arkasında ile cümle

arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neredeyse hepsi de ölümünün arkasında son karısı Agrippina olduğunu ima ederler.Quase todos implicam a sua última esposa, Agripina, como instigadora.
Laura da o esnada otele gelir ve John'ın arkasından gider.Clark aparece nesse momento e tenta se desculpar com John.
Kameraların karşısında bir melek, kamera arkasında ise tam bir kendini beğenmiştir.Por Trás das Câmeras - Louco por Elas.
Casuslar düşman hatlarının arkasında savaşmamaktadırlar.Os partisans operavam atrás das linhas inimigas.
Tom Cruise ; Les Grossman: Tropic Thunder filminin arkasındaki sert para babasıdır.Tom Cruise como Les Grossman: um executivo do estúdio que está produzindo Tropic Thunder.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.Havia sempre alguém na retaguarda do inimigo em uma posição de apreciar a generosidade do imperador.
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reynolds nem sempre concorda com os métodos de Lightman.
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı ve uçak arkasında siyah dumanlar bırakarak yere düştü.Houve uma explosão e o avião foi derrubado, deixando uma fumaça negra e detritos caindo.".
Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır.Deixaram uma filha orfã.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Mas rapidamente ficou com um saco de pano cheio de moedas.
Albüm kitapçığı aynı zamanda poster ve arkasında şarkı sözleri yazmaktadır.O repertório contém canções autorais e também covers.
Ölen kişinin yapmak isteyip de yapamadıkları ile arkasından bıraktığı izleri konu alır.Aquele que desiste, desvia do caminho; o que não desiste, segue em frente.
Arkasında kırık kalpler, kızgın koca ve babalar bırakır, sonunda da Don Gonzalo'yu vahşice öldürür.Atrás de si, deixa um rasto de corações partidos até que, finalmente, acaba matando um certo Don Gonzalo.
Zaten kimse de onların arkasında durmadı.Depois disso, ninguém foi detido.
Solungaç yarıkları gözlerinin hemen arkasındadır.As glândulas presentes na parte traseira de seus olhos.
Bunun yerine yeni dişler ağzın arkasında çıkar ve eski dişleri ağzın önüne doğru iter.Então coloca-as uma atrás da outra e costura suas bocas no ânus da que está na frente.
Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Quando a água do lago evapora, sais e outros sedimentos são deixados para trás.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.De acordo com as instruções de Hitler, os seus corpos foram levados para o jardim da Chancelaria e queimados.
Arkasından da yine burslu olarak bir yılını Paris'te geçirecekti.Eles, então, viajam como amigos para passar o ano novo em Paris.
Hükümet bunun arkasından Anno'nun eline geçti.Nisso, Nina torce o braço de Anna para suas costas.
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.Ocorre então um distúrbio do sono transitório.
Dubai, arkasında bulunan Arap Çölü'ne bitişiktir.Dubai situa-se dentro do deserto da Arábia.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?O que há por trás de tudo isso?
Arkasında pek çok yazılı eser bırakmıştır.Deixou ainda muitas outras obras escritas.
Scott arkasından onu takip etmeye kalkışır fakat Ray onu durdurur.Robbie tenta chegar mais perto, mas Ray o impede.
Grubun arkasındaki fikir, özellikle gençler için değil, erkek grup oluşturmaktı.A ideia por detrás da banda foi formar uma boy band, não necessariamente por adolescentes.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Porém Mele chama por Rio e o faz voltar a si, fugindo com ele em seguida.
Arkasında beroj dağı vardır.Abaixo dela existe uma extensa planície.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Mais tarde, ele disse que seus comentários foram retirados do contexto.
Sadece Güneş'e göre Dünya'nın arkasında kalan gezegenler karşı konumda bulunabilir.Se possível, manter o sol atrás da nossa aeronave.
Demir boru yüzünün yanından girip, ... sol gözünün arkasından geçti ve kafasının üzerinden çıktı.A bala entrou em sua têmpora esquerda, passou por trás de seus olhos e saiu do outro lado da cabeça.
Bu düellonun arkasında yatan gerçek sebepler belirsiz kalmaya devam etmektedir.A origem exata deste desporto permanece obscura.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Onder de hoeven van elke stier loopt een hond naar rechts, en over de rug loopt een kat, ook naar rechts.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Het is onduidelijk wie hierachter zat.
Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Het zeewater verdampt in het meer en laat het opgeloste zout achter.
Bu sırada Don John şehirden kaçmıştır ve onu yakalamak için arkasından bir kuvvet salınır.Hoewel Don John de stad inmiddels ontvlucht is, worden wachters achter hem aangestuurd om hem te arresteren.
Kartınızın arkasında bulunan seri numarasını (alias no) bir yere not etmelisiniz.Laat dan iemand je van achteren aanduwen (zonder dat je weet wanneer).
GoldSrc motorunun arkasından çıkan takipçisi ise Half-Life 2 yi destekleyen Source motoru olmuştur.De opvolger van GoldSrc is de Source engine die gebruikt wordt door Half-Life 2.
Heine, eserlerinin arkasında yatan felsefe ile ilgili birçok röportaj da yapmıştır.Heine heeft verschillende Surrealismeelementen over de filosofie achter zijn creaties.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Na zijn verzet tegen Lodewijk de Vrome afgezet en (onbedoeld) gedood.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?Humaar koi ka kariyi? = Wie kan mij wat doen?
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.De symboliek achter dit werk is vrij duidelijk.
Sol tarafta vaftiz kurnasının arkasında vitray pencereler ve gül pencere bulunmaktadır.In de rechter zijgevel zitten rondboogvensters en een roosvenster.
Yanları da ön yüzgeçlerin arkasından başlayarak beyaz-gri renktedir.De (oude) Witte Poort stamt uit ca.
Bu eser, Wallraf-Richartz Müzesi tarafından bir perdenin arkasında sergilendi.Het schilderij ging terug naar het Wallraf-Richartz-Museum.
Arkasında İtalya, Galya, Hispania, Britanya, Afrika ve Moritanya'nın desteği vardı.Hij had de steun van Italia, Gallië, Hispania, Britannia, Africa en Mauretania.
Arkasında çok artık bırakır.Het is bijna achter de rug.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Zich achter de oren krabben.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Ze leven meestal achter het fornuis of in de kelder van het huis.
Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur.Xuân Tân (Thanh Hóa), een xã in huyện Thọ Xuân, provincie Thanh Hóa.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Bij zijn bekentenissen later zou hij dat verklaren.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Wat ligt er aan ten grondslag?
Arkasındaki zombiler de bir süre bekler.Ook de duiveltjes zijn eventjes tevreden.
Eyaletin başkenti Columbia'nın hemen arkasından Güney Karolina'nın en kalabalık ikinci şehridir.Het is daarmee na de hoofdstad Columbia de grootste stad van de staat South Carolina.
O sırada Michonne, Vali'nin arkasından gelerek kılıcını Vali'nin sırtına saplar.Uiteindelijk weet Michonne de Gouverneur met haar zwaard neer te steken.
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.Daarna nemen zij het volwassen bonte kleurpatroon aan van de mannetjes.
Arkasında büyük bir sanatçı olarak ün bıraktı.Hij is is als beeldend kunstenaar gevestigd te Heeten.
Baxter, kadına arkasından yaklaşıp bıçakla tehdit etmiştir.Rosita bedreigde haar met een mes.
Üzüt Aşı sözcüğü de ölünün arkasından verilen yemek olan Ölü Aşı anlamında kullanılır.De term eten (het zelfstandig naamwoord) wordt ook gebruikt voor de substantie die gegeten wordt.
İzleyici cinayetin arkasındaki sırları (veya cinayetin gerçekleşip gerçekleşmediğini) asla öğrenemez.Op deze manier kunnen de echte daders (of kan de echte dader) nooit opgepakt worden.

İlgili Sayfalar