arkasında ile cümle
arkasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Manyetik alan çubuğun arkasından dolanıp ön tarafa doğru gelir sonra tekrar arkaya doğru gider.So the magnetic field would go behind and in front and it goes like that.
Buradaki manyetik alanlar ekranın arkasında kalır.All of this is kind of behind the screen.
Onun arkasindan isler çevirme!Don't fool around behind her back!
Şimdi ben onnu arkasından gitmeye çalışıyorum ama uçmayı deniyorum aslında.So now I try and go after her, but I'm practicing flying.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Behind the destruction, I found a soul of places.
Stuxnet bilgisayar solucanının arkasındaki fikir aslında oldukça basit.The idea behind the Stuxnet computer worm is actually quite simple.
Bunun arkasındaki asıl güç siber süpergüç.So the leading force behind that is the cyber superpower.
Bu şeyin arkasındayken vücudunuza ve onun işlevlerine karşı gerçekten duyarlı oluyorsunuz.You're really sensitive to your body and its functions when you're behind this thing.
'Şeker pekmezi,' onun arkasında uykulu bir ses söyledi.'Treacle,' said a sleepy voice behind her.
"Benim adım Bruce!" dedim ve hemen arkasından bayıldım."I'm Bruce," I said, and promptly passed out.
"Bu yılın başlarında muson kırar," diye bir yere arkasında, konuşma sırasında söylediği beni."The monsoon breaks up early this year," he remarked conversationally, somewhere behind me.
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""And I'm not even talking about you behind me, because I've got eyes in the back of my head."
Grafik işlemci geliştirme birimlerinin arkasındaki itici güç gerçekte o.So she's really the driving force behind the development of graphics-processing units.
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.From A is right behind B, to A is right in front of B.
Oralarda bir yerdesiniz, biliyorum, sahne arkasında yerleri hepsinin dolduğunu söylediler.I know you're out there, they told me backstage, it's a full house and such.
"Oh, kütüphanede, ikinci rafta, ansiklopedilerin arkasında." diyebilirdi."Oh, it's in the library on the second shelf, behind the encyclopedia," but she doesn't say that.
Kutunun arkasında şöyle yazılı,It says right on the back here,
Saçları başının arkasında dalgalanıyor.Her arms lifted. her hair streams behind her.
Sessiz olduğunda, bir şekilde bu panellerin arkasından çıkıyorlar.So when it's quiet, it's sort of coming out from behind the panels.
İdeal olarak, topçu uzak mesafeden, sütre arkasından ateş eder ve sizi kimse görmez.In an ideal situation artillery shoots from a distance, behind cover, and no one sees you.
Bu, belki de orada, orada biraz var arkasında, orada, orada.You have right there, maybe right there, a little bit behind, right there, and right there.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.On the morning of the stroke, I woke up to a pounding pain behind my left eye.
Kapının dışından düşersiniz, pervane arkasındaki hava akımına kapılırsınız.You fall outside the door, you're caught in the slipstream.
Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'There is a proverb that says, 'Behind every man, there stands a great, inspiring woman.'
Hedefi bitişikteki ofis odasına gitmekti. Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.As frightening as the prospect was, he was going into the next office.
O zaman, tamam dersiniz, arkasında 1, 2, 3, 4 sıfır olacak.So you say, okay, 873- and I'm going to have 1,2,3,4 zeros behind it
Oyunun arkasındaki fikir değil.It's not the idea behind the game.
Perdenin arkasındaki adama bakma."Don't look at the man behind the screen."
Tüm bu olanların arkasında kim var?Who is behind all his ?
Bunun ekranınızın arkasında olduğunu canlandırabilirsiniz.You can imagine this is behind your screen.
Arkada dört tane kübik alanımız olduğu için, sayfanın arkasında diyebilirsiniz. -Because we have four cubic areas in the back, you could kind of say behind the page.
[Arkasında emekli][They retire behind.]
ROMEO kalmak, manastır duvarın arkasında iyi bir hemşire,ROMEO And stay, good nurse, behind the abbey-wall:
Yüzünüze daha arkasında konuştu olmak.Being spoke behind your back than to your face.
Camın arkasında.It's behind a glass.
Kilisenin arkasında.Behind the church.
Neyse; adam çıktı, video gösteren iPod'u tanıtıyordu ve arkasındaki devasa iPod'da ne vardı?And he came on, he was presenting the video iPod, and what was on the enormous iPod behind him?
Nasıl Prenses'in arkasından konuşmaya cüret edersiniz?You don't even know what happened. Who are you to talk behind the princess' back?
Bu konunun arkasındaki büyük fikir şu.OK, so here is the sort of big idea:
Gördüğünüz gibi aslında katlanabiliyor, ve koltuğun arkasında.It's just actually -- you see, this is folding up -- it's behind the seat.
Problem, gözlerinizin arkasında, iki kulağınız arasındaki bu 1350 gramlık küçük makina.The problem is this little three-pound machine that's behind your eyes and between your ears.
Öğrencim Pranav; dediğim gibi bütün bunların arkasındaki deha gerçekten o.My student Pranav, who's really, like I said, the genius behind this.
İşte belirli integralin arkasındaki sezgi budur.That's the intuition behind the definite integral.
Bu işin arkasında başka bir şeyler olabilir mi?Could it be there is something more going on here?
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.And they walk out from behind the counter and they've got no pants on.
Bunun hemen arkasında bir Malta şövalyesi duruyor.STEVEN: Behind her is a Knight of Malta that looks on.
Bu elin hemen arkasında, bir su birikintisinden yükseliyor gözüken başka bir el var.Because there is behind that hand another hand that seems to be emerging from a pool of water.
Mimarinin, sanatın, bilgisayar programlarının ve internet güvenliğinin arkasında.They underly architecture, art, computer programming, and internet security.
Ayağa kalkıp yaptıklarımın arkasında durucak ve gidişatı düzelteceğim derler.I am willing to stand up and be counted and move things forward.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.And the candle wax was dirty, and we couldn't image through the wax.
Bu 645 ve arkasından gelen 6 tane 0'dır.This is equal to 645, and then we have our six zeroes.
Eğer para biriminizin arkasında durmazsanız bu olur.And that's what happens to currencies when you don't stand behind them.
Şimdi, finansal krizin hemen arkasında ikinci bir dalga var. İşte bunun hakkında konuşmak lazım.Now, right behind the financial crisis there's a second and bigger wave that we need to talk about.
Bu, bu aracın düşmanları neredeyse her türlü siperin arkasından çıkarmasına olanak sağlar.It lets this vehicle get enemies out from behind almost any kind of cover.
Ve eğer giyiyorlarsa, o maskelerin arkasında ne olabilir?And what would be behind those rubber masks, if they were?
Yaptığımızın arkasında yatan fikir buydu.So that was the idea behind this.
Chu, Liderimizin ölümünün arkasında bir ihanet olduğunu söylemiştiChu said there's treachery behind the death of headman
Malcolm da hala sahne arkasındaydı.And Malcolm was still in the back.
Ama ikonun arkasinda karisik bir kod bulunur.But behind the icon, there's complex code.
Orada bu iki tüp arkasında gidiyor.It's going behind these two tubes right there.