Ana içeriğe geç
Sözlük

arkası ile cümle

arkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Men, Tom, de kunne skyde på os fra bag klipperne," sagde Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Mutta Tom, he saattavat ampua meitä takaa kiviä", sanoi Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Pero, Tom, es posible que el fuego en nosotros desde detrás de las rocas", dijo Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Tapi, Tom, mereka mungkin api pada kami dari balik batu," kata Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi.Tuy nhiên, Tom, họ có thể bắn vào chúng tôi từ phía sau những tảng đá, "nhãn hiệu.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Αλλά, Τομ, που μπορεί να φωτιά σε μας πίσω από τα βράχια", είπε ο Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Але, Том, вони могли стріляти в нас з-за каменів", сказав знаків.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Но, Том, они могли стрелять в нас из-за камней", сказал знаков.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Но, Том, те биха могли да огън от нас зад скалите", каза Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi.واضاف "لكن ، توم ، لأنها قد النار علينا من وراء الصخور" ، وقال ماركس.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."醜いものだろうと、あなたが知っている。"うわ!"トムは冷笑しながら、言った。
Ama yine de bazen bu zorlukların arkasında tedavi edilebilecek bir hastalık da yatabilir.Cependant, une maladie peut parfois être à l’origine de ces troubles, et celle-ci peut être soignée.
Ama yine de bazen bu zorlukların arkasında tedavi edilebilecek bir hastalık da yatabilir.Ibland kan det dock finnas en bakomliggande sjukdom som kan behandlas.
Ama yine de bazen bu zorlukların arkasında tedavi edilebilecek bir hastalık da yatabilir.Joskus taustalla voi kuitenkin olla sairaus, jota voidaan hoitaa.
Ama yine de bazen bu zorlukların arkasında tedavi edilebilecek bir hastalık da yatabilir.Sin embargo hay casos en los que pueden ser síntoma de una enfermedad que requiere un tratamiento.
Ama yine de bazen bu zorlukların arkasında tedavi edilebilecek bir hastalık da yatabilir.Иногда причиной является заболевание, которое может быть излечено.
Ama yine de bazen bu zorlukların arkasında tedavi edilebilecek bir hastalık da yatabilir.وأحيانًا يكون في خلفيتها مرض من الممكن معالجته.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.Ale pokud se vám povede dostat se nepříteli do zad, máte větší šanci zapálit ho a rychle zničit.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.하지만 적의 뒤쪽으로 갈 수 있다면 적의 전차에 불을 지르고 빠르게 파괴할 가능성이 높아집니다
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Aber hinter dieser Zahl steckt kaum Wissenschaft.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Ale liczba ta nie ma potwierdzenia naukowego.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Dar nu e multă știință în spatele acestui număr.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Ez a kiválasztott érték tudományosan nem megalapozott.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.하지만 그 목표치에는 과학적 근거가 충분치 않습니다.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Maar dat getal wordt niet door veel wetenschap geschraagd.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Mais il n'y a pas beaucoup de science derrière ce chiffre.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Ma non c'è una scienza dietro quel numero.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Mas não há muita ciência por detrás desse número.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Namun tidak ada banyak dasar di belakang angka ini.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Nhưng chẳng có mấy khoa học đằng sau con số đó
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Pero no hay mucho fundamento científico tras ese número.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Δεν υπάρχει κάτι το επιστημονικό πίσω από αυτόν τον αριθμό.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Но няма много научни изследвания зад тази цифра.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.Но эта цифра не имеет серьезного научного обоснования.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.אבל אין כל כך הרבה מדע שעומד מאחורי המספר הזה.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.لكن ليس هناك الكثير من العلم وراء هذا العدد.
Ancak, bu rakamın arkasında çok fazla bilimsel dayanak yok.ほかにも
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Avšak Kaddáfi nám zanechal ťažké bremeno, dedičstvo tyranie, korupcie a zárodkov nesúladu.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Gheddafi ha lasciato dietro di sé un pesante fardello, un'eredità di tirannia, corruzione e diversioni.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.그러나, 가다피는 우리에게 무거운 짐을 남기고 떠났습니다 폭정과, 부패와, 견제의 씨앗을 유산으로 물려주었죠
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Lecz Kaddafi zostawił po sobie brzemię, dziedzictwo tyranii, korupcję i ziarna niezgody.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Nicméně Kaddáfí za sebou nechal těžké břímě, dědictví tyranie, korupce a zárodky nesouladů.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Sin embargo, Gaddafi dejó una pesada carga, un legado de tiranía, corrupción y semillas de alteración.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Totuşi, Gaddafi a lăsat în urmă o povară grea, o moştenire plină de tiranie, corupţie şi neînţelegeri.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Ωστόσο, ο Γκαντάφι άφησε πίσω του ένα βαρύ φορτίο, την τυραννία, τη διαφθορά και το έδαφος για νέα εκτροπή.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Обаче Кадафи остави страната в тежко положение, история на тирания, корупция, и семена на отклонения.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.Однако Каддафи оставил за собой тяжёлое бремя, наследие тирании, коррупции и предпосылок к диверсии.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.עם זאת, קדאפי השאיר מאחור נטל כבד, מורשת של עריצות, שחיתות והסחות דעת.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.و لكن، القذافى ترك خلفه حمل ثقيل، ميراث من الإستبداد والفساد و بذور التفرقة.
Ancak, Kaddafi arkasında ağır bir yük bıraktı, bir tiranlık mirası, yozlaşma ve bölünme tohumları.圧政 汚職 横領などの根源は今だ残ったままです 40年にわたるカダフィの独裁政権は
Ancak şekilleri bozulmuştu, garip hareket ediyorlardı. Isı dalgasının arkasındaki görüntüler gibiydi."En fait je n'ai pas besoin de ce mot Dieu" - "Est-ce qu'il décide des choses pour vous?"
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.A starter lig bag B, og A slutter lige foran B.
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.B 바로 뒤에있는 A로부터, B 바로 앞에있는 A까지.
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.Da A che sta dietro B, ad A di fronte a B.
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.De quando A está exatamente atrás de B, para quando A está exatamente em frente a B.
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.От А, когато е точно зад B, до А, когато е точно пред В.
A'nın B'nin tam arkasında olduğu durumdan, A'nın B'nin tam önünde olduğu duruma.描きましょう。
Annem öldüğü için değil... ... arkasında hiç kaybolmayacak bir ilişki mirası bıraktığı için.אלא מפני שהיא השאירה אחריה מורשת של מערכות יחסים, שלא תוכל להיעלם לעולם.
Arabada imparatorun hemen arkasında zafer selamı veriyor.El saludo con la mano derecha de la victoria del emperador desde su carro.
Arabada imparatorun hemen arkasında zafer selamı veriyor.Къдрене победата точно зад императора в колесница.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arkası ile cümle - Sayfa 48 - arkası kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App