih ideala, i nikad ih nije zatajio.
Tom bir boru üfler ve Robin Hood'un arkasından oklr gelir.U blizini protiču rijeke Bijeli Drim i Pećka Bistrica.
Arkasından Son Senfoni’yi yazdı.Na zadnjoj stranici psaltira je kolofon.
Şehre arkasından savunmasının nispeten daha zayıf olduğu kara kısmından saldırmayı teklif etti.Oko ovog grada se pružao obrambeni zid, od kojeg se očuvao tek manji dio.
Annesi ve babasının ölümünün arkasında saklanan bütün sırları çözmüştür.Krije od Tome istinu o nesreći njihovih roditelja.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Nakon toga nitko ih više neće zaustaviti...
Yazı dilinde ünlem cümlelerinin arkasından genellikle ünlem işareti (!) gelir.Uz poteze se u literaturi uobičajeno koriste sljedeći znakovi komentara: !
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reynolds nie vždy súhlasí so spôsobmi Lightmana, ale stojí za nimi väčšinu času.