Ben onun günlüğümün arkasındaki adresini karaladım.I scribbled down his address in the back of my diary.
Onun hemen arkasındayım.I'm immediately behind her.
Kimse bizi görmesin diye bir çalının arkasına saklandık.We hid behind a bush so that no one would see us.
Biz onun arkasından odaya girdik.We entered the room after him.
Şeytan haçın arkasında pusuda bekliyor.The devil lurks behind the cross.
Araba arkasında bir toz bulutu bıraktı.The car left a cloud of dust behind it.
Çocuk arkasına bakmadan kaçtı.The boy ran away without looking back.
Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to talk back to your boss.
İnsanlar onun arkasından ona gülerdi.People used to laugh at him behind his back.
Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!Don't say bad things about others behind their backs.
Güneş bulutların arkasından çıktı.The sun appeared from behind the clouds.
Güneş bir bulutun arkasında kayboldu.The sun disappeared behind a cloud.
Güneş, bir bulutun arkasında gözden kayboldu.The sun vanished behind a cloud.
Güneş bulutların arkasına gitti.The sun went behind the clouds.
Büyük bir ağacın arkasına sığındık.We took refuge behind a big tree.
Birisi duvarın arkasında duruyor.Someone is standing behind the wall.
Bir insanın arkasından kötü konuşmamalısın.You shouldn't speak ill of a man behind his back.
Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.His permanent tooth is coming in behind his baby tooth.
Ahır çiftlik evinin tam arkasında.The stable is right behind the farm house.
Polis, sahnenin arkasında sicim çeken biri olduğunu söylüyor.The police say there's someone pulling string behind the scenes.
Onun pantolonunun arkası parlamış.The seat of his pants is shiny.
Evinin arkasında büyük bir bahçe var.There is a large garden at the back of his house.
Köpeği kapının arkasından çıktı.His dog appeared from behind the door.
Karısı iki sevgili çocuğunu arkasında bırakarak öldü.His wife died leaving behind their two beloved children.
Arkasında zengin bir destekleyicisi var.He has a wealthy supporter behind him.
Büyük bir kayanın arkasına saklandı.He hid himself behind a large rock.
O, sandalyenin arkasında durdu.He stood behind the chair.
O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.He always speaks ill of his father behind his back.
Perdenin arkasından çıktı.He came out from behind the curtain.
O, perdenin arkasından geldi.He came from behind the curtain.
O, ağacın arkasına saklandı.He hid behind the tree.
O, onu kapının arkasına sakladı.He hid it behind the door.
O, kapının arkasında duruyordu.He was standing behind the door.
O, çadırının oldukça arkasındadır.He is way behind on his rent.
Bana onun geniş bir arkası olduğu söylendi.I am told he has a broad back.
O asla arkasına bakmadı.He never looked back.
Binanın arkasına gitti.He went to the back of the building.
O, arkasında izleyen köpeği ile yürüyüşe çıktı.He went out for a walk, with his dog following behind.
Omzunun üzerinden arkasına baktı.He looked back over his shoulder.
O, kapının arkasında kendini sakladı.He hid himself behind the door.
O kapıyı onun arkasından kapattı.He shut the door behind him.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
O, arabasını binanın arkasına parketti.He parked his car behind the building.
Mağazanın arkasındaki karanlık bir köşede gözden kayboldu.He disappeared into a dark corner at the back of the shop.
Onun arkasından kapıyı sessizce kapadı.He closed the door quietly behind him.
Onun kafasının arkasında gözleri var.He has eyes at the back of his head.
O, onlar onu görmesinler diye çalılıkların arkasına saklandı.He hid in the bushes so that they would not see him.
Tebessümün arkasında üzüntüsünü sakladı.He hid his sadness behind a smile.
Onun arkasından ona gülerler.They laugh at him behind his back.
Onun arkasından böyle bir şey söyleme!Don't say such a thing behind her back.
O, birinin arkasına dokunduğunu hissetti.She felt someone touch her back.
Evin arkasında bırakılan kedisini düşündü.She thought of her cat left behind at home.
Arkasını döndü ve ağlamaya başladı.She turned away and began to cry.
O, şemsiyesini arkasında bıraktı.She has left her umbrella behind.
O, bana arkasını döndü.She turned her back to me.
O, onun arkasından kapıyı sıkıca kapattı.She closed the door tightly behind her.
Sıranın arkasına gitti.She went to the back of the line.
Hastanenin arkasındaki o yapı nedir?What's that building at the back of the hospital?
Onlar aniden odanın arkasındaki bir gürültünün farkındaydılar.They were suddenly aware of a noise in the back of the room.
Odanın arkasındaki kişiler konuşmacıyı duyamıyordu.The people in the rear of the room could not hear the speaker.