Ana içeriğe geç
Sözlük

arkada ile cümle

arkada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşlarla zaman geçirmeyi tercih ediyorum.I prefer to spend time with friends.
Her gün okulda arkadaşlarımla öğle yemeğini yerim.Every day at school I have lunch with my friends.
Her gün okulda arkadaşlarımla yemek yerim.Every day at school I eat with my friends.
Kız sınıf arkadaşları tarafından gülündükten sonra bile üzgün değildi.The girl was not upset, even after being laughed at by her classmates.
Onun arkadaşlarının hepsi onun mutlu olduğunu düşündü.All of his friends thought that he was happy.
Arkadaşım olduğun için teşekkürler.Thanks for being my friend.
Komodinimin üstünde kız arkadaşımın bir fotoğrafını tutuyorum.I have a photo of my girlfriend on my nightstand.
Komodinimin üstünde kız arkadaşımın resmi var.I have a photo of my girlfriend on my nightstand.
Arkadaşımın arkadaşı güzeldir.My friend's friend is beautiful.
Tom ve arkadaşları yan odada içki şarkıları söylüyorlar.Tom and his friends are in the next room singing drinking songs.
Tom Fransızcada sınıf arkadaşlarının çoğundan daha iyidir.Tom is better at French than most of his classmates.
Böyle iyi arkadaşlara sahip olduğun için çok şanslısın.You're very fortunate to have such good friends.
Tom liseden eski bir arkadaşı ile birlikteydi.Tom was with an old friend from high school.
Tom, eski kız arkadaşı Mary'nin karşısına oturdu.Tom sat across from Mary, his ex-girlfriend.
Tom gerçekten arkadaşın olmak istiyor.Tom really wants to be your friend.
Artık gerçekten arkadaş değiliz.We're not really friends anymore.
İkiniz de arkadaşlarımsınız.You're my friends, both of you.
Siz ikiniz eski arkadaşlar gibi görünüyorsunuz.You two seem to be old friends.
Tom arkadaşlarına Fransızca öğretiyor.Tom teaches his friends French.
Tom'un Mary'den daha fazla arkadaşı var.Tom has more friends than Mary.
Tom gerçekten kötü bir oda arkadaşıdır.Tom is a really bad roommate.
Biz gerçekten iyi arkadaşız.We're really good friends.
Sizi gerçekten özledim arkadaşlar.I really missed you guys.
Sen gerçek bir arkadaşsın.You're a true friend.
Siz gerçek bir arkadaşsınız.You're a true friend.
Siz arkadaşlar gitmek zorundasınız.You guys have to go.
Bir arkadaşa ihtiyacın var.You need a friend.
İhtiyacım olan bir arkadaş.What I need is a friend.
O, sınıf arkadaşların ayak uydurmak için mücadele etti.He struggled to keep up with his classmates.
O, sınıf arkadaşlarına ayak uydurmaya çalışıyor.He tries to keep up with his classmates.
Hâlâ arkadaş olabiliriz.We can still be friends.
Brigitte o senin arkadaşın mı?Is Brigitte your friend?
Onun kocası arkadaşlarımdan biridir.Her husband is one of my friends.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.It started raining, so I took shelter under my friend's umbrella.
Biz yalnızca arkadaşız.We are just friends.
Tom'un kız arkadaşını asla öpmemeliydim.I never should've kissed Tom's girlfriend.
Arkadaşlar arkadaşlara sarhoş araba sürmelerine izin vermez.Friends don't let friends drive drunk.
Erkek arkadaşım hamile olduğumu öğrendiğinde beni terk etti.My boyfriend dumped me when he found out I was pregnant.
Tom ve Mary son zamanlarda arkadaş oldular.Tom and Mary have recently become friends.
Bazı insanlar arkadaşlar arasında herhangi bir sır olmaması gerektiğini söylüyorlar.Some people say there shouldn't be any secrets between friends.
Siz arkadaşlar ne yapıyorsunuz?What are you guys doing?
Tom erkek arkadaşı John'dan tamamen farklıydı, o dostane ve hayırseverdi.Completely different from Tom was his boyfriend John, who was amicable and philanthropic.
Onun erkek arkadaşı hoş bir delikanlı.Her boyfriend's a nice lad.
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.It started raining, so I got under my friend's umbrella.
Benim yeterince arkadaşım yok.I don't have enough friends.
Yeterli arkadaşın yok, değil mi?You don't have enough friends, do you?
Onun yeterli arkadaşı yok.He doesn't have enough friends.
Onun yeterince arkadaşı yok.She doesn't have enough friends.
Mary'nin yeterli arkadaşı yok.Mary doesn't have enough friends.
Bizim yeterli arkadaşımız yok.We don't have enough friends.
Onların yeterince arkadaşları yok.They don't have enough friends.
O bana arkadan saldırdı.He attacked me from the rear.
O, bir kısa mesaj yoluyla erkek arkadaşı tarafından terk edildi.She was dumped by her boyfriend via a text message.
O, Tom'un dikkatini dağıtırken onun erkek arkadaşı onun cüzdanını çaldı.While she distracted Tom, her boyfriend stole his wallet.
Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha akıllı görünüyor.Tom seems so much smarter than any of his classmates.
Tom ve arkadaşları şarkı söyleyerek caddede yürüdüler.Tom and his friends walked down the street, singing a song.
Marie, Mary ve Maria arkadaşlar.Marie, Mary and Maria are friends.
O, arkadaşıyla seyahat etmeye gitti.She went travelling with her friend.
Arkadan saldırıya uğradık.We were attacked from behind.
Arayan benim bir arkadaşımdı.It was a friend of mine who called.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod