arkasında ile cümle

arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Güneş, bir bulutun arkasında gözden kayboldu.The sun vanished behind a cloud.
Birisi duvarın arkasında duruyor.Someone is standing behind the wall.
Bir insanın arkasından kötü konuşmamalısın.You shouldn't speak ill of a man behind his back.
Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.His permanent tooth is coming in behind his baby tooth.
Ahır çiftlik evinin tam arkasında.The stable is right behind the farm house.
Polis, sahnenin arkasında sicim çeken biri olduğunu söylüyor.The police say there's someone pulling string behind the scenes.
Evinin arkasında büyük bir bahçe var.There is a large garden at the back of his house.
Köpeği kapının arkasından çıktı.His dog appeared from behind the door.
Karısı iki sevgili çocuğunu arkasında bırakarak öldü.His wife died leaving behind their two beloved children.
Arkasında zengin bir destekleyicisi var.He has a wealthy supporter behind him.
O, sandalyenin arkasında durdu.He stood behind the chair.
O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.He always speaks ill of his father behind his back.
Perdenin arkasından çıktı.He came out from behind the curtain.
O, perdenin arkasından geldi.He came from behind the curtain.
O, kapının arkasında duruyordu.He was standing behind the door.
O, çadırının oldukça arkasındadır.He is way behind on his rent.
O, arkasında izleyen köpeği ile yürüyüşe çıktı.He went out for a walk, with his dog following behind.
O, kapının arkasında kendini sakladı.He hid himself behind the door.
O kapıyı onun arkasından kapattı.He shut the door behind him.
Mağazanın arkasındaki karanlık bir köşede gözden kayboldu.He disappeared into a dark corner at the back of the shop.
Onun arkasından kapıyı sessizce kapadı.He closed the door quietly behind him.
Onun kafasının arkasında gözleri var.He has eyes at the back of his head.
Tebessümün arkasında üzüntüsünü sakladı.He hid his sadness behind a smile.
Onun arkasından ona gülerler.They laugh at him behind his back.
Onun arkasından böyle bir şey söyleme!Don't say such a thing behind her back.
Evin arkasında bırakılan kedisini düşündü.She thought of her cat left behind at home.
O, şemsiyesini arkasında bıraktı.She has left her umbrella behind.
O, onun arkasından kapıyı sıkıca kapattı.She closed the door tightly behind her.
Hastanenin arkasındaki o yapı nedir?What's that building at the back of the hospital?
Onlar aniden odanın arkasındaki bir gürültünün farkındaydılar.They were suddenly aware of a noise in the back of the room.
Odanın arkasındaki kişiler konuşmacıyı duyamıyordu.The people in the rear of the room could not hear the speaker.
Direksiyonun arkasında daha rahat hissediyorum.I feel more comfortable behind the wheel.
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
Evimin arkasında bir kilise var.There is a church at the back of my house.
Benim evimin arkasındaki inekler sadece laleleri yiyorlar.The cows behind my house only eat tulips.
Ben onun arkasındayım.I'm behind him.
Onun öğrencileri onun arkasından onun hakkında kötü konuşuyor.His students speak bad about him behind his back.
Birçok Doğu dinleri olayların çeşitliliği arkasında bir birlik olduğunu öğretir.Many Eastern religions teach that there is a unity behind the diversity of phenomena.
Trenin arkasında oturmak zorunda kalacağız.We'll have to sit at the back of the train.
Bahçe evin arkasında.The garden is behind the house.
Onlar ağaçların arkasından İngilizlere ateş etti.They shot at the British from behind trees.
Sen ağaçların arkasındaki ormanı göremiyorsun.You can't see the forest behind the trees.
Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.If I had taken the key, I wouldn't be standing behind the door.
Tom kapının arkasında saklanıyordu.Tom was hiding behind the door.
Tom bir çalının arkasında saklanıyordu.Tom was hiding behind a bush.
Tom otelin arkasında park etmeyi başardı.Tom was able to park behind the hotel.
Tom genellikle sınıfın arkasında oturur.Tom usually sits in the back of the classroom.
Tom arkasında bazı belgeler sakladı.Tom hid some papers behind his back.
Tom kapının arkasında saklandı.Tom hid behind the door.
Tom'un elleri arkasında bağlıydı.Tom's hands were tied behind his back.
Tom'un inandığı şeyin arkasında duracak cesareti olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom has the courage to stand up for what he believes in.
Tam benim yeni spor arabamın arkasında park edilmiş eski bir külüstür vardı.There was an old clunker parked just behind my new sports car.
Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı çarptı.Tom went into the room and slammed the door behind him.
Tom otelin arkasındaki küçük restoranda yemek yemek istedi.Tom wanted to eat at the small restaurant behind the hotel.
Tom ofis binasının arkasında parketti.Tom parked in the back of his office building.
Tom Mary'nin arabasının arkasında parketti.Tom parked behind Mary's car.
Tom'un arkasında saklı bir şeyi var.Tom has something hidden behind his back.
Sanırım Tom sonunda Mary'nin onun arkasından konuştuğunu anlayacak.I imagine that Tom will eventually find out that Mary has been talking behind his back.
Söylediğinin arkasında olsan iyi olur.You'd better watch what you say.
Hastanenin arkasındaki o bina nedir?What's that building behind the hospital?

İlgili Sayfalar