Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir.He knows what is before them and what is behind them.
Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir.He knows what is before them and what is behind them.
Sizinle savaşacak olurlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
"Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım.and come upon them from the front and from the rear, from their right and from their left.
Evlere arkalarından girmek iyilik değildir.It is not a righteous act to enter houses from the back.
Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik.We have set-up a barrier in front of and behind them and have made them blind.
Hayırda erginlik/dürüstlük evlere arkalarından girmeniz değildir.It is not a righteous act to enter houses from the back.
Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik.We have set-up a barrier in front of and behind them and have made them blind.
İyi davranış, asla evlere arkalarından gelip girmeniz değildir.It is not a righteous act to enter houses from the back.
Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır.We have set-up a barrier in front of and behind them and have made them blind.
Arkalarından izle ve hiç biriniz arkaya bakmasın.Walk behind them and let no one turn around.
Havai fişekler arkalarında bir parçacık izi bırakırFireworks leave a particle trail
Arkalarında ne olduklarına bakmak için iki kartın üzerine basın ve bir çiftle eşleştirmeye çalışın.Click on two cards to find out what is on the back of the card and try matching a pair
Arkalarında bu tehdit varken Müslüman orduları ne kuzeye ne de güneye ilerleyemedi.With this threat at their rear, the Muslim armies could not move further north nor south.
Sonra arkalarına süzülür, kafaları öne düşmeye başlayana kadar nazikçe üflerdi.Then he creeps behind them, and blows softly upon their necks, till their heads begin to droop.
Beethoven ve Missy dağlara koşar, arkalarından Regina ve Floyd gelir.Beethoven and Missy run into the mountains, followed by Regina and Floyd.
Şehre yakın olanlar, arkalarından kapıları kapatarak şehre kaçtılar.Those near the city fled into it, closing the gates behind them.
Arkalarını da rahatça görebilirler.Sie sind außerdem leicht nach hinten gebogen.
Arkalarından bağırır ama sesini duyuramaz.Sie schreit nach Tom, aber er kann sie nicht hören.
Derken onlar, onu arkalarına atıp az bir para karşılığında sattılar."Sie sind nur wenig nach vorn eingerollt, bei einigen Gruppen auch nach hinten eingerollt.
Zamanları yetmediği için yirmi bin rubleyi istemeden arkalarında bırakmak zorunda kaldılar.Wegen der 20.000 Dollar können sie jedoch ihr Geheimnis nicht auflösen.
Bodur bir tür olup, arkaları koyu yeşil, başı ve grimsidir.Die äußersten Tepalen sind kelchartig, zurückgebogen und grün.
Arkalarından yaşlı Amy gelirken Rory, genç Amy'yi TARDIS'e taşır.Tandis que l'aînée les protège, Rory emmène Amy dans le TARDIS.
Zamanla birbirlerine bağlanır, arkalarını korurlar.Cela leur permet de continuer à se battre tout en protégeant mutuellement leurs arrières.
Arkalarına dönüp baktılar ki hurda Mercedes onarılmış.Tous attendent, fébriles, lorsque surgit une Mercedes qui les éblouit.
Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”Ya llegará el momento en que se lleven al novio; cuando llegue ese día, ayunarán.
Arkalarındaki polis eskortu, zamanında duramadığı için Schleyer'in arabasına arkadan çarptı.Su escolta policial no pudo frenar a tiempo y se estrelló contra el auto de Schleyer.
Arkalarından yaşlı Amy gelirken Rory, genç Amy'yi TARDIS'e taşır.Mientras la Amy vieja les cubre las espaldas, Rory lleva a la joven a la TARDIS.
Tankların en zayıf noktası arkalarıdır.En esta se encuentra la parte superior de los tanques.
Arkalarına dönüp baktılar ki hurda Mercedes onarılmış.Luego de que se descubre esto, es echado por Mercedes.
Ne var ki Anzak birliklerinin çekileceği bir alan yoktur, arkaları denizdir.Pero no pertenecían a él, sino a Njörðr, cuyos pies eran limpiados por el mar.
Derken onlar, onu arkalarına atıp az bir para karşılığında sattılar."Frustrati, lasciarono perdere e poco dopo salparono.
Arkalarında da renkli bir ağaç vardır.Dietro di loro un grande albero.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Tutta la famiglia le volta le spalle e lei tenta il suicidio.
Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”Позади них будет преграда вплоть до того дня, когда они будут воскрешены.».
Fakat vakit çok azdır ve düşman hemen arkalarındadır.И ЦЕЛОГО СРОКА МАЛО (неопр.).
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Незнайка и его друзья поспешили за ним, чтобы превратить его обратно в человека.
Tankların en zayıf noktası arkalarıdır.В режиме танка его самым уязвимым местом являются гусеницы.
Diego'yu arkalarında bırakırlar.Позади за ними идёт Гойя.
Arkalarını da rahatça görebilirler.И она умеет видеть их насквозь.
Arkalarından bağırır ama sesini duyuramaz.Слышит стук в дверь, но не реагирует на него.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Toda a família lhe vira as costas e ela tenta o suicídio.
Arkalarına dönüp baktılar ki hurda Mercedes onarılmış.Em seguida, inverteu-o e mergulhou-o na base que também continha mercúrio.
Maskeleri görmek isteyen kişilerden arkalarına saklayarak gizlerler.Vamos pedir que as máscaras dessas pessoas sejam retiradas.
Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”En achter hen is een hindernis tot de Dag waarop zij gewekt zullen worden.
Diego'yu arkalarında bırakırlar.Hij zet Duffy achterin.
Arkalarında da renkli bir ağaç vardır.Op de achtergrond staat een boom.
Maskeleri görmek isteyen kişilerden arkalarına saklayarak gizlerler.Ze verbergen hun naaktheid achter de maskers.
Sun, arkalarından gelen Ben ve Locke'a katılarak Richard Alpert'ın yanına gitmek ister.Locke en Ben gaan op zoek naar het kamp van de Anderen, waar ze Richard Alpert tegenkomen.
Bodur bir tür olup, arkaları koyu yeşil, başı ve grimsidir.Volgroeide bladeren zijn lederachtig, blinkend en groen.
Zamanla birbirlerine bağlanır, arkalarını korurlar.Ze hakken op elkaar in en lopen uiteindelijk elkaar omver.
Kızıldeniz önlerine geldiklerinde pişman olan Firavun ve orduları arkalarından yetişir.Pojawia się na nich przy faraonie, który wręcza jej kwiaty lotosu.
Bu birlikleri, hemen arkalarından Kızıl Ordu'nun 9. Muhafız Ordusu ve 46. Ordu birlikleri takip ettiler.W pogoń za nimi ruszyły jednostki 9 Gwardyjskiej Armii i 46 Armii.
Arkalarındaki polis eskortu, zamanında duramadığı için Schleyer'in arabasına arkadan çarptı.Harry również wychodzi z auta, ponieważ policjantka za długo nie wraca.
Arkalarını da rahatça görebilirler.Sen kan de lätt fösas ihop.
Arkalarına dönüp baktılar ki hurda Mercedes onarılmış.Denna leverans försenades och då valdes de begagnade Mercedesdieslarna.
Maskeleri görmek isteyen kişilerden arkalarına saklayarak gizlerler.Men vem döljer sig bakom masken?
Zamanla birbirlerine bağlanır, arkalarını korurlar.Eleverna finner varandra och söker skydd tillsammans.
Zamanları yetmediği için yirmi bin rubleyi istemeden arkalarında bırakmak zorunda kaldılar.Вони дуже поспішали, тому необачно залишили двадцять тисяч рублів.