Sorun bu değil mi, sorduğun sorunun arkasında bu yatıyor.Yes that's where you get in at, that's behind your question, isn' t it?
Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı.Lot went out to them to the door, and shut the door after him.
Gerşon boyları batıda konutun arkasında konaklayacaktı.The families of the Gershonites shall encamp behind the tabernacle westward.
Saul arkasına dönüp beni görünce seslendi. Ben de, ‹Buyrun, buradayım› dedim.When he looked behind him, he saw me, and called to me. I answered, 'Here I am.'
RAB şöyle diyor: ‹İsrail tahtı üzerinde oturan Davut soyunun ardı arkası kesilmeyecek.For thus says Yahweh: David shall never want a man to sit on the throne of the house of Israel;
İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu ve o anda kanaması kesildi.came behind him, and touched the fringe of his cloak, and immediately the flow of her blood stopped.
İnsanlar size, ‹İşte orada›, ‹İşte burada› diyecekler. Gitmeyin, onların arkasından koşmayın.They will tell you, 'Look, here!' or 'Look, there!' Don't go away, nor follow after them,
İkinci perdenin arkasında En Kutsal Yer denen bir bölme vardı.After the second veil was the tabernacle which is called the Holy of Holies,
O(insa)nın önünden ve arkasından izleyen(melek)ler vardır, onu Allah'ın emrinden korurlar.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Allah içinizden, birbirinin arkasına gizlenerek sıvışıp gidenleri bilir.God knows those of you who go away surreptitiously.
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Gördün mü şu adamı ki arkasını döndü?Have you seen him who turns his back,
Sonra arkasını döndü, böbürlendi:Then turned his back and waxed proud,
Oysa Allah, sözleriyle hakkın ve inkar edenlerin arkasını kesmek (kökünü kurutmak) istiyordu.But God wished to confirm the truth by His words, and wipe the unbelievers out to the last,
Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.His wife who stood near, laughed as We gave her the good news of Isaac, and after Isaac of Jacob.
Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."We issued this command to him, for they were going to be destroyed in the morning.
Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin.And when you ask his wife for some thing of utility, ask for it from behind the screen.
Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.)So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O'nu tesbih et.And glorify Him for some portion of the night, and additional adorations.
Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.You never know that God may perchance lead to a new situation after this.
Yüz çevirip arkasını döneni çağırır-durur.It will summon whoever turns his back and flees,
Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek.Followed by the second blast,
Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.Death will crowd in upon him from every side, but die he will not. A terrible torment trails him.
Musa, değneğin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı.When he saw it wriggling like a serpent, he turned about and fled without turning.
Arkasından da dehşetli bir azap.A terrible torment trails him.
Sonra onların arkasından başka nesiller oluşturduk.Then after them We raised other generations.
Sonra o kuvvetin arkasından bir güçsüzlük ve ihtiyarlığa vücut verdi.Surely He makes whatever He wills.
Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin.This is for the purity of your hearts and theirs.
Odalarının arkasından sana seslenenlere gelince, onların çoğu aklını çalıştırmamaktadır.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin!Would any of you like to eat a dead brother's flesh?
Sonra arkasını döndü ve böbürlendi.Then turned his back and waxed proud,
Güzel söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan daha iyidir.Saying a word that is kind, and forgiving is better than charity that hurts.
Sonra onun arkasından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara mucizeler getirdiler.Afterwards We sent many messengers who brought clear proofs to their peoples.
Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Arkasından da İsrailoğullarına: "O topraklarda oturun!After this We told the children of Israel: "Dwell in the land.
(Çünkü) onların arkasında, her (sağlam) gemiyi gasbetmekte olan bir kral vardı."I damaged it because there was a king after them who used to seize every ship by force.
Musa (asayı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı.When he saw it wriggling like a serpent he turned his back and fled without turning (to look).
Musa (attığı) asayı yılan gibi deprenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa!When he saw it wriggling like a serpent, he turned about and fled without turning.
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?Would any of you like to eat a dead brother's flesh?
Gördün mü arkasını döneni?Have you seen him who turns his back,
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar.They will not fight you in a body except in fortified cities, or from behind the walls.
Kimin de kitabı arkasından verilirse,But he who is given his ledger from behind his back
İman edip salih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükafat vardır.Except those who believe and do the right: For them there is reward unending.
Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.He who transgresses in spite of it shall suffer painful punishment.
Sonra onun arkasından birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik. Onlara açık mucizelerle geldiler.Afterwards We sent many messengers who brought clear proofs to their peoples.
Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler.His angels keep watch over him in succession (night and day), in front and behind, by God's command.
Arkasından da çetin bir azab gelecektir.A terrible torment trails him.
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Firavun"un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun!After this We told the children of Israel: "Dwell in the land.
Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.They will then be thrown into Hell with those who had gone astray
Sonra da arkasında kalanları suda boğduk.And drowned the rest of them.
(Asâyı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı.When he saw it wriggling like a serpent he turned his back and fled without turning (to look).
Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.You cannot make the dead to listen, or the deaf to hear the call, when they have turned their backs,
Musa (attığı) asâyı yılan gibi debrenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa!When he saw it wriggling like a serpent, he turned about and fled without turning.
Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun.This is for the purity of your hearts and theirs.
Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.We did not send down any army against his people from heaven, nor did We have to send one.
Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.There is perpetual punishment for them,
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?Would any of you like to eat a dead brother's flesh?
Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.Then turned his back and waxed proud,