Ana içeriğe geç
Sözlük

arkalar ile cümle

arkalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Ήταν γαζών σε σπίτια και χτυπώντας την πόρτα πίσω τους, με την είδηση.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Вони були болтів в будинку і, грюкнувши дверима за ними, з новинами.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Они были болтов в дома и, хлопнув дверями за ними, с новостями.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.Те бяха болтове в къщи и затръшна вратата зад тях, с новините.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.كانوا انشقاقه في المنازل وتغلق الأبواب وراءها ، مع الأخبار.
Bunlar evlere civatalama ve haberleri, arkalarındaki kapıları çarparak edildi.彼はそれを聞き、最後の絶望的なスパートを行いました。
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Deze worden door mensen vervoerd, maar dat gebeurt ook achterop pick-up trucks.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Ele sunt transportate de oameni, dar sunt, de asemenea, puse în portbagajele camionetelor.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Elles sont portées à dos d'homme, mais on les met aussi à l'arrière des camionnettes.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Emberek cipelik őket, de teherautók hátuljára is felpakolják.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Estas son llevadas por personas, pero también se pueden llevar atrás en las camionetas.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.상자들은 픽업트럭의 뒤에 놓이기도 합니다.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Noszą je ludzie, ale również wsadza się je na ciężarówki.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.São transportadas por pessoas, mas também se veem nas traseiras de carrinhas.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Sie werden von Menschen getragen, aber sie werden auch oft auf Ladeflächen von Pick-Ups transportiert.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Vengono portati dalle persone, ma vengono anche messi sui pickup
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Μεταφέρονται από ανθρώπους αλλά επίσης τοποθετούνται σε καρότσες από φορτηγάκια.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.Их переносят люди, а также перевозят грузовички.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.אבל שמים אותן גם על גבי משאיות טנדר.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.أو أيضا يضعونها في خلفية الشاحنات.
Bunlar insanlar tarafından taşınıyorlar, ama ayrıca pikap araçların arkalarında da taşınıyorlar.私たちは別な方法を考えました
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Impactul acestor chipuri și emoțiile din spatele lor mă definesc ca fotojurnalist documentar.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Обжигающая сила их лиц и эмоций за ними сделала меня фотографом-документалистом.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.その表情の裏にある 彼らの感情を人々に伝える事が 記録報道写真家としての 使命だと信じています こういった気持なくして 人の密やかな感情や
Fırtınanın ortasında olmalılar. Ağacın rüzgardan eğildiğini, saçlarının arkalarında uçuştuğunu görüyoruz.Určitě jsou uprostřed bouře, což můžeme vyvodit z okolních ohýbajících se stromů a z vlajících vlasů postav.
Fırtınanın ortasında olmalılar. Ağacın rüzgardan eğildiğini, saçlarının arkalarında uçuştuğunu görüyoruz.И правда, это видно, (Ж1) если присмотреться: деревья вокруг гнутся, волосы (Ж1) фигур развеваются на ветру.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.A gdy oni słudzy książąt powiatowych wyszli z miasta, i inne wojsko za nimi,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Cînd au ieşit din cetate slujitorii mai marilor peste ţinuturi şi armata care -i urma,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Da aber die Leute der Landvögte waren ausgezogen und das Heer ihnen nach,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Da Fogedernes Folk og Hæren, som fulgte efter, var rykket ud fra Byen,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.De mikor kivonultak a városból a tartományok fejedelmeinek ifjai és a sereg, a mely õket követte:
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.각 도의 방백의 소년들과 저희를 좇는 군대들이 성에서 나가서
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Lorsque les serviteurs des chefs des provinces et l`armée qui les suivait furent sortis de la ville,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Men när dessa -- landshövdingarnas män och hären som följde dem -- hade kommit ut ur staden,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Mutta kun maaherrain palvelijat ja sotajoukko, joka seurasi heitä, olivat hyökänneet kaupungista,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Ondertussen volgde Achabs hele leger de eerste troepen.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Oni torej gredo iz mesta, mladeniči pokrajinskih poglavarjev, druga vojska pa za njimi,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Så drog de da ut fra byen, landshøvdingenes menn og hæren som fulgte dem,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Saíram, pois, da cidade os moços dos chefes das provincias, e o exército que os seguia.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Salieron, pues, de la ciudad los jóvenes de los jefes de las provincias, y tras ellos salió el ejército
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Tak, pravím, vytáhli z města ti služebníci knížat krajů, a vojsko za nimi táhlo.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Tedy tí vyšli z mesta, služobníci kniežat krajov, i vojsko, ktoré nasledovalo za nimi.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Usciti dunque quelli dalla città, cioè i giovani dei capi delle province e l'esercito che li seguiva
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Vậy , những tôi_tớ của các quan cai hàng tỉnh kéo ra thành , và đạo_quân đi theo ,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Vậy, những tôi tớ của các quan cai hàng tỉnh kéo ra thành, và đạo quân đi theo,
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.Вышли из города слуги областных начальников, и войско за ними.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.И тъй, слугите на областните управители и войската, която ги следваше, излязоха из града.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.ואלה יצאו מן העיר נערי שרי המדינות והחיל אשר אחריהם׃
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.فخرج غلمان رؤساء المقاطعات هؤلاء من المدينة هم والجيش الذي وراءهم.
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.跟 從 省 長 的 少 年 人 出 城 、 軍 兵 跟 隨 他 們
Genç askerler arkalarındaki İsrail ordusuyla birlikte kentten çıkıp saldırıya geçtiler.跟 從 省長 的 少年人 出城 、 軍兵 跟隨 他們
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırFajerwerki zostawiają ślad cząsteczek
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırFeuerwerk hinterlässt eine Partikelspur
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırFuegos artificiales deja un rastro de partículas
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırFyrværkeri efterlader et spor af partikler
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırFyrverkeri lämnar partikelspår
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırI fuochi d' artificio lasciano una scia di particelle
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırIlotulitus jättää jälkeensä partikkelivanan
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakır불꽃 자취 사용하기
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırLes feux d'artifices laissent une traînée
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod